Kamuoyuna,
Bugün muhabirimiz Ebru Çelik’in imzasıyla yayımladığımız “Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı” başlıklı haberimizin sonuna kadar arkasındayız. Muhabirimizin katılımcı gözlemle yaptığı haber, somut bilgilere dayanmaktadır ve bütünüyle gerçektir.
Haberimizin ardından istinaftan çıkan “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen yönetimin gazetemize yönelik kullandığı ifadeler kabul edilemezdir. BirGün, basının yüz akı kurumlarından biridir ve halka hiçbir zaman yalan söylememiştir. Patronsuz bir gazete olarak 22 yıldır bağımsız şekilde ayakta kalabilmesinin yegâne nedeni de yarattığı sarsılmaz güvendir.
BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakârlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar.
Yıllardır olduğu gibi bu pervasız saldırılar karşısında dik durmaya devam edecek ve taşıdığımız sorumluluk gereği Türkiye’nin aydınlık yarınları için gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Sevgi ve dayanışmayla…
BirGün
Not: Muhabirimiz Ebru Çelik, CHP etkinliğinde figüranlara dağıtılan 950 TL’yi almamıştır. BirGün çalışanları hakkı olmayana göz dikmez.
🔴NATO için askeri harcama yüzde 5’e çıkarılıyor. NATO’ya ayrılacak kaynakla asgari ücret 70 bin TL’ye yükseltilebilir.
➡️Diyoruz ki: 80 Milyar Dolar Kaynak, NATO’ya Değil Emekçiye
NATO için askeri harcama yüzde 5'e çıkarılıyor: 80 milyar dolar. Asgari ücretli 8,4 milyon kişinin ücretini 70 bin TL yapmak da 80 milyar dolar eder.
Paramız savaşa gidiyor
NATO silahlanmayı artırmak için 2035'e kadar süre verdi. İktidar ise "biz o işi 2030'da bitiririz" dedi. Silaha gelince para bir anda bulundu, takvim bile öne çekildi. Ama işçinin ücretine, emeklinin aylığına zam yok. Kaynak var, bize ayrılmıyor.
5 bin liramız uçtu gitti
Yılbaşından bu yana enflasyon yüzde 18 oldu. Bu, asgari ücretlinin cebinden eksilen tam 5 bin lira demek. Alım gücümüz günden güne eriyor. Bizim kaybedecek 5 bin liramız yok.
Ücretler enflasyon karşısında eridikçe borçlar çığ gibi büyüyor. Ülkede tüketici borcu 6 trilyon 400 milyar liraya ulaştı; bu da 128 milyar dolar demek. Türkiye'nin dünyaya olan borcu ise 200 milyar dolar. Yani bu ülkenin yurttaşları, bankalara koca bir devletin dış borcuna yaklaşan büyüklükte borçlanmış durumda. Ücretlere, aylıklara, maaşlara zam yok; kredi var, taksit var, kart borcu var.
Bu tablo kendiliğinden oluşmadı. Biz zam dedikçe onlar “enflasyonla mücadele” dediler, “dişinizi biraz daha sıkın” dediler. Ücretlerimizi bastırdılar, açığı borçla kapattırdılar. Market alışverişi taksitle yapılır, fatura krediyle ödenir oldu. Emekli torununa harçlık veremiyor. Anne baba çocuğuna gelecek değil, taksit devrediyor. Bu gidişle çocuklarımıza bırakacağımız tek miras borç olacak.
Açlık sınırı 36 bin liraya dayandı, asgari ücret 28 bin lirada kaldı. Milyonlarca insan açlık sınırının altında ücret alıyor. Yani karın tokluğuna bile çalışamıyoruz. Bir ay boyunca çalışan işçi, oturduğu evin kirasını bile çıkaramıyor. Ev almak, araba almak bir yana; çocuk okutmak, yazın tatile çıkmak, ailece dışarıda bir yemek yemek bile hayal oldu. Sanki yalnızca çalışmak ve kira ödemek için doğduk.
Bu bir kader değil. Kaynak var. Mesele, bu kaynağı kimin için kullandıkları. Hesap ortada, seksene seksen. Daha fazla silahlanmaya ayrılan para ile asgari ücrete derhal zam yapılabilir.
Ücretlere zam lütuf değil, hakkımız. Asgari ücrete, tüm ücretlere ve emekli aylıklarına derhal ara zam yapılmalı, alım gücündeki kayıp telafi edilmeli. Ücretler gerçek enflasyona ve milli gelire göre yılda en az dört kez güncellenmeli. Asgari ücret 70 bin TL düzeyine çıkarılmalı. En düşük emekli aylığı en az asgari ücret düzeyine yükseltilmeli. Kaynak NATO'ya değil, emekçilere ayrılsa memleket tek kalemde refaha ulaşacak.
Bu ülkenin tüm zenginliğini yaratan biziz, o zenginlikten pay alamayan da biziz. Mücadelede birleşeceğiz. Üreten biziz, paylaşan da biz olacağız.
🔴 Katil NATO, katil ABD!
📍 Kadıköy
Halkların katili NATO’ya karşı yürüyoruz.
Emperyalizmin savaş örgütü NATO ve Trump, bu topraklarda istenmiyorsunuz! 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak NATO Zirvesi’nde yapacakları savaş planlarına geçit vermeyeceğiz.
@NATOpress@NATO@SecGenNATO@AtlanticCouncil So much for ‘freedom and democracy’ while mass preemptive arrests, city lockdowns, parks blocked for Macron’s jog, while NATO flags fly over a capital that’s treated like a fiefdom. This isn’t about security. It’s about showing off while crushing the locals. Don’t clap for this.
.@NATO was never a club of democracies (see 1949 🇵🇹) & it isn't now (see 🇹🇷). When an authoritarian Gov hosts the summit you get arbitrary media accreditation & >200 people detained in some "preventive" operation. Sadly, none of this seems to be keeping Rutte awake at night.
@NATO@NATO_MARCOM@JFCNorfolk@UKNATO@COMUKCSG Because Nato is coming to Türkiye half of the Capital's roads are closed, walls are being built in front of dilapidated houses so that NATO officials wont see them. Innocent people are arrested as alleged terrorists. You so-called democrats, make your puppet gov stop this madness
Devrimciler sabahın köründe, evlerinin kapısı kırılarak, ters kelepçeyle gözaltına alınıyor. Okullarımız VIP havalimanları için daraltılıyor, yurtlarımızdan atılıyoruz. Hepsi sırf NATO'nun eli kanlı başkanları geldiğinde rahat edebilsin diye.
Natoyu protesto etmesinler diye insanların evlerine şafak vakti kapıları kırarak giriyorlar.
Sonra yere yatırıp ters kelepçe ile gözaltı yapıyorlar.
Marifetmiş gibi görüntüleri de servis ediyorlar.
Anayasa, hukuk, insan hakları araki bulasın
@PamphletsY Eighty years of fascist propaganda and lies, aimed at hiding class divisions in their population, have produced exactly this outcome. It can only be described as mass psychosis.
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
“Müesses Nizam” devleti tutan klik, “millet” ise kurbanı.
Klik = burjuvazi, millet = işçi sınıfıdır.
Mesele ahlak değil, HANGİ sınıfın devleti yöneteceğidir.
Burjuva, diğer sınıfın en ufak iktidar umudunda demokrasi anlatısını çöpe atar.
Sınıfları anmadan diyalektik olmaz, Özgür.
Özgür Özel:
-Açık konuşalım. Türkiye’de yıllardır kurgulanan bir düzen var. Bu düzen, değişmeyen aktörleri, siyasetçileri dayatan bir düzendir. Müesses Nizam, kendi siyaset kurgusu bozulmasın istemektedir. Bu kurguda da CHP’ye de bir yer tarif edilmektedir. Kimi, ‘Derin devlet’, kimi ‘Devlet aklı’ diyerek bu düzeni savunmaktadır. Bir avuç insanın menfaatine derin kılıflar uydurulmaktadır. Bugünün Müesses Nizamı, AK Parti'nin Kara Düzeni’dir. Müesses Nizamın çıkarları ile milletin çıkarları birbirinden ayrışmış, birbiriyle karşıt hale gelmiştir.
-Biz 100 yıl önce olduğu gibi bugün de Müesses Nizam’ın değil, milletin safında duran kadrolarız. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür. Bu yürüyüşü ayakta tutan, ilkelerimiz, ideallerimiz ve inancımızdır. Bu yürüyüşte atılan adımlar, çatılar, binalar, koltuklar, makamlar için değil, özgür, bağımsız, adil ve demokratik Türkiye için atılmaktadır. Aslolan mücadele ruhudur.
-Müesses Nizama işbirlikçi olanlara, kara düzenin sesi olanlara, milletimizin, partimizin, delegelerimizin vermediği görevi başka yerde arayanlara bu yürüyüşte yer yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi arınacaksa, bu kara düzene payanda olanlardan arınacak. ‘Kazanan CHP’, ‘Kaybeden CHP’yi isteyenlerden arınacak. Çünkü artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak. Ya Müesses Nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da milletimiz zincirleri kırıp yoluna devam edecek. Mesele budur.
-Hedef sadece CHP değildir. Tüm demokratik sistemimiz tehlikededir. O yüzden mücadele bir mevzi mücadelesi değil bir cephe mücadelesi olmalıdır. Tüm toplumsal muhalefetin bu süreçte bir arada durması inancımızı artırmıştır. Çünkü yapılacak ilk seçim otokratlar ve demokratlar arasında olacaktır. Demokrasiye ve adalete inanan herkesi, sendikaları, meslek örgütlerini, sivil toplumu, kurumları ve tüm siyasi partileri CHP’nin yanında durmaya değil, milletin yanında durmaya, kendi varlıklarına sahip çıkmaya çağırıyorum.
(Birgün)