Türkçe ve Edebiyat Öğretmenlerinin Sesi Ne Zaman Duyulacak?
Ülke geneli nerdeyse her ilden Türkçe ve Edebiyat öğretmenlerinden; iş yoğunluklarının diğer branşlara nazaran çok arttığını projelerden, törenlerden, il/ilçe etkinliklerinden, sınav yapmaktan, sınav okumaktan, kitap analizi, film analizi vb işler derken müfredatı yetiştirmeye, ders işlemeye vakit bulamadıklarını bu hususu gündeme getirmemi talep eden mail ve iletiler alıyorum.
Bilindiği üzere müfettişlere ve yöneticilere ek ders düzenlemesi yapıldı.
Biz de bu hususa dikkat çekmek amaçlı zaten orantısız iş yoğunluğu olan, üstüne maarifin getirdiği evrak ve iş yüküyle daha fazla mesai geçirmek durumunda kalan ; Türkçe/Edebiyat öğretmenlerine düzenleme yapılması gereğini hatırlattık.
Ve 10 kat ek iş yoğunluğuna aynı ödeme yapılmasının kabul edilemez olduğunu ya iş yükünün daha adil hale getirilmesini ya da emeğin karşılığının verilmesini talep ettik.
Okullarda; törenler, belirli günler ve haftalar, yazmanlık, ulusal/yerel projeler, il/ilçe mem etkinlikleri, ilçe jürileri, kütüphane görevleri vb. adaletsiz ek görev dağılımlarında kış uykusuna yatanlar, uzmanlık adı altında işi ilgili branşlara yıkanlar, konu ek ders olunca bir anda “adalet” demeye başladı.
Toplantılarda tek bir tane dahi göreve yanaşmayıp, adaletsiz ek iş yükü konusunda tek bir cümle bile sarfetmeyip konu ek ders olunca ortaya çıkanlar görüşlerini kendilerine saklasınlar bir zahmet.
Yıllardır bu iş yükünün kaldırılması, daha adil hale getirilmesi için gündeme getiriyoruz.
Türkçe/Edebiyat Öğretmenlerinin iş motivasyonunu tarumar eden adaletsiz iş yükü hususunda;
Sendikalar adım atmalı, bakanlık düzenleme yapmalıdır;
Evrak ve iş yükü azaltılmalı,
İlave sınavlarla ilgili düzenleme yapılmalı,
Okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerileri ayrı ders olarak planlanmalı,
Görev dağılımı adaletini ortadan kaldıran uygulamalara son verilmelidir.
Hülasa; ya bu adaletsiz iş yükü kaldırılmalı ya da emeğin karşılığı verilmelidir.
Yazar Mehmet GÜLER
🔔 Türkçe ve Edebiyat Öğretmenlerinin Sesi Ne Zaman Duyulacak? 🔔
Ülke geneli nerdeyse her ilden Türkçe ve Edebiyat öğretmenlerinden; iş yoğunluklarının diğer branşlara nazaran çok arttığını projelerden, törenlerden, il/ilçe etkinliklerinden, sınav yapmaktan, sınav okumaktan, kitap analizi, film analizi vb işler derken müfredatı yetiştirmeye, ders işlemeye vakit bulamadıklarını bu hususu gündeme getirmemi talep eden mail ve iletiler alıyorum.
Bilindiği üzere müfettişlere ve yöneticilere ek ders düzenlemesi yapıldı.
Biz de bu hususa dikkat çekmek amaçlı zaten orantısız iş yoğunluğu olan, üstüne maarifin getirdiği evrak ve iş yüküyle daha fazla mesai geçirmek durumunda kalan ; Türkçe/Edebiyat öğretmenlerine düzenleme yapılması gereğini hatırlattık.
Ve 10 kat ek iş yoğunluğuna aynı ödeme yapılmasının kabul edilemez olduğunu ya iş yükünün daha adil hale getirilmesini ya da emeğin karşılığının verilmesini talep ettik.
Okullarda; törenler, belirli günler ve haftalar, yazmanlık, ulusal/yerel projeler, il/ilçe mem etkinlikleri, ilçe jürileri, kütüphane görevleri vb. adaletsiz ek görev dağılımlarında kış uykusuna yatanlar, uzmanlık adı altında işi ilgili branşlara yıkanlar, konu ek ders olunca bir anda “adalet” demeye başladı.
Toplantılarda tek bir tane dahi göreve yanaşmayıp, adaletsiz ek iş yükü konusunda tek bir cümle bile sarfetmeyip konu ek ders olunca ortaya çıkanlar görüşlerini kendilerine saklasınlar bir zahmet.
Yıllardır bu iş yükünün kaldırılması, daha adil hale getirilmesi için gündeme getiriyoruz.
Türkçe/Edebiyat Öğretmenlerinin iş motivasyonunu tarumar eden adaletsiz iş yükü hususunda;
Sendikalar adım atmalı, bakanlık düzenleme yapmalıdır;
Evrak ve iş yükü azaltılmalı,
İlave sınavlarla ilgili düzenleme yapılmalı,
Okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerileri ayrı ders olarak planlanmalı,
Görev dağılımı adaletini ortadan kaldıran uygulamalara son verilmelidir.
Hülasa; ya bu adaletsiz iş yükü kaldırılmalı ya da emeğin karşılığı verilmelidir.
Anaokullarına kadar düşen, adına "mezuniyet etkinlikleri" denilen, fotoğraf çekimleriyle başlayıp çeşitli hediyelerle, belgelerle, balolarla ve sürprizlerle devam eden, sosyal medyada artık kusturma seviyesine gelen saçmalıklar silsilesine bir son verilsin artık.
Suyu çıktı.
Evet il ve ilçe memler atılan her adımda, yapılan her etkinlikte, projede fotoğraf istiyor.
Bitsin artık bu fotoğraf ve sosyal medya çılgınlığı. Yeteeeeeeerrr...
Hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edenler var, benim canıma dokunuyor. Kafede fotoğraf paylaşan, spordan story atan, arkadaşlarıyla buluşan.. Bu ülkede 8 öğrenci 1 öğretmen okulda öldürüldü. Günlerce aylarca bunu konuşmalıyız.
İş bırakmadım diye övenenlere;
Bu kadar üzücü olay olurken bırakmadım diye övünüyor iseniz siz hiçbir zaman iş bırakmanın gerekli olmadığını düşünüyor olmalısınız. Peki bunlardan sendikaya üye olanlar varsa sendikaya üye olma amaçları ne sadece maaş artışı mı?
Yahu, maaşlara %10 altında zam yapıp, elektrik, doğalgaz ve kiraya %25 zam yapmak nasıl bir matematik? Ne istiyorsunuz bu insanlardan? Kimse hayal kurmasın mı? Kimse tatile çıkmasın mı ? Herkes kuru aşa muhtaç mu olsun ?
Öğretmenlerin öğretim ve ders dışı görevleri o kadar arttı ki artık ders düşünecek enerji ve motivasyonları kalmadı. Eğitimde odak kayması yaşanıyor, bu ise öğretmenleri rol karmaşasına sürüklüyor.
Okullara sürekli yeni proje ve etkinliklerle ilgili duyuru yazısı geliyor. O kadar çok ki içlerinde önemli ve yararlı olanlar da kaynayıp gidiyor. Yani nicelik niteliğe zarar veriyor.