@mezbaciyim23 Tez yazmaya gerek yok. Türkiye'de aynı davranışlar daha fazla yargılandığı için insanlar kendilerini kısıtlıyor. Sosyal baskı azalınca da daha rahat davranıyorlar. Olay bu kadar basit.
Yaşar Kemal, İnce Memed kitabında şöyle der:
Bu halk başkaldıramaz. Bizim halkımız binlerce yıldan bu yana yoksulluk çekmiş, ezilmiş, çiğnenmiş, bütün insan olma gücü elinden alınmış bir halktır.
Çin’de telefon bağımlılığı nedeniyle okulunu bırakan bir genç, ailesi tarafından bir rehabilitasyon merkezine gönderildi.
Askerler tarafından zorla odasından çıkarılan gencin telefonu alındı, saçları kesildi ve disiplin eğitimine tabi tutuldu.
@turkcedusunuyor Türkiye'yi görse haline şükreder ve aman derdi bir daha ağzımı açmayayım yoksa şükürsüzlükten Allah benden alır İngiltere'yi beni Türkiye'ye yerleştirir.
Bir Moleküler Biyolog, erkeklerin kadınlarla alışverişe gittiğinde neden “Ben dışarıda beklerim” dediğini açıkladı. Nedeni duyanlar, “Meğer bilim yıllardır bunu çözmeye çalışıyormuş” yorumları yaptı.
Yüz binlerce dolar maaş alan Claude ekibi, doğru şekilde nasıl prompt yazılır mala anlatır gibi anlatmış.
İlk 8 dakikada anlatılanları, 300 dolar verip izlediğim kurslarda bile görmedim :D
Tamamen ücretsiz ve Türkçe altyazılı.
Bi bakın derim.
NEDEN ÇOĞU İNSAN VASAT KALIYOR?
Hayatınızı dizi izleyerek tüketmeyi bırakın! Sadece küçük bir azınlığın nasıl zirveye çıktığını ve diğerlerinin neden sıradanlığa mahkum olduğunu anlatan bu sarsıcı gerçeğe kulak verin.
Eski bir Katolik rahibe olan dinler tarihçisi Karen Armstrong'un anlatımıyla, Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin yüzyıllar öncesinden bugüne ışık tutan o tespiti:
🔴 İsrail ordusu tarafından öldürülen İran Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musavi’nin kendi el yazısıyla kaleme aldığı son not:
“Dünya kötü bir yerdir; çünkü her şeyi elde etsen bile aslında hi��bir şey kazanmış olmazsın.
Ama dünyanın güzelliği de buradadır: Her şeyini kaybetsen bile aslında hiçbir şey kaybetmiş olmazsın.”
Einstein'ın ABD üniversitelerinde konferans verdiğinde öğrencilerin ona sık sık sordukları soru:
-Tanrı'ya inanmıyor musun?...
Einstein hep şu cevabı verirdi:
“Spinoza'nın tanrısına inanıyorum”.
Spinoza'yı okumayan kişi aynı yerde kalır...
Şöyle özetleyebiliriz:
*Baruch de Spinoza*, 17. yüzyıl felsefesinin üç büyük "Rasyonalist"inden biri olarak kabul edilir, Fransız *Descartes* ile birlikte.
*Spinoza'nın tanrısı ya da doğasına göre
Tanrı şöyle derdi:
Dua etmeyi ve boşuna göğsüne yumruk atmayı bırak!
Yapmanı istediğim tek şey, dünyaya çıkıp hayatının tadını çıkarmandır.
Eğlenmeni, şarkı söylemeni ve senin için yaptığım her şeyin tadını çıkarmanı istiyorum..
Kendi inşa ettiğin tapınaklara gitmeyi de bırak. Oraların benim evim olduğunu söylüyorsun !
Benim evim dağlarda, ormanlarda, nehirlerde, göllerde, plajlarda ve senin kalbindedir..
Sefil hayatın için beni suçlamayı bırak;
çünkü ben sana hiçbir zaman yanlış bir şey olduğunu ya da günahkar olduğunu ya da cinselliğinin kötü bir şey olduğunu söylemedim!
O yüzden seni inandırdıkları her şey için beni suçlama..
Benimle hiçbir ilgisi olmayan ve anlamadığın halde sözde kutsal yazıları okumayı da bırak;
Gün doğumunda, bir manzarada, arkadaşlarının dostluğunda, küçük bir çocuğun gözlerinde beni okuyamıyorsan, henüz yazının bilinmediği devirlerde benim adıma yazıldığı iddia edilen hiçbir kitapta beni bulamazsın !
Bana güven, ama önce kendine güven ve herşeyi benden istemeyi bırak;
Bana işimi nasıl yapacağımı sen mi söyleyeceksin?
Benden korkmayı da bırak; Çünkü ben öcü değilim ve seni yargılamıyorum, seni eleştirmiyorum, sana sinirlenmiyor, seni rahatsız etmiyorum, asla seni cezalandırmıyorum. Beni sadece sevmen yeterlidir..
Benden özür dilemeyi de bırak;
çünkü affedilecek bir şey yok. Eğer seni ben yarattıysam... Seni özgür iradenle donattım. Sana verdiğim akıl ve iradeni kullanarak yaşıyorsan seni nasıl suçlayabilirim?
Seni sen olduğun için nasıl cezalandırabilirim?
Bir yaratıcı bunu nasıl yapabilir?
Her türlü emirleri unut, her türlü yasayı unut; bunlar seni manipüle etmek için, seni kontrol etmek için, senin suçluluk hissetmeni isteyenlerin kurgusudur. Bunlara inanma, sadece kendi aklını kullan..
Kendine saygı göster ve kendin için istemediğin şeyi başkalarına da yapma. Senden tek istediğim hayatına dikkat etmen. Çünkü bu hayat ne bir test, ne bir basamak, ne bir adım, ne bir prova ne de cennete giden bir yoldur....
Ben seni tamamen özgür kıldım;
Ödül yok, ceza yok, günahlar yok, erdem yok, kimse skor taşımıyor, kimse kayıt tutmuyor.
SADECE SEVGİ VAR..!!!
Ancak hayatında bir cennet veya cehennem yaratmak için kesinlikle özgürsün.!!
Bu hayattan sonra bir ne olup olmadığını söyleyemem, ama sana bir tavsiye verebilirim ; Bu hayattan sonra bir şey yokmuş gibi yaşa. Düşün ki bu hayat senin zevk alman, sevmen ve var olman için vardır, yani hiçbir şey yoksa, sana verdiğim bu yaşama fırsatından zevk almış olacaksın. Ama eğer bir şey varsa, orada da sana iyi mi kötü mü diye sormayacağım.. Sana soracağım tek şey, beğendin mi? Eğlendin mi? En çok neyi beğendin? Yaşamında ne öğrendin ve hangi güzel işleri yaptın olacaktır..
Bana inanmayı bırak; inanmak tahmin etmek, hayal etmektir. Bana inanmanı istemiyorum, beni kendinde hissetmeni istiyorum. Beni sevmen yeterli..
Övülmekten sıkıldım, teşekkür edilmekten bıktım. Minnettarlık hissediyor musun? Bunu kendine, sağlığına, ilişkilerine ve dünyaya göz kulak olarak ifade et. İzlendiğini mi hissediyorsun?... Neşeni ifade et! Beni övmenin doğru yolları bunlardır..
İşleri zorlaştırmayı bırak ve benim hakkımda birilerinin öğrettiklerini papağan gibi tekrarlamaktan vazgeç..
Emin olabileceğin tek şey burada olduğun, ve yaşadığındır..
Nitekim bu dünya harikalarla doludur.. Etrafına baktığında beni görecek ve hissedeceksin.. Neden daha fazla mucizeye ihtiyacın var ki?
Beni dışarıda ararsan bulamazsın.
Beni sadece kendi içinde bulursun.
SPİNOZA