O Türklüğünden ötürü,
Doğu Türkistanın unutulmaz Altay Kartalı;
Dar ağacında korkmadan giden Osman Baturun emanetidir,
Türklüğün öz yurdu öz toprağıdır Doğu Türkistan...
#DoğuTürkistanaÖzgürlük
Gizliliği 2025 yılında kaldırılan 1934 tarihli resmi belge...
Mısırlı El Mukattam gazetesi muhabiri Kerim Sabit, Türkiye ziyaretinden sonra Atatürk hakkındaki izlenimlerini yazmış:
- Fransızcayı iyi bilir ve Almanca konuşur. Türkçe'ye karşı olan kıskançlığından ötürü Türkçe'den başka lisanla konuşmaz.
- Çok şık giyinir. Söylenene göre şık giyinmeyi pederinden almıştır. Şıklığı Ateşe Militeri iken Sofya'da dillere düşmüş.
- Orta boylu, sarı saçlı ve mavi gözlü... Şimdiye kadar gördüğüm bakışların en kuvvetlisidir.
- Hararetlenirken tabanca kullanır gibi ellerini birkaç defa önüne doğru uzatır.
- Gazi Hazretleri 54 yaşındadır. Bünyeleri hala kuvvetlidir. Bazen sabahlara kadar uykusuz kalır. Güneş çıkınca da sanki bütün geceyi uykuda geçirmiş gibi atına binerek gezmeye çıkar.
- İcabı halinde her mahrumiyete katlanabilir. Çünkü azimkarlığının bir had ve hududu yoktur.
- İstanbul'da bulunduğu zamanlar geceleri Park Otele giderler. Dostlarıyla bir fer gibi oturur veya dansa iştirak eder. Kendisine bir fert gibi muamele edilmesini çok sever. Bir gece danstan sonra Mısırlılardan biri Gazi Hazretlerine yol açmak istedi. Gazi kabul etmedi. Herkesin sırasıyla geçmesi lüzumunda bulundu.
- Gazi'nin sadeliğini Ankara'yı ziyaret ederken gördüm. Bir tepe üzerinde yapılıp şehire nazır olan sarayı o kadar o kadar sade tarzda yapılmıştır ki, dış görünüşü Cumhurbaşkanı ikametgahı olduğunu göstermez. Bilakis bu binayı gören yabancılar henüz bitirilmemiş olduğunu zannederler.
- Gazi, Ankara'da bulundukları zaman her gün öğleden sonra gezmeğe çıkarlar.
- Gazi Hazretlerinin maiyetleri motosikletli iki asker ve otomobili takip eden ve içinde üç kişi bulunan otomobilden ibarettir.
- Bir kulübe girdikleri zaman yalnız girer, orada istedikleriyle görüşür, herkesin elini sıkar.
- Gazi genellikle köyleri ziyaret eder. Köylülerle konuşur. Köylülerin vaziyetini sorar, istediklerini dinler.
- Bugün Türkiye'de Gazi'ye kurtarıcı gözüyle bakmayan hiçbir kimse bulunmadığını söylemeye hacet görmüyorum.
DEM Parti'nin düzenlediği Nevruz etkinliklerinde 'Kürdistan' paçavrası açan 27 kişi daha gözaltına alındı.
— Şahısların evinde çok sayıda uzun namlulu silah ve tabanca ele geçirildi.
Matbaa tarihçisiyim, sorusu olan varsa bu beyefendiye sormak yerine bana sorabilir. 16. yüzyıl başlarından beri Arapça huruf dolaşımdayken "alfabe yapısından dolayıydı" demek -kusura bakmayın ama- bilmeyene alenen safsata satmaktır. Bunlara itibar etmeyin, ettirmeyin.
Talat Paşa’nın şehid olmadan evvel tuttuğu notlar:
1- Alman matbuatını takib etmek
2- Haftada bir hulasa göndermek, bize taalluk eden mühim makalelerin tercümesi
3- Alman-İngiliz münasebeti
4-İngiliz mesaili İrlanda, Mısır, Hind
5- İngiliz- Amerikan
6- Alman- Rus münasebeti
@Talhaburakunlu @dr_dnz_
Sabahtan akşama kadar İttihatçılara, tarihi şahsiyetlere, vatansever insanlara ajan, hain, "Yahudi" derken rahatsız olmuyordu, şimdi kendi mağdur olunca helallik meselelerine girmiş beyefendi. Ölülere bile iftira atan bir kişi için fazla iddialı sözler.
ORDUYA VEKÂLETEN ORUÇ TUTAN BAŞKUMANDAN VEKİLİ
"Savaş sırasında, Enver Paşa Suriye’ye bir teftiş gezisinde idi. Temmuzdu. Çok sıcaktı ve ramazan ayıydı. Enver Paşa sabah çok erkenden öğleye kadar teftiş yapmıştı. Öğleyin, bir bahçede, şeftali ağaçlarının altında yemek hazırlanmıştı. Buzlu sular, limonatalar, renk renk yemişler ve renk renk çiçeklerle süslenmiş olan sofranın üstüne, şeftali ağaçlarının iri pembe-kırmızı şeftalileri sarkıyordu.
Enver Paşa sofraya davet edildi. Hep birlikte sofraya oturduk. Yemek dağıtılırken Enver Paşa oruçlu olduğunu söyledi. Ordu, sefer halinde olduğu için, oruç tutulmamasına fetvâ çıkmıştı. Fakat Başkumandan Vekili, bütün ordunun yerine, oruç tutuyordu.
Bir saat yedik ve içtik. Enver Paşa neşeli neşeli konuşuyor; herkesin buzlu suları, limonataları bardak bardak nasıl içtiğini, şeftalileri ağaçtan koparıp sularını akıtarak ve şapır şapır nasıl yediğini sadece seyrediyor ve hiç imrenmiyordu. O, kendi iradesini sınavdan geçirmekteydi; şeftali yemekten ve buzlu su içmekten çok, oruçlu olduğu halde, sofrada oturup, yemeyerek içmeyerek kendi iradesinin gücünü tatmaktan büyük haz ve zevk duyuyor gibiydi. Enver Paşa’nın kendine hâkimiyetine hayran kalmıştım."
Alıntı: Ali Fuat Erden, Suriye Hatıraları (Aynı meseleyi Falih Rıfkı Atay da kaleme almıştır.)
Methiye dizmeye gerek yok Erzurum'da valilik adına bir hünerini göremedik.
Bir tane Atatürk paylaşımı dahi yapmamış siyasi çizgisi belli birisinden bakanlık adına da hiç bir beklentimiz yoktur.
Yeni içişleri bakanı Mustafa Çiftçi’nin sosyal medya hesaplarını inceledim şaka yapmıyorum bir tane bile milli bayram paylaşımı ve Atatürk’ü anma tweeti yok hatta Atatürk’ün adının geçtiği tweet bile yok.
Milliyetçi geçinenlerin üç tane kantin, iki tane otopark, bir tane koltuk için girdiği rolleri gördükten sonra, Damat Ferit’e hain demek haksızlık olur.
Ona başka sıfat bulmak gerekir.
Kürtçülük, Kürt kızı öldürülünce herkesi sus-pus edip aşiret düzenine halel gelmesin diye uğraşmaktır.
Türkçülük medeni yaşam talebidir. O yüzden Narin’i, Rojin’i biz sahiplenir, katillerini biz cezalandırırız.
Bizim iktidarımızı en çok Kürtler istemeli. Ağalarından ancak öyle kurtulur, diktatörlerin hesaplarında bir istatistik olmaktan ancak öyle çıkarlar.
Sizi mezatta en yüksek fiyatı verene satmaya kalkanlara oy verdikçe gördüğünüz muamele ortada. Bu coğrafyada medeni bir ülke kurmayı başaran yegane ideoloji Türk milliyetçiliğidir - buna düşmanlık ettiğinizde biz hiçbir şey kaybetmeyiz, siz her şeyinizi kaybedeceksiniz.
@Ebsofuoglu - gündüz öğle vaktine karib bir zamanda hun-i pakını mahal’l-i mezkurun topraklarına akıta akıta kahramanane ve merdane bir surette rütbe-i şehadete nail olmuştur.
@Ebsofuoglu Şehid-i Muhterem Enver Paşa Hazretleri;
Pek mukaddes ve ali bir maksat peşinde, Buhara-yı Şerifin Belh-i Cevan vilayetinin Çegan nam mahallinde, miladi 4 Ağustos 1922 ve Kameri 11 Zilhicce 1340 senelerinin Kurban Bayramı’nın ikinci Cuma günü,