Yaşamı ve yaşam hakkını korumak için, sorumluluğu bulunan herkesi, çocukluğu elinden alınan çocuklarımızla 'dertlenerek ilgilenmeye' çağırıyoruz.
Bilinmelidir ki; genç nüfusu en büyük zenginliği olan ülkemizde, suça sürüklenen çocukların fiillerini önlemede ve olumsuz toplumsal sonuçlarını gidermede çareler, en son ceza adaleti sisteminde aranmalıdır.
Oyun arkadaşlarını öldürerek, çocukluğu da öldüren çocukların; saflığı ve umudunu elinden alan umutsuzluk karanlığına, aklın ve bilimin ışığında son vermeliyiz.
Önce, yitirdiğimiz canları 'tane' olarak nitelendirmenin nezaketsizliğinden kurtulmak için; olup bitenden sorumluluk almalı, sorumlulardan siyasal, toplumsal ve hukuksal olarak hesap soran bir işleyişi kurmalıyız. Liyakatsiz, yetkili ama sorumsuz, bilgisiz, ilgisiz ve duyarsız kamu görevlilerinin kayırmacılık ve yandaşlık üzerinden beslenen cezasızlık algısının; etkin soruşturmalarla sona erdirilmesi gerekiyor.
Şimdi, olanı olduğu gibi kabul etmek ve soruna sağduyu ile yaklaşmak zamanı geldi.
-Okullarda akran zorbalığı ve her türlü şiddet bireysel değil, sistematik ve toplumsal bir sorun olarak algılanmalıdır.
-Yavaş yavaş alışmak çukuruna düşmeden, şiddeti özendiren işleyişe son verilmelidir.
-Şiddet uygulayan çocuğun, fiilinin öznesi değil, nesnesi olduğu unutulmamalı ve suça sürüklenen çocuğun sorunun nedeni değil, kötü işleyen sistemin sonucu olduğu her zaman hatırlanmalıdır.
-Okullarda, çocuklarımıza etkin ve yeterli bir ruh sağlığı desteği sistemi kurulmalıdır.
-Gelişen eğitim teknolojileri karşısında, okullar çocuklarımızın sosyal ve duygusal gelişiminin en güvenli alanı kılınmalıdır.
Şimdi, özellikle kamu güvenliği ve esenliğini sağlama, toplumun kamusal eğitim gereksiniminin karşılandığı eğitim kurumlarını sağlıklı bir ortama kavusturma sorumluluğu taşıyan kurum ve yöneticileri özeleştiri vermeye ve sorumluluklarının gereğini yapmaya çağırıyoruz.
@tcmeb@icisleri@adalet_bakanlik@beyhan1guler@ferdademirel69@demirels69@JudgeAliHaydar@jalan3506@aysesp@eminagaoglu@Av_MKaradag@nhkose@aysesp@demokratyargi@BirGun_Gazetesi@TvCumhuriyet@eminagaoglu@bhdurna@tolgashirin@AVUKATSENDiKASI@Av_MuratAydin
19 yıl önce, bir lise basketbol koçu, takım menajerini maçın son dört dakikasında oyuna soktu. Çocuk hayatında tek bir dakika bile rekabetçi basketbol oynamamıştı. 20 sayı attı.
Jason McElwain'e iki yaşında ağır otizm teşhisi kondu. Beş yaşına kadar konuşmadı. Altı yaşına kadar katı yiyecekleri çiğneyemedi. Erken çocukluğunun büyük bir bölümünde bez kullandı. Bebekken kaskatıydı, göz teması kurmazdı ve diğer çocuklardan uzak köşelere saklanırdı.
Her yıl okulunun basketbol takımına seçmelere katıldı ve her seferinde elendi. Çok kısa boylu, çok zayıftı. Boyu zar zor 1.68 metre ve kilosu yaklaşık 54 kilogramdı. Ama oyunu o kadar çok seviyordu ki annesi okulu arayıp onun da dahil olabileceği bir yol olup olmadığını sordu. Antrenör onun için bir takım menajeri görevi yarattı. Üç yıl boyunca McElwain her antrenmana ve her maça katıldı. Maç günlerinde gömlek ve kravat giydi. Antrenmanları yönetti, su dağıttı, istatistik tuttu ve her basketi sanki kendisi atmış gibi sevinçle karşıladı.
15 Şubat 2006'da, son okul yılının son iç saha maçında, antrenör ona uygun bir forma giydirip yedek kulübesinde oturmasına izin verdi. Maçın bitimine dört dakika kala ve rahat bir üstünlükle, antrenör onu oyuna soktu.
İlk atışı ıskaladı. İkincisi de ıskaladı. Sonra bir şeyler değişti.
Üç sayılık bir atış yaptı. Sonra bir tane daha. Sonra bir tane daha. Takım arkadaşları tamamen şut atmayı bıraktılar ve sadece topu ona paslamaya devam ettiler. Altı üç sayılık ve bir iki sayılık atış yaptı. Dört dakikada 20 sayı. Maçın en skorer oyuncusu. Son düdük çaldığında, tüm seyirciler sahaya hücum etti ve onu omuzlarına kaldırdılar.
Annesi gözyaşları içinde antrenörün omzuna dokundu. "Bu, oğluma verebileceğiniz en güzel hediye."
McElwain o yıl, profesyonel sporun en büyük isimlerinden bazılarını geride bırakarak, Sporun En İyi Anı dalında ESPY Ödülü'nü kazandı. Şimdi 36 yaşında. Yerel bir süpermarkette çalışıyor, basketbol koçluğu yapıyor, beş Boston Maratonu da dahil olmak üzere 17 maraton koştu ve asla pes etmemek üzerine ülke çapında konuşmalar yapıyor.
O geceyle ilgili soru sorulduğunda, antrenörü hala duygusallaşıyor. "Onun gelip o anı böyle değerlendirmesi kesinlikle beklediğimden çok daha fazlasıydı. Ben duygusal olarak yıkılmıştım."
Şu eyleme "fiili müdahale" denmez öncelikle. "Memuriyet nüfuzunun sağladığı kolaylıkla, himayesi altında olan, kendini savunamayacak yaştaki çocuğa karşı cebir, şiddet uygulamak" denir. İdari soruşturma yapılabilir elbet. Ancak bu eylemi, "görev yerinde olmakla birlikte görevi kapsamında olmayan suç" olduğundan, adli soruşturmanın ayrıca ve derhal başlatılması gerekir. Adliye, masum bir yavrucağın haklarını, özellikle böylesine sorumsuz, gaddar kimselere karşı yasalar çerçevesinde korumalı, idarenin yumuşak iradesine bırakmamalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, yönetim biçimini de kapsayan ama onu aşarak tüm Anadolu için tarihsel bir yol ayrımın��, büyük bir dönüşümü, devrimi ifade eder. Anadolu halkının Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlattığı, direnişin ve zaferin temel ruhudur cumhuriyet. Kendi toprağını, kendi yuvasını kurtarmak, kendi geleceğini, kendi kaderini tayin etmek adına başkaldıran Anadolu halkı, aynı zamanda emperyal güçlerin içerideki işbirlikçilerine “tahakkümsüzlük” mesajı vermiştir.
Bugün 102. Yılını kutlarken, tüm baskılara karşın Cumhuriyeti ve hukuku savunmayı sürdüreceğimizi, başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu kahramanlarımızı minnetle anarak belirtiyoruz.
29 Ekim 1923 günü TBMM’den yükselen seslere kulak verelim :” Türk milleti bundan sonra başında taç sahibi (tacidar) bir yönetici kabul etmez. Türk milleti bundan sonra başında hiçbir kişinin hakimiyetini kabul etmez. Türk milleti bundan sonra bir kişinin esiri olmaz.(Saruhan milletvekili Vasıf Çınar). Son söz ise Karahisar milletvekili Mehmet Emin Yurdakul’dan;
“ Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın cumhuriyet, yaşasın cumhuriyet !”
YARGIÇLAR SENDİKASI
#29ekimcumhuriyetbayramımızkutluolsun #yargıclarsendikası
@erincsagkan @istbarosu @barolar @ERDEMEkmek1506 @ibrahimkaboglu @avsefayilmaz @izmir_barosu @ankarabarosu @kamusen @AVUKATSENDiKASI @eminagaoglu @LaiklikMeclisi @TCYargitay @yargidabirlik @haksavdernegi @cumhuriyetgzt @BirGun_Gazetesi
@beyhan1guler @ferdademirel69 @demirels69 @JudgeAliHaydar @jalan3506 @aysesp @Av_MKaradag @nhkose @hilmihacaloglu @tolgashirin