Bu parayı kim çaldı ise onlar ödesin.
Pazar gününe 1.4 milyar dolar borçla uyandık
Türkiye, Irak-Türkiye ham petrol boru hattındaki usulsüzlükler nedeniyle Türkiye aleyhine verilen 1 milyar 471 milyon dolarlık tahkim cezasının iptali için Paris'te açılan davayı kaybetti.
Algida sorumlusundan büyük rezillik! Bir vatandaş, yaşadığı sorunu paylaştı:
"Alın size halkın nasıl kandırıldığına yeni bir örnek;
Oğluma Migros'tan Algida dondurma aldık. "Çubuklarda bedava kampanyası" yazıyordu. Gerçekten bedava çıktı. Tekrar gittik Migros'a, "biz veremeyiz" dediler. Bölge sorumlusunu aradık, "yok öyle bir şey" dedi. "Dolandırıldık o halde" deyince "ben vereyim 50 lira, kes sesini" dedi. Mesele 50 liralık dondurma değil, milleti böyle kandıracak cesareti nereden buluyorlar? Biz 50 lirada boğulduk, konu 50 bin olsa kapıya mafya gelecek herhalde. Üç kuruşluk adam bize "kes sesini" dedi ya bir de. Umarım bir açıklamanız vardır Algida."
Lawrence: Gökten koç indiğine inanan Arapları kandırıp Türklerin üzerine sürmek benim için çocuk oyuncağıydı.
Zaten Araplar sürekli Osmanlı 'ya isyan etmişlerdi. Onlara bir fırsat sundum onlarda Hicaz İsyanıyla TÜRK askerini korkunç bir şekilde katletti. Hastanelerdeki yaralıları bile parçaladılar. Bu vahşeti görünce insanlığımdan ve yaptıklarımdan ben bile utandım.
(Thomas Edward Lawrence, takma adı ile Arabistanlı Lawrence veya kendini Araplara tanıttığı ismi ile John Hume Ross, İngiliz ordu subayı, arkeolog, ajan, imam, müezzin, diplomat ve yazar...)
Adamlar böyle ajan yetiştiriyorlar, bizde her defasında yiyoruz ...
Türkiye'yi Türkler Yönetsin
Tüm sığınmacılar ülkelerine geri postalansın.
📍Çok kıymetli dostum ve meslektaşım Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Ekrem İmamoğlu’nun diploma davası çıkışında adeta yargı dağıttı:
“— AK Parti, belediye başkanı adayları ile yapamadığı şeyi, yani Ekrem İmamoğlu'nu yenmeyi, şu anda savcılarla ve yargıçlarla yapmaya çalışıyor!
— Aynı gün 3 farklı yerde 3 farklı duruşmada bir insan kendisini nasıl savunabilir? Böyle yargı bağımsızlığı olmaz!..”
Kendi insanımızın gösteremediği tepkiyi, elin Avrupalısı gösteriyor. İmamoğlu’nun kısılan sesini herkese duyuralım!
Atatürk'e hakaret ettikten sonra tutuklanıp sonrada verem sebebiyle cezaevinde kalamaz diye serbest bırakılan yobaz işine devam ediyor.
Bu şahıs veremse neden yemek sektöründe çalışıyor?
Sayın Adalet Bakanı
Akın Gürlek @adalet_bakanlik ,
Deniz Göktaş’ın basına yansıyan gözaltı görüntülerini izledim.
Aklıma görevine devam eden bir Cumhuriyet savcısıyla yaptığım sohbet geldi.
Kendisine şu soruyu sordum:
“Kaçma ihtimali bulunmayan, çağrı üzerine gelebilecek kişiler neden sabaha karşı evlerinden alınarak, ters kelepçeyle ve kamuoyuna servis edilerek gözaltına alınıyor?
Neden önce davet usulü uygulanmıyor?”
Verdiği cevap beni bir hayli düşündürdü.
“Biz savcılık olarak, birçok dosyada önce davet usulünün uygulanmasından yanayız. Gelmeyen olursa o zaman yakalama yapılmasını istiyoruz. Ancak uygulamada kolluk birimleri, ‘Bizim çalışma usulümüz bu. Aksi halde birçok şüpheli kaçıyor ve daha sonra yakalanamıyor.’ değerlendirmesini yapıyor ve hiçbirimizin istemediği ve hukuka zarar veren bu görüntüler oluşuyor.”
Sayın İstanbul Emniyet Müdürü
Selami Yıdız @istanbul_EGM ,
Ceza muhakemesinde esas olan; zor kullanmak değil, hukuk kuralları çerçevesinde görevi ifa etmektir.
Kendi isteğiyle gelen, kaçmayan ve soruşturmaya yardımcı olan kişiler hakkında da aynı yöntem uygulanıyorsa, bunun hukuk devleti ilkesi ve ölçülülük açısından kabul edilebilir tarafı yoktur.
Hukuk, sadece suçla mücadeleyi değil; insanların onurunu ve temel haklarını da korumak için vardır.
Hiç bir idari usul, hukukun çiğnenmesine mazeret olarak kabul edilip, yaptırımdan muaf tutulamaz.
Sayın Gürlek @adalet_bakanlik ,
Sayın Çiftçi @TC_icisleri ,
Eğer gerçekten sorun buysa, bu utanç görüntülerinin kamuoyu önünde tartışılmasına mahal vermeden,
derhal çözülmesi gerekir.
Sevim Tanürek'in eşi Ahmet Tanürek
Sevim Tanürek'in eşi Ahmet Tanürek
“Tayyip'in oğlu kırmızı ışıkta hızla geçiyor. Peşine siren çalarak ekip takılıyor. Kaçarken, yaya geçidine 5 metre kala eşime çarpıyor. 30 metre sürüklüyor. Eşim 6 gün sonra vefat etti. Yakalandığında polislere Tayyip'in oğlu olduğunu söylüyor. Zaten o andan itibaren her şey değişti. Karakola gittik, çocuğun ehliyetini sormuyorlar. Polislere bunu hatırlattığımızda ‘Siz ukalalık etmeyin, biz ne yapacağımızı biliriz' dediler."
1-Aziz İhsan Aktaş dosyasından yargılanan Eren Yıldız, Kılıçdaroğlu ile. Babası Bektaş Yıldız ise butlancı ekiple. Bu adamlara, Avcılar’daki Lagün Mangalbalı Kafe başta olmak üzere belediyeye ait bir çok yeri hangi saikle ederinin çok altında verdiniz?
19 Mayıs 1919 Ruhunu anlamak için bu videoyu izleyip dostlarımıza paylaşalım.
Osmanlı'da asırlar boyu maruz kaldığımız alfabe zulmünü şimdiye kadar hiç kimse bu kadar güzel izah edememişti.
Dinlerken Yapay zeka dili olması düşünülen Türkçe'nin diğer dillere karşı üstünlüğünü de öğreniyoruz ve dilimizin, dil ve alfabe devriminin önemini, bu önemli günde yeniden idrak ediyoruz. .
Ayrıca konferans ile
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ifadesi kaç bin yıllık bir kültürü barındırıyor öğrenip, çok şaşıracaksınız.
Evet herşey atılan o ilk adımla başlar....
Nutuk'un ilk cümlesi:
1919 senesi Mayıs'ının 19. günü Samsun'a çıktım ve Türk'ü yeniden aydınlattım, Osmanlı karanlığından çekip çıkarttım...
Bugün de Osmanlıcı iktidarın, yeni anayasa zırvalıklarıyla Türkçe'ye, Türk diline savaş açıp, milleti yeniden "sözde zenginleştirme" ihanetiyle tekrar "araplaştırma" peşinde koştuğunu görüyor, üzülüyoruz.
En çokta bizi salak yerine koymasına üzülüyoruz, bizim Balık hafızalı oluşumuz bunlara cesaret vermemeli çünkü Osmanlı alfabesiyle nenem de dedem de okur yazar olamamıştı, bu yüzden ticarette, sanatta devlet yönetiminde olmamışlardır.
15. Yy dan itibaren, Osmanlı devletinin kontrolü Yunan ile Ermenilerin elindeydi, Türkler İstanbul'a bile sokulmaz iki kefilli vize (Muhtesip yol yazısı) istenirdi. Türklerin görevi Yemen'den Fizan'a kadar o cephe senin bu cephe benim savaşıp ölmektir!
Osmanlı'da Türklerin okuması yazması yoktur, çünkü konuştuğumuz Türkçe ile Arapça ve Farsça'dan olma Osmanlıca alfabe uyumlu değildi.
Sadece Türkçe düşünüp, konuşup yazan Yunus Emre'nin
"bir ben var benden içeri" sözünü bile Farsça ve Arapça ile söylemek imkansızdır.
Daha iyi anlamak için lütfen bu kısa videoyu eşinize, dostunuza, çocuklarınıza, ailenize, çevrenize ve dostlarınıza iletiniz.
Ve görün Türkçe, "Okutturdum" kelimesi Farsça 27 kelimeyle bile söylenemiyor. O zaman Türkçe'ye bu ihanet niye??????
Artik Atalarımızın Osmanlı'da nasıl bir işkenceye maruz kaldığını görmenizi isterim.
Yaşasın #19Mayıs1919 ve
Anıtkabir / KURGAN RUHU ...
Yeditepe Üniversitesinin Bilge Kralı, Bedrettin Dalan,
Ön Türk Akademisinin konuğu olarak verdiği "Türk Kimliği" konferansının tamamı linkte.
https://t.co/VbPpkRfVeH