Gidecek oyuncuların tespiti yeni sezon kaderini belirleyebilir. Saat 14:00 canlı yayın var Berk Bekgöz YouTube kanalında beklerim.
🤝 #işbirliği | @ScoutWiseAI
https://t.co/j4y4a5YWXl
Geçen sezon Fenerbahçe yediği gollerin %66’sını sağ taraftan yedi ve bu maçların önemli bölümünde Semedo sahadaydı. Bunun yanında bireysel performans açısından bakıldığında, Oosterwolde de yaptığı hatalarla yenilen gollerin %44’ünde etkisi olmuş (geniş alan savunma duruşu,kaptırılan önemli top, hava topu karşılayamama gibi metriklerde) Bu veriler tek başına bir oyuncuyu suçlamak için yeterli olmasa da takımın savunma dinamikleri hakkında önemli ipuçları veriyor.
Hücum tarafında ise Talisca, geçen sezon 30 maçta 19 gol, 4 asist ve 9 yaratılan büyük fırsatla yalnızca skor üretmedi; set hücumlarında da Asensio’ya en fazla destek veren isim oldu. Kritik maçlarda kaçırdığı penaltılar ve beklentinin altında kaldığı anların farkındayım, ancak sezon geneline bakıldığında ortaya çıkan veri bunu gösteriyor.
Merkez kurgusunda ise Guendouzi ve Kante ile oynanan maçlarda Fenerbahçe %66 daha fazla gol fırsatı üretirken, ikili mücadelelerde de %58 daha başarılı oldu. Elbette yeni teknik direktörle birlikte oyun planı, roller ve tercihler değişebilir; futbolda hiçbir şey sabit değildir. Ancak geçen sezonun verilerini tamamen yok saymak da sağlıklı bir yaklaşım olmaz. Tüm transfer ve kadro kararları için değil belki ama bazı tercihler değerlendirilirken geçmiş performansın mutlaka hesaba katılması gerektiğini düşünüyorum. Umarım planlama yapılırken bu veriler de masadadır.
Geçen sezon Fenerbahçe yediği gollerin %66’sını sağ taraftan yedi ve bu maçların önemli bölümünde Semedo sahadaydı. Bunun yanında bireysel performans açısından bakıldığında, Oosterwolde de yaptığı hatalarla yenilen gollerin %44’ünde etkisi olmuş (geniş alan savunma duruşu,kaptırılan önemli top, hava topu karşılayamama gibi metriklerde) Bu veriler tek başına bir oyuncuyu suçlamak için yeterli olmasa da takımın savunma dinamikleri hakkında önemli ipuçları veriyor.
Hücum tarafında ise Talisca, geçen sezon 30 maçta 19 gol, 4 asist ve 9 yaratılan büyük fırsatla yalnızca skor üretmedi; set hücumlarında da Asensio’ya en fazla destek veren isim oldu. Kritik maçlarda kaçırdığı penaltılar ve beklentinin altında kaldığı anların farkındayım, ancak sezon geneline bakıldığında ortaya çıkan veri bunu gösteriyor.
Merkez kurgusunda ise Guendouzi ve Kante ile oynanan maçlarda Fenerbahçe %66 daha fazla gol fırsatı üretirken, ikili mücadelelerde de %58 daha başarılı oldu. Elbette yeni teknik direktörle birlikte oyun planı, roller ve tercihler değişebilir; futbolda hiçbir şey sabit değildir. Ancak geçen sezonun verilerini tamamen yok saymak da sağlıklı bir yaklaşım olmaz. Tüm transfer ve kadro kararları için değil belki ama bazı tercihler değerlendirilirken geçmiş performansın mutlaka hesaba katılması gerektiğini düşünüyorum. Umarım planlama yapılırken bu veriler de masadadır.
Greenwood transferi tamamlandıktan sonra çok fazla olumsuzluk yapmak istemiyorum ama bence asıl mesai şimdi başlıyor.
İsmi geçen Onuachu ve Guirassy’yi, daha önce de konuştuğumuz gibi, çok beğeniyorum. Ancak ikisi de Vedat’la benzer profilde, fizik gücü üzerinden oyun oynayan santrforlar. Fenerbahçe’nin ise sadece mevcut oyunu güçlendirecek değil, gerektiğinde tamamen farklı bir plan sunabilecek profillere ihtiyacı var.
Özellikle olası bir Kerem formsuzluğunda sol tarafta çözüm üretebilecek, aynı zamanda Vedat’ın olmadığı senaryolarda santrfor olarak da oynayabilecek atletik bir sol kanat/forvet profili bence çok daha değerli olur. Böylece takım tek bir oyun planına mahkûm kalmaz.
Diğer önemli konu ise yabancı kontenjanı. Israrla Fred ve Oosterwolde’nin takımda kalacağı yönünde haberler görüyorum. Eğer ikisi de kalırsa kontenjan planlaması ciddi anlamda zorlaşacak. Üstelik bu durum, hazırlık maçlarındaki birkaç iyi performansı gerekçe göstererek geçen sezon yaşanan sorunları görmezden gelmek anlamına gelir. Bu da hem formsuzluğu ödüllendirmek hem de daha yüksek kaliteye ulaşma ihtimalini azaltmak demek.
Bir de Semedo’nun kalması yönünde haberler görünce soru işaretlerim daha da artıyor. Bu yüzden Greenwood transferine rağmen çok yükselmiş değilim. Benim için asıl belirleyici olan bundan sonraki planlama olacak. Her gün farklı bir iddia ortaya atılması da doğal olarak beni biraz tedirgin ediyor.
Berk Bekgöz ile Scouting'den Maç Analizine Eğitim Programı 9 Ağustos'ta Futball, culture. Academia'da başlıyor!
@BerkBekgoz
Scouting, bir oyuncuyu izlemekten ibaret değildir; bir kulübün geleceğini bugünden okuma disiplinidir. Maç analizi ise sahada olup biteni karara dönüştüren zihinsel bir süreçtir.
Bu program, iki disiplini aynı bakışın iki evresi olarak ele alıyor: Oyuncuyu tanımak ve oyunu çözmek.
Beş modülde neler var?
▸Scout ve scouting nedir, scouting ekolleri ▸Kulüplerin scout birimine, scoutların kulüplere bakışı ▸Scoutların transfer stratejisindeki rolü ve oyun sistemi kurulumu
▸Maç analizi: Takımların pozisyon alma kabiliyetleri ▸Rakip analizi: Zafiyet tespiti ve oyuncu rollerinin okunması
Eğitim Takvimi
9 Ağustos / 20.00 - 23.00
10 Ağustos / 20.00 - 22.00
16 Ağustos / 19.00 - 23.00
Toplam 9 saat - Online canlı
Katılımcı Avantajları
▸Ders kayıtlarına 30 gün erişim
▸Özel iletişim grubuna katılım
▸Katılım sertifikası
İndirimler (birleştirilebilir):
↳ Erken kayıt - %20 (1 Ağustos'a kadar)
↳ Academia mezunu - %10
Detaylı bilgi ve kayıt için:
+90 540 517 93 00 (WhatsApp)
Formasyon ezberleyen değil; oyunu okuyan, yorumlayan ve özgün analiz üreten bir bakış için.
Futball, culture. Academia
Futbolu düşünenler için.
Scouting’e ilgi duyuyor, maç analizlerini daha derin okumak ve profesyonel bir bakış açısı kazanmak istiyorsan sana güzel bir haberim var.
Academia ile hazırladığımız “Scouting’den Maç Analizine Eğitim Programı” başlıyor.
Bu programda sadece oyuncu izlemeyi değil;
• Scout ve scouting kavramlarını
• Kulüplerin scout bakış açısını
• Transfer stratejisi oluşturmayı
• Maç analizinin temel prensiplerini
• Rakip analizi ve zafiyet tespitini
uygulamalı örneklerle birlikte işleyeceğiz.
Toplam 5 modül, 9 saat online eğitim ve program sonunda Academia sertifikası sizleri bekliyor.
📅 Eğitim Tarihleri: 9-10-16 Ağustos 2026
🕗 Saat: 20.00
Futbolu sadece izleyen değil, okuyan ve yorumlayan bir bakış açısı kazanmak isteyen herkesi bekliyorum.
Başvuru: +90 540 517 93 00
Kulübümüzün 4 yıllık anlaşmaya vardığı yeni transferimiz İngiliz futbolcu Mason Greenwood, Profesyonel Futbol A Takımımızın çalışmalarına katılmak üzere yarın İstanbul’a gelecektir.
Mason Greenwood’u ve ailesini taşıyan uçak, yarın saat 16.50’de İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali’ne iniş yapacaktır.
Fenerbahçe taraftarının ve kamuoyunun bilgisine sunarız.
🇪🇸 Yayında da bahsettiğim gibi; İspanyol basınında turnuva başlamadan önce Luis de la Fuente’nin “hemen en yüksek vitese çıkmayacağız, turnuva ilerledikçe ritmimizi artıracağız” şeklinde bir yaklaşımı konuşuluyordu. Turnuva boyunca sahaya yansıyan da tam olarak buydu. İspanya birçok maçta oyunu kontrol ederek, enerjisini doğru dağıtarak ilerledi ve fiziksel zirvesini finale sakladı. En fazla efor vermesi gereken maçta ise hem taktiksel hem de fiziksel olarak turnuvanın en üst seviyesine çıktı.
Şu ana kadar yalnızca 1 gol yemelerinin temel nedeni de buydu. İspanya yıllardır sahip olduğu 10+ pas sekanslarıyla rakibi ikinci bölgeye hapseden yerleşik oyun kültürünü yine kusursuz uyguladı. Topa o kadar uzun süre sahip olup oyunu rakip yarı sahaya yerleştiriyorlar ki, rakip takım top kazansa bile geçiş yapacak alan ve zamanı bulamıyor. Bu artık tek maçlık bir plan değil; yıllardır inşa edilen İspanyol milli takım ekolünün en önemli parçası.
Maç özelinde ise en dikkat çeken noktalardan biri, turnuva boyunca beklenen seviyeye çıkamayan Lamine Yamal & Pedro Porro kanadının ilk kez bu kadar etkili işlemesiydi. İspanya normalde hücum ağırlığını Baena - Cucurella tarafına yığan bir takım görüntüsü verirken, finalde tamamen ters bir plan uyguladı. Hedef doğrudan Lucas Digne’nin savunma zaaflarını kullanmaktı. Bu tercihle birlikte Barcola sürekli geriye koşmak zorunda kaldı ve Fransa’nın geçiş tehditlerinden biri daha başlamadan törpülendi.
Deschamps da kendi alışkanlığının dışına çıkmak zorunda kaldı. Turnuva boyunca Doue ve Barcola arasında sürekli rotasyon yaparak fiziksel tazelik sağlayan Fransız teknik adam, finalde bu dengeyi bozunca hem savunmada hem de pres organizasyonunda ekstra problemler yaşadı. İspanya özellikle sağ kanatta oluşturduğu sayısal üstünlüklerle Fransa’nın sol tarafını sürekli karar vermeye zorladı.
Pozisyon haritaları da bunu net şekilde doğruluyor. İspanya’nın ortalama yerleşiminde Pedro Porro’nun neredeyse kanat oyuncusu gibi yükseldiği, Yamal’ın ise çizgiye basmak yerine iç koridora yaklaşarak üçgenler oluşturduğu görülüyor. Bu sayede Porro dış koridoru kullanırken Yamal içte pas bağlantısı kurdu ve Fransa’nın savunma bloğu sürekli yatay genişlemek zorunda kaldı.
Öte yandan İspanya’nın oyununda dikkat çeken başka bir denge daha vardı. Eğer bir kanattan bindirmeler üzerine hücum kuruyorlarsa, diğer tarafta tamamen teknik pas oyununa dönüyorlar. Yani aynı anda iki kanatta da aynı profili kullanmıyorlar. Bir taraf genişlik ve koşu tehdidi üretirken, diğer taraf kısa paslarla oyunu sakinleştiriyor. Kadro profilleri buna çok uygun; teknik kalite çok yüksek ama aynı zamanda pozisyon bilgisi kuvvetli, fiziksel olarak disiplinli oyuncular sayesinde iki farklı oyunu aynı anda oynayabiliyorlar.
Merkezde ise De la Fuente’nin en büyük hamlesi rol değişimleriydi. Kağıt üzerinde santrfor görünen Oyarzabal sürekli geriye gelip bağlantı oyuncusuna dönüştü; adeta bir 9.5 gibi oynadı. Buna karşılık Dani Olmo ceza sahasına yaptığı koşularla zaman zaman gerçek santrfor rolünü üstlendi. Ortalama pozisyon haritasında da Olmo’nun ileri yerleşimi, Oyarzabal’ın ise merkeze ve pas istasyonlarına yaklaşması bunu doğruluyor. Fransa’nın stoperleri sürekli “kiminle çıkacağız?” ikilemine sürüklendi; orta saha oyuncuları ise Olmo’nun koşularını takip etmekte gecikti.
Sonuç olarak final sadece teknik kaliteyle değil, turnuva boyunca planlanan fiziksel yüklemenin de kazanıldığı bir maç oldu. De la Fuente takımı erken zirveye çıkarmadı; en kritik gecede hem fiziksel hem taktiksel olarak en güçlü versiyonunu sahaya sürdü. Sağ kanattaki plan değişikliği, Digne’nin hedef alınması, Olmo-Oyarzabal rol değişimi ve topa sahip olarak Fransa’yı ikinci bölgede boğan pas oyunu birleşince İspanya finali tamamen kontrol eden taraf oldu. Bu yüzden 2-0’lık skor sadece maçın sonucu değil, turnuva boyunca adım adım inşa edilen planın doğal karşılığıydı. Fransa için büyük hayal kırıklığı..
Greenwood’u aldıktan sonra bek profili nasıl olmalı? Kontenjan ile mücadele tespitleri..
🤝 #işbirliği | @ScoutWiseAI
Tamamı Berk Bekgöz YouTube’da 👇
https://t.co/4YklZOunif
🗣️ Berk Bekgöz: "Lionel Messi'nin mevcut performansının en az şampiyonluk kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Dünya Kupası'nı iki kez kazanmış sayılması gerektiğine inanıyorum! Arjantin, bir önceki Dünya Kupası'na kıyasla çok daha fazla zorlanıyor ve mucizeye ihtiyaç duyuyor. Messi ise aradan geçen dört yıla rağmen inanılmaz işler yapmaya devam ediyor!"
🎥 https://t.co/rGqMqkIzrb
🤝 #İşbirliği | @Dreame_Turkiye
🇦🇷 Bu sefer sadece yeteneğin zaferi de��il taktiksel bir zafer geldi, Messi için oynayanların takımının teknik direktörü olan Scaloni için..
İngiltere maça çok agresif bir ön alan baskısıyla başladı. James, Kane, Bellingham ve Anderson bire bir eşleşmelerle Arjantin’in kısa pas oyununu kesmeye çalıştı. Ama Scaloni’nin ekibi panik yapmadı.
Arjantin baskıyı iki yolla kırdı. Birincisi, Enzo Fernández ve Mac Allister’ın sürekli yer değiştirerek baskı gölgesinden çıkması. İkincisi ise Molina ile Simeone’nin sağ koridorda oluşturduğu genişlik sayesinde İngiltere’nin kompakt yapısını bozması.
İngiltere merkezde çok adamla baskı kurarken kenarlarda boşluk vermeye başladı. Arjantin de özellikle üçüncü adam koşularını ve yön değiştiren pasları kullanarak baskının arkasına yerleşti. Baskı bir kez kırıldıktan sonra İngiltere savunması geriye koşmak zorunda kaldı ve maçın kontrolü Arjantin’e geçti.
Messi yine oyunun temposunu belirleyen isimdi. Sürekli çizgi ile yarı alan arasında topla buluşarak Rice ve Stones’un karar vermesini zorlaştırdı. Enzo’nun bağlantıları ve Mac Allister’ın dikey koşuları da Arjantin’in hücum sürekliliğini sağladı.
İngiltere’nin ön alan baskısı ilk bölüm dışında sürdürülebilir olmadı. Arjantin baskıya teknik kalite, doğru konumlanma ve sabırlı pas oyunuyla cevap verdi. Maçın kırılma noktası da tam olarak buydu: İngiltere’nin güçlü başladığı plan, Arjantin’in baskıyı sistemli şekilde aşmasıyla etkisini kaybetti ve kontrol tamamen Arjantin’e geçti.
Kadro önümüzde, planlamada son durum? Yeni haberler ve yeni analizler…
🤝 #işbirliği | @ScoutWiseAI
ŞİMDİ CANLI BERK BEKGÖZ YOUTUBE 👇
https://t.co/w4fnPnr3gG
Fenerbahçe Greenwood transferinden sonra nereye hamle yapacak? Kanat forvet? Santrfor? Bek? Stoper?
🤝 #işbirliği | @ScoutWiseAI
Şimdi Berk Bekgöz YouTube kanalında CANLI 👇
https://t.co/w4fnPnr3gG