Bugün ne olacak?
Tedbirler kalktı, yatırımcı korkuyla çekim emri verdi. Dolar yükseliyor, altın düşüyor, borsa belirsiz. Büyük paraları götürenler kim, şimdi ne yapıyor? Piyasa Arap saçı; herkes her şeyin içinde, kimin ne yaptığı ayıklanmıyor.
#fon#borsa#altın#FatmaBetülSayan
İyilik bir zamanlar haber değildi, insanlığın gereğiydi. Şimdi küçücük bir iyiliğe rastlayınca durup izliyoruz. Asıl düşündüren de bu…
#iyilik#urfa#haber#son#WilliamEst
ŞANLIURFA ÖLMÜŞ AĞLAYANI YOK
https://t.co/eRak8AhZcf
Şanlıurfa en kötü günlerini yaşıyor. Geçmişte tarım ve hayvancılık çok canlıydı. Turizm çok canlıydı. Sınır ticareti hem Irak hem Suriye ile gidiş geliş çok olduğu için çok bereketliydi. İran’ın bile 15 yıl öncesine kadar faydası vardı Urfa’ya. Suriye’deki Hz. Zeynep’in türbesine giden İranlı turistler karayoluyla Urfa’dan geçiyordu.
Güneydoğu Anadolu Projesi’ni (GAP) zaten anlatmaya gerek yok tüm dünya biliyor. Özellikle inşa sürecinde su gibi para akıyordu Ankara’dan. “Ane kalk bir zılgıt çal” denilerek coşkuyla başlatılan o projenin ve zılgıtların yerini şimdi çığlıklar aldı. Sulama kanallarında peş peşe can veren gençlerin anneleri ağıt yakıyor. Bir zamanlar umutla atılan her adım, bugün bir annenin gözyaşında boğuluyor. Bozova’nın bir kısmı ve oradan Karaköprü’ye kadar köyler hala suyun yolunu gözlüyor.
Tarım alanında uğraşanlar bir dokun bin ah işit türünden… Hayvancılık yapanlar çoktan havlu attı. Yumurtayı da, tavuğu da artık şehir merkezine geldiklerinde marketten alır oldular.
Her gün batılı ülkelerden otobüslerle turist gelirdi. Ben çocukluğumda Ucuzluk Pazarında amcamın yanında çeyizci dükkanında çalışırken onların sayesinde İngilizce konuşmayı öğrenmiştim. Hatta gazeteciliğe bile ilk adımımı onların sayesinde atmıştım. Barutçu (Yahudi) Hanını Türkiye Gazetesine haber yapmıştım. Turistler içler acısı halini bir daha görmesin diye.
Şanlıurfa ticaretinin öldüğüne dair olumsuzlukları saymakla bitiremem. Ancak saydığım sektörlerden eski canlılığı yakalayabileceğimiz bir Suriye fırsatı var şu anda. Bunun için kentte bir seferberlik ruhu gerekiyor. Seferberlik ruhu için de kentin otoritesinin kenti harekete geçirmesi gerekiyor.
İşte bunca acı tabloya en ağırını ekleyeyim…
Kentte siyasi otorite yok!
Çok eleştirdiğim Faruk Çelik gittiğinden beri kentte bir otorite yok. Bu yüzden kentte bir başı boşluk var. Bunu gelişigüzel altyapı kazılarından, her bir kurumun ayrı cumhuriyet gibi davranmasından, vekillerin ayrı ayrı hareket etmesinden vs dahi anlamak mümkün.
Örnek vermekten usandığımız Gaziantep’i bir kez daha zikretmek istiyorum. Suriye pastasından büyük payı kapabilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Emevi Camii’nin halısını döşemekten şehirlerarası yollarına şerit çekmeye, fuarlar düzenlemekten Suriye’ye seferler düzenlemeye varıncaya kadar… Fatma Şahin’in son hamlesi akıllara ziyan. Şehirlerarası yolculuk yapanların en muzdarip olduğu Suriye’deki yollarda aydınlatma olmadığı gibi şeritlerin de olmamasıydı ve Fatma Şahin şeritleri çekti. Halep’te iki gün kaldı. Kodlarını çözüyor, gönüllerini fethediyor. O heyette giden bizim Urfalı bir vekil de öylece izliyor onu orada. Gelip kentte, haydi biz de silkelenelim, biz de bir şeyler yapalım demiyor. Demek aklına gelmiyor belki de.
Akıllarının ucundan geçmediğinden emin olduğum bir husus daha eklemek istiyorum… Neden Akçakale veya Ceylanpınar sınır kapısı aktif hale getirilmiyor? Sınırın karşısında Kürtler mi var? Biz talep edelim bırakalım bunu Ankara düşünsün. Hazır Ankara ile Kürt hareketinin öncüleri arasında da su sızmazken…
KAMUOYUNA DUYURU
Bugün, 17.04.2026 tarihinde Siverek ilçesinde bir okulda yaşanan olaya ilişkin yürütülen soru��turma kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Yetim��in ifadesine atıfla bazı iddiaların kamuoyuna bir milletvekili eliyle yansıtıldığı görülmektedir.
Bu çerçevede, Mahmut Tanal tarafından yapılan sosyal medya paylaşımında; söz konusu haberin kaynağı olarak Gazete İpekyol ve Ajans Urfa'nın gösterildiği ve bu doğrultuda müvekkilimiz İpekyol Medya Grubu'nun dolaylı biçimde töhmet altında bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle açıkça ifade etmek gerekir ki:
Müvekkilimiz Gazete İpekyol/Ajans Urfa’nın, bahse konu olayla ilgili olarak gerçeğe aykırı, doğrulanmamış veya kamuoyunu yanıltıcı herhangi bir haber üretimi ya da yayımı söz konusu değildir. Haberin kaynağı ve dolaşıma girme biçimi konusunda yapılan bu yönlendirme, maddi gerçeği yansıtmamakta olup kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşımaktadır.
Bir kişinin sorgudayken, suç isnadından kurtulmak için her türlü beyanı vermesi bir dereceye kadar tahammül edilebilecek bir durumdur. Ancak bu iddianın gerçek ve mutlak doğru olarak kabul edilerek milletvekili zırhının ardına geçip kamuoyuna servis edilmesinin hiçbir hukuki izahı yoktur.
Kaldı ki bu konunun ardında nasıl bir yönlendirme olduğu ise çok yönlü araştırılması gereken bir husustur.
Kamuoyunda güvenilirliği ile bilinen bir basın kuruluşunun, somut dayanağı bulunmayan bir iddia ile ilişkilendirilmesi; -Basın meslek ilkelerine, -Hukukun temel prensiplerine, -Kişilik haklarının korunmasına açıkça aykırıdır.
Sayın Mahmut Tanal tarafından yapılan bu paylaşım; -Gerçeğe aykırı bilgi yayma, -Kişilik haklarını zedeleme, -Kurumsal itibarı hedef alma niteliğinde olup, hukuki sorumluluk doğurabilecek mahiyettedir.
Bu kapsamda; sürece ilişkin olarak suç duyurusu ve tazminat davası işlemelerinin başlatılacağını, ayrıca konunun TBMM Başkanlığı ve ilgili etik kurumları nezdine taşınacağını belirterek, bu tip detaylı araştırma yapmadan, her söyleneni yaymayı “hak arama” veya “milletvekilliği sananlara” itibar edilmemesi gerektiğini hatırlatırız.
Bu vesileyle tutuklanan meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, ailesine ve medya kuruluşuna kavuşmasını temenni ediyoruz.
İpekyol Medya Grubu
Yönetim Kurulu
@TBMMGenelKurulu @NumanKurtulmus @Akingurlek_ @mustafaciftcitr @eczozgurozel @MTanal @ProfDrDusak @bybekirbozdag
İpekyol Medya olarak, doğruluğunu teyit etmediğimiz hiçbir haberi; ne ilk olmak, ne tek geçmek, ne de etkileşim uğruna yayınlamayız.
Bizim için hız değil, gerçek esastır. Çünkü medyada en büyük sermaye güvendir ve bu değeri riske atmayız.
Bugün bazı sosyal medya kullanıcıları ve etkileşimle var olmaya çalışan yapılar, içerik üretmeden önce bizim yayınlayıp yayınlamadığımızı kontrol etme ihtiyacı hissediyor. Bize uyanlar karlı çıkıyor, uymayanlar uymadığı gibi sıkışınca bizi kaynak göstermeye kalkışıyor. Ancak ortada ne belge vardır ne de kanıt.
Bizim adımızı kullanmak kolay; ama bizim gibi doğrulamak cesaret ister.
İpekyol Medya için haber, yarış değil sorumluluktur. Güven ise tartışmaya açık değil, vazgeçilmezdir. Ülkemizin geçmiş olduğu bu hassas süreçte ne demek istediğimizin daha iyi anlaşılacağını umuyoruz.
Allah, sabredenlerin ve doğruların yardımcısıdır.
“Bu görüntü sana tanıdık geliyor mu?
Ama çoğu kişi bunun ne anlama geldiğini bilmiyor…
Urfa’da bu kapılar bir sırrı anlatır.”
#şanlıurfa#IranWar#Türkiye#keşfet#hacılar
@bayrakmedya Gidip hasarlı araba alırsan bide üstüne exper yaptırmıyorsan Suç kimin sence.. Urfa’da en baba arabalar alıp satılır. Hataydan da araba alınır mı Alınır Gidersin Ümran’a veya Pilot’a paraya kıyarsın tertemiz arabanı alıp gelirsin.