SESSİZ ÇOĞUNLUK ÜST ÜSTE 12. DEFA
"EĞİTİM BİR SEN" DEDİ.
Her bir üyemizi sayı olarak değil gönül olarak sahiplenmek, derdiyle dertlenmek, mali ve özlük hakları ve memleketimiz özelinde afet sonrası barınma, ulaşım, sağlık, eğitim vb. sorunları çözümü mücadele mücadele etmek
Eğitim Bir Sen olarak bizi yücelten sessiz çoğunluğun sorumluluğunu omuzlamak ve daima sahada olmak...
Her bir sorun için çalışma metodu belirlemek ve çalışma metodumuzun olumlu sonuçlarını elde etmek...
Nihayetinde emeğimizin, yaptığımız çalışmanın takdir edildiğini görmek ve tercih edilmek...
Dile kolay... Hatay'da Eğitim Çalışmaları tarafında üst üste 12. defa bu gurura layık görülmek...
Bu başarı elbette bireysel olarak elde edilebilecek bir başarı da değil. Tüm yönetim birimlerimizle beraber bir adanmışlık ruhu içerisinde hareket etmek, yorulmadan, yılmadan yola devam etmek. İnanmadığınız bir davada bu kadar uzun yıllar zirvede kalamazsınız
Yetkili sendikaların belirlendiği her 15 Mayıs' ı bayram çoşkusuyla kutlamak...
Ama şımarmadan, artan sorumluluğumuzu unutmadan umutla yeni hedeflere odaklanmak...
Eğitim Bir Sen olarak; Hatay'da geçen yıl 10 ilçemizde bizleri yetkilendiren, bu yıl bizlere güvenini pekiştirerek 11 ilçemizde yetki veren ve temsil sorumluluğunu emanet eden; üye sayımızı 7.383 iken bu yıl 7.481'e yükselterek ikinci sendika ile aramızdaki farkı 1.365'e çıkaran güçlü teşkilatımız, eğitim çalışanlarımıza aslında şu mesajları verdi: -Eğitim Bir Sen gücünü üyesi ile kurduğu güçlü bağdan alır.
-Üyesi günün hangi saatinde ararsa arasın her zaman sendikası yanındadır.
-Her zaman öğretmenler odasına girebileceği özgüveni ve söyleyeceği sözü vardır.
-Kendisine iletilen her soruna çözüm bulma tecrübesi, inancı ve gücü vardır.
-Sorunları dile getirdiği kadar çözüm önerilerini de dile getirebilecek kapasitesi vardır.
-Ayrım yapmadan herkesin yardımına koşacak merhameti, vicdanı, adaleti ve sendikal ahlakı vardır.
-İnsafsızca yapılan saldırılara karşı edebi ve dik duruşu, iftiralara karşı söyleyecek sözü vardır
Her yıl 9 ay uyuyup yetkiye 3 ay kala uyananlara verecek dersi vardır.
-Sendika ödeneğini üyesine layık görmeyip promosyonu üyesine çok gören ama üyesi tepki gösterince bir hafta sonra promosyon dağıtanlar gibi değil; üyesinin ödentisini üyesine hakkıyla hediye edecek nezaketi düşüncesi vardır.
Eğitim Bir Sen' alın teri ve imzasının bulunduğu kazanımlara sahip çıkma kolayıcılığına kaçıp emek hırsızlığı yapanlara söyleyecek sözü vardır.
-Sendikal mücadeleyi doğru zeminde yaparak üyenin gönlüne girmeyi deneme yerine kolaycılığa kaçıp Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk taraftarlığı ve karşıtlığı üzerinenden üye kazanamayacağını öğreten sendikadır Eğitim Bir Sen.
Noel , Cadılar Bayramı gibi milletimizin değerleri ile örtüşmeyen etkinliklere sesini çıkarmayanların hatta teşvik edenlerin Koro halinde Ramazan etkinliklerine karşı çıkmalarına engel olandır Eğitim Bir Sen.
-Her mutabakat dönemi geldiğinde Genel Başkanımızın afaki rakamlarla, kendilerince şişirilmiş maaşı üzerinden yalanlarla algı yapılarak üye kazanmaya çalışan ancak Genel Başkanımıza ait gösterdiğimiz maaş bordrosunu okuduklarında bile yüzleri kızarmayan sendikamsı yapılara pabuç bırakmayandır.
-Emeğine, alın terine leke sürülmesine müsaade etmeyen, üyeleriyle kenetlenmiş dik duruşlu teşkilattır.
Eğitim çalışanlarımız bu mesajlarının yanı sıra diğer sendikamsı yapılara da aslında çok anlamlı uyarılarda bulundu.
-Bu akılla, bu mantıkla istediğiniz kadar yolunuza devam etmeye çalışsanız da başarılı olamayacaksınız.
-Ne Hatay'da ne de Türkiye'de sessiz çoğunluk sizin yalanlarınıza inanmıyor. Siz yalan söyledikçe küçülürken; Eğitim Bir Sen dürüst ve ahlaklı sendikacılığıyla büyümeye devam ediyor.
-Siz yalan söyledikçe Hatay'da yetkiyi alamayacağınız gibi Türkiye'de de yetkiyi alamayacaksınız.
-Siz yalan söyledikçe az da olsa elinizde olan illerde de yetkiyi kaybedeceksiniz.
-
Yöntem Değiştirmeye. Yaklaşımı Geliştirmeye İhtiyaç Var !
Dört ve sekiz yılı dolan eğitim yöneticilerine Milli Eğitim Akademisi tarafından verilen eğitimler illerde icra edilmeye başlandı.
Tokat’ta eğitimlerin gerçekleştirildiği 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek eğitim yöneticisi arkadaşlarımızla ile hasbıhal ettim.
Bayram haftasını erkene almaya, uzak mesafelerden toplamak yerine online eğitim ile uzağı yakın kılmaya ihtiyaç var.
Milli Eğitim Akademisi yöneticilerinin ilk haftayı değerlendireceğine ve serzenişleri görmezden gelmeyeceğine inanıyorum.
***Pazartesi'den Pazartesi'ye****
▪︎▪︎▪︎AİLEDE PİŞER OKULA DÜŞER!▪︎▪︎▪︎
Üniversitede bir hocamızın, çocuğun eğitimini, anne ile babanın evlilik sürecine kadar götürdüğünü duyunca, abarttığını düşünmüştüm. Çok haklıymış, hocamız aslında bize, ailenin hangi dinamikler üzerine kurulduğunu sorgulayıp, eğitimde ailenin rolünü anlatıyormuş.
Bugün ortada okulun aileye, ailenin de okula atarak kendini sorumluluktan kurtaramayacağı kadar ciddi bir problemimiz var. Bozulan ailenin ürettiği problem okula taşındı. Şimdi el ele verip çözüm üretme zamanıdır.
Aile planlaması ile başlayıp; dizilerle, reklamlarla, ders kitaplarındaki görsellerle, fonlanmış kampanyalarla idealize edilen modern aile yapısında artık anne baba otoritesi yok. Bugün okulda öğretmenler, bir yandan alabildiğine şımartılmış, kuralsız yaşamaya alıştırılmış diğer yandan yerlerine kedi ve köpeklerin konulmaya çalışıldığı çocukları, veli zorbalığına rağmen, kurallı bir hayata hazırlamaya çalışıyor.
Bugünün velilerine yakın zamana kadar; “Ben çocuğumla arkadaş gibiyim, onunla her şeyi konuşabiliyorum.” dedirtenler; artık, “Çocuğun cinsiyetine sen karışamazsın, cinsiyetine o kendisi karar verir.” diye yasa çıkarabiliyorlar.
Oysa bizim toplumumuzda, okuma yazma dahi bilmeyen anneler, gözleriyle, bakışlarına sinen sevgi, saygı, merhamet ve disiplinle çocuklarını eğitirdi. “Yemeğe oturduğunda ilk başlayan sen olma, yemeğini herkesten hızlıca yiyip bitirme, çiğnerken ağzını açma, aç olsan bile açlığını kimseye hissettirme, büyüklerin yanında az konuş, onlara yer ver…”
Ailenin dengesini bozanların okulu görmezden geldiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ailede çocuğu şımartıp anne ve babanın otoritesini yok edenler, okulda da öğretmenin otoritesini, saygınlığını “öğrenci merkezli eğitim” diyerek yok etti.
Yıllar içinde meydana gelen bu vahim tabloya çözüm üretmesi gereken eğitim üst yöneticileri, karar vericiler, politika geliştirenler, beş yıllık kalkınma planları yapanlar, teşkilat yapısını değiştirenler, öğretmenin saçını keserim diyenler, vizyon belgesi hazırlayanlar ise uygulamaları ile tablonun daha da ağırlaşmasına sebep oldular.
Bugün velilerin okul ve öğretmen üzerinde kurduğu tahakküm, sınıfa kadar uzanan veli zorbalığına dönüştü. Okulu veliden, öğretmeni veli ve öğrenciden koruyabilme problemi olan eğitim sistemi ile dijital çağın elimizden aldığı, zehirlediği çocuklarımızı eğitmeye, hayata hazırlamaya çalışıyoruz.
Okullarımızda üzücü olayların yaşandığı, ailenin çözüldüğü, sapkın akımların kol gezdiği, her türlü bağımlılığın zirve yaptığı bir dönemde biz öğretmeni korumak ve işini yapabilmesi için uygun ortam sağlayabilmek adına CİMER kaldırılsın, randevu sistemi geliştirilsin, disiplin yönetmeliği düzenlensin aşamasına takılıp kaldık, bir adım öteye geçemedik.
İhtiyacımız olan radikal adımlardır. Yapmayın, etmeyin aşaması geride kalmıştır. Cezaların artırılmasına, sınıf seviyesinin altında kalan başarısız öğrencileri alt sınıflarda ayıklayan ve onlara uygun seçenekler sunan eğitim sistemine, dijital ortamı sert önlemlerle kontrol etmeye, sapkın dernekleri kapatmaya ve annelerimizin eğitim yöntemlerinden esinlenen yeni bir eğitim yaklaşımına ihtiyacımız vardır.
Talat YAVUZ
Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri
[email protected]
KAMUOYUNU YANILTMAYA YÖNELİK İDDİALARA NET CEVAP
Algı operasyonlarıyla, asılsız iddialarla ve karalama kampanyalarıyla yıllardır emeğin mücadelesini hedef alanlar; bir kez daha kamuoyunu yanıltmaya çalıştı.
Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın ve oğlu hakkında ortaya atılan; “TOKİ arazisinde villa projesi”iddialarını Genel Başkan Ali Yalçın TV100 ekranlarında cevapladı.
Belgelerle, net ifadelerle ve şeffaf bir duruşla ortaya konulan gerçekler; iddiaların nasıl bir iftira zincirine dönüştürüldüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Sosyal konut arazisi üzerinden anlatılan senaryoların gerçekle ilgisi yoktur.
Hakikatin yerine algıyı, belgenin yerine dedikoduyu koyan anlayış; sendikal mücadeleyi yıpratmayı, emeğin sesini kısmayı hedeflemektedir.
Ancak Memur-Sen; iftiralara teslim olmayan duruşuyla, şeffaflığıyla ve milletin vicdanındaki yeriyle yoluna devam etmektedir.
Çünkü gerçekler eninde sonunda ortaya çıkar.
@_aliyalcin_@tv100@aktaserdogan@barisyarkadas@hasanozturke@aytuncerkin1907@canozcelik_
🔴Bu Hafta Okullarda Derslere Ara Verilsin!
Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli.
Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık.
Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir
KAHROLSUN EMPERYALİZM, KAHROLSUN SİYONİZM!
İsrail’in, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar; bölgesel barışı, uluslararası hukuku ve insanlığın ortak vicdanını hedef almaktadır. Sivillerin, yerleşim alanlarının ve eğitim kurumlarının hedef alınması hiçbir gerekçeyle izah edilemez.
Ramazan ayının manevi atmosferinde masum insanların hayatını kaybetmesi, özellikle çocukların bombalar altında can vermesi kabul edilemez bir insanlık dramıdır. Güvenlik söylemiyle yürütülen bu saldırılar, hukuki ve ahlaki meşruiyetten yoksundur.
Memur-Sen olarak; sivilleri hedef alan her türlü saldırıyı reddediyor, bölgemizi istikrarsızlaştıran müdahalelere karşı ilkesel duruşumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Mazlumların yanında, hukukun ve adaletin safında yer almaya devam edeceğiz.
Ortadoğu’nun yeni çatışma senaryolarına sürüklenmesine izin verilmemelidir. Kalıcı barış; güç dayatmasıyla değil, adalet ve diyalogla mümkündür.
Zulüm sürdürülebilir değildir.
Adalet eninde sonunda galip gelecek, Ortadoğu’yu ateşe veren zorbalık düzeni çökecektir!
🌑https://t.co/KecA5D5rzn
HATAY'DA ÖĞRETMENLER ODASININ
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NDAN
BEKLENTİLERİ
1-Öğretmen ihtiyacı olan İllere(Doğu ve Güneydoğu ve öğretmen açığı çok olan illere) Kadrolu Sözleşmeli ayrımı yapılmadan, süre şartı aranmaksızın gitmek isteyenlere tayin hakkı verilmesi.
2-1 Eylül 2026 da kadroya geçecek olan sözleşmelilere mazeret tayin hakkı göreve başladıkları tarih değil atandıkları tarih baz alınarak başvuru hakkı verilmesi
3-Görev yaptıkları illerde Norm kadro fazlası olan sözleşmeli öğretmenler eşinin bulunduğu ilden başka bir ile verilmesinin önüne geçilmesi (Hem eşinden hem de çalıştığı İlden ayrılması mağduriyeti katlıyor)
4-Proje Okullarının öğretmen ihtiyaçları ilana çıkılarak öncelikli olarak kapatılması.Onlardan boşalan yerlere norm kadro fazlası olan sözleşmeli ve kadrolu öğretmenlerin istekleri göz önüne alınarak puan üstünlüğüne göre atamalarının yapılması.(Re'sen atanan ya da norm fazlası olan öğtetmenlerin önemli bir kısmı bu yolla eritilmiş olur.)
5-Deprem Bölgesi Eğitim çalışanlarının hizmet bölgesi ve hizmet puanlarının 3ün/ 4 -5 ve 6'sı olarak şimdi geçerli olan durumda bırakılarak 2027 Eylül'e kadar uzatılması.
Bugün oynanan Galatasaray–Samsunspor karşılaşmasının son dakikalarında yaşanan ve tüm kamuoyunun açık biçimde gördüğü penaltı pozisyonunun, hem sahadaki hakem hem de VAR tarafından değerlendirilmemiş olması, Türk futbolu adına ciddi bir soru işaretidir.
Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar hakem tartışmalarının içine girmemeyi, odağımızı sahaya ve oyuna vermeyi özellikle tercih ettik. Ancak bu tercihimiz, açık hataların görmezden gelinmesini kabullendiğimiz anlamına gelmez.
Hakemlerin ve VAR’ın standardının, ligin kaderini doğrudan etkileyen bu denli belirleyici anlarda dahi sağlanamaması; sadece bir kulübün değil, Türk futbolunun tamamının problemidir.
Bizim tek beklentimiz, herkes için adil, şeffaf ve eşit uygulanan bir yönetim anlayışıdır.
Fenerbahçe, hiç kimsenin lehine ayrıcalık istemez; ama kimsenin de aleyhine oluşabilecek bir düzenin parçası olmayı kabul etmez.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve ilgili kurullarının bu konuda acil bir açıklama yapması, yaşanan pozisyonun gerekçesini kamuoyuna şeffaf biçimde sunması Türk futbolu adına zorunluluktur.
Fenerbahçe Spor Kulübü, rekabetin saha içinde kazanıldığı bir lig için gereken her adımın takipçisi olacaktır.
Memura hakkı olan iyileştirmeyi yapsaydınız;
Sadece Memur değil Memurla birlikte
Esnaf kazanacaktı,
Köylü kazanacaktı,
Sanayici kazanacaktı,
Turizmci kazanacaktı.Siz de kazanacaktınız.
Değirmene su gelmiş olacaktı.Ülkemiz kazanacaktı.
Maalesef yapmadınız,yapamadınız.
#AslaKabulEtmiyoruz