İnanılmaz rezil bir siyasete maruz kalıyoruz! İktidar eliyle yargı şantaj yapar hale gelmiş,tutuklular kendini kurtarmak adına hayatını kaybeden insanlara iftira atacak kadar iğrençleşmiş…Türk Milleti bunları haketmiyor ….
Diyorlar ki "bugüne kadar Erdoğan'ı yenecek bir lider çıkmadı."
Tarihe iyi bakın!
📍2014'te Yılmaz Büyükerşen çıkacaktı, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu çıkardı.
📍2018'de tüm anketlerde Meral Akşener önde görünüyordu.
Muharrem İnce'nin de kazanma şansı vardı bekledi, seçime 50 gün kala açıkladı, kendi koltuğunu kurtardı, Erdoğan'a seçimi verdi İnce'yi bitirdi.
📍2023'de Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu, her ikisi de tüm araştırmalarda önde görünüyordu.
Altılı masada oyun kurdu, Akşener'i uyuttu, SIFIR milletvekili çıkaracak dört partiye 39 milletvekili verdi, (aslında seçilebilecek sıradan 75)
kendisini aday yaptı.
📍Erdoğan'ın iktidar ömrünü uzatan Kemal Kılıçdaroğlu'dur.
📌 An itibarıyla tablo çok net:
🔹 Tamamına yakınını kendi belirlediğin milletvekillerinin %85’i Özgür Özel’in yanında.
🔹 Birkaç isim dışında tamamı senin listenden seçilen Parti Meclisi’nin çoğunluğu Özgür Özel’i destekliyor.
🔹 Tamamı senin genel başkanlığın döneminde seçilmiş delegelerin ezici çoğunluğu Özgür Özel’in arkasında duruyor.
🔹 Partinin 2 milyona yakın üyesi firesiz biçimde Özgür Özel’i sahipleniyor.
🔹 CHP seçmeni bütün gücüyle ve iradesiyle Özgür Özel’in yanında duruyor.
❗ “Senin dönemindeki delegelerle yeniden seçime gidelim” deniyor, kabul etmiyorsun.
❗ “O zaman tüm parti üyeleri oy kullansın, üyeler karar versin” deniyor, buna da hayır diyorsun.
📍Yani partinin tepeden tırnağa tüm organları; vekiliyle, PM’siyle, delegesiyle, üyesiyle, seçmeniyle sana “sandığa git” seni istemiyoruz diyor…
Sen ise seçimden kaçıyorsun.
❓ O zaman insanlar sana; “AKP aparatı”, “işbirlikçi”, “düşkün”, “hain” demeyecek de ne diyecek?
Şu artık net bir gerçek: 2002 - 2019 arası AKP ülkeyi SIFIR muhalefet ile dikensiz gül bahçesi gibi yönetmiş. Ne zaman ki Ekrem İmamoğlu tırnaklarını geçirip, çalınan İBB seçimlerini o gece geri döndürdü, 17 yıllık sefahat dönemi bitti. Baykal ve KK ekibi 17 yılımızı çaldı.
Fatih Altaylı:
"İki gündür yollardayım.
Öyle böyle 1000 kilometreden fazla yol yaptım. Dura dura. Kah bir benzincide, kah bir köftecide, kah saptığım bir Anadolu ilçesinin kahvesinde.
Benim burada edemediğim küfürleri millet, halk, seçmen, adına ne derseniz deyin, vatandaş öyle güzel, öyle sunturlu bir şekilde ediyor ki inanamazsınız. Öyle “Ha” ile başlayan basitini değil hem de. Okkalısını. CHP’lisi de, AK Partilisi de, sağcısı da, solcusu da…
Palavradan anketler ne söylüyor bilemem ama dillerin ne söylediğini kulağımla duyuyorum.
Pek çoğunun elinde cep telefonu, benim 1 yıl hatta 2 yıl önce yaptığım bazı konuşmaları gösterip, “Abi, o gün sana kızdık ama haklıymışsın” diyenler, “Az bile demişsin” diyenler o kadar çok ki!
CHP’nin başına yasal olmayan bir yargı kararıyla çöreklenenler, moda tabiriyle “çökenler” halkın çaresizliğine güveniyorlar. “Dün tıpış tıpış verdiler, bugün de …. …. verecekler” diye düşünüyor, umuyorlar.
“CHP’den çıkan partiler yaşamıyor.” Atatürk’ün adına hürmeten CHP’ye de hürmetimiz var elbet ama bu tez hiç geçerli değil. Ecevit’in kurduğu DSP cikletten mi çıktı, yoksa CHP’den mi! CHP iktidar olamadı ama DSP oldu. CHP 2024 seçimleri öncesinde hiç 1. parti olamadı ama DSP oldu. Yani oluyor.
Zaten ben uzun zamandır şunu söylüyorum, “AK Parti olmasa Kılıçdaroğlu CHP’si barajı bile geçemezdi” diye. CHP’ye oy veren seçmenin büyük bölümü Kılıçdaroğlu’nun partiye doldurdukları ile aynı sofraya bile oturmazdı.
Bugün artık durum daha da vahim. Kılıçdaroğlu’nun bir aparat olduğu iyiden iyiye ayyuka çıktı. Keşke AK Parti’nin aparatı olsa, AK Parti bildik bir parti. Onur Öymen kitabında daha vahim bir şey söylemişti vaktinde. Artık bence de öyle.
Şimdi seçmenin önüne bir seçenek getirilebilir. Özgür Özel yarın yeni bir parti kursa CHP’nin kifayetsiz muhterisi, Türk siyasetinin aparatı barajı bile geçecek oyu alamaz.
Olur mu demeyin.
Bu CHP’nin baraj altı kalmışlığı vardır yeter ki seçenek olsun."
Genel Merkezimizdeki iğrenç araç görüntülerinden sonra iki kelam etmek farz oldu:
-İki araç da partinin parasıyla alınmıştır, faturaları mevcuttur.
-Araçlardan biri 2022 yılında Kılıçdaroğlu tarafından alınmış ve kullanılmıştır. O aracı oraya koyanlar bunu bilmeyecek kadar cehalet sahibidir.
-Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Erdoğan Toprak, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır.
-Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Kılıçdaroğlu ve ekibi keşke dünkü cevvaliyeti 2017 referandumunda YSK’nın mühürsüz oyları kabul ettiğinde gösterseydi. Göstermediler çünkü o zaman kaybedilen ülkeydi, dün ise koltuk!
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
Şimdi anladık mı Kılıçdaroğlu'nun niye dün konuştuğunu.
Demek ki mutlak butlan kararı çıkacağını da biliyormuş.
Hiç utanmadan gelip o koltuğa oturur mu?
Emin olun oturur.
Kifayetsiz muhterisler topluluğu...