15 TEMMUZ RAPORU RESMEN ÇÖPE GİTMİŞ!
📄 Sayın @NumanKurtulmus, soru önergeme verdiğiniz cevabı burada kamuoyuna gösteriyorum. Sunduğunuz mazeretler, yaşanan skandalı daha da büyütüyor!
📍Bu yıl 5. kez düzenlenen Strazburg Adalet Yürüyüşü etkinliği, devam ediyor.
Katılımcılar duygu ve düşüncelerini paylaştı: " Elimizden gelen bu. Bu etkinliği yapmak farz."
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
Sahi solcular NATO toplantısı nedeniyle tutuklanırken "en büyük NATO karşıtı" @Dogu_Perincek ve Öncü Gençliğine neden dokunulmuyor? Yoksa siz çakma NATO karşıtı mısınız, ne iş @ilkeryucell vd zottirikler?
- Şu grubun içinde bir terörist varsa o da benim!
- Slogan atmayı bile bilmiyorsunuz! Sizden terörist merörist olmaz!
@hilalnesin
Adaletİçin SesVer
https://t.co/QZAxZJJfwB
Nasılsın @hilal_kaplan ? 'Cemaat'e karşı çok merhametli gidiliyor' diye dert yanıyordun.
Bak bir cenaze daha geldi. Tatmin ediyor mu seni yapılan zulümler ?
Mutlu musun, duvara bir çizik daha attın mı ?
BeyazSandalyeDe İnfaz
#MustafaKabakçıoğlu
15 Temmuz'da yurt dışındaydım ve kendi arabamla Türkiye'ye döndüm.
Hasta ve yatalak pozisyonda olduğum dönemde polisler geldi.
Ertesi gün yarım saatlik bir ameliyatım olmasına rağmen, savcı 'ben anlamam getirin' dedi.
https://t.co/tWThxj1xID
AİHM’in önünde 5. Adalet Yürüşündeyiz.
Tüm mazlumlar mağdurlar için buradayız.
Dualarımız sloganlarımız dünyadaki tüm zulümlerin bitmesi için.
Canlı yayını izlemek için:
https://t.co/N3gUiuRmqG
Hukuksuzluğu iliklerine kadar yaşamış bir aktivistin sözleri:
“Ailem paramparça oldu. Biri Senegal’de, biri Almanya’da, biri Fransa’da. Abim ve yeğenim hapiste. Allah bizleri bu zulümden kurtarsın. İnşallah bu son yürüyüş son olur.”
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
15 Temmuz'da Akıncı Nizamiye'de hayatını kaybeden sivillerin otopsisine göre hepsi enseden tek kurşunla vurulmuş.
Dahası 15 Temmuz akşamı şehit olan bazı sivillerden TSK envanterinde olmayan mermiler çıktı.
aslında @sedat_peker in anlattığı olaylar mahkeme dosyalarında var
5. Strazburg Adalet Buluşması'na video mesaj gönderen Avrupa Parlamentosu Almanya Üyesi Daniel Freund:
"Türkiye, Avrupa insan hakları sisteminin bir parçasıdır. AİHM'in kararlarına saygı göstermek tercihe bağlı değildir, bir zorunluluktur. Bu durum Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılma hedefini de baltalıyor. Adalet olmadan demokrasi olmaz."
#AYMninAİHMsınavı
https://t.co/NTAYSNpYwr
5. Strazburg Adalet Buluşması'na video mesaj gönderen Avrupa Parlamentosu Belçika Üyesi Kathleen Van Brempt:
“Sevgili Türkiye halkı, protestonuz önemlidir, çünkü dünyaya neler yaşandığını göstermek zorundayız. Zira sessizlik yalnızca otokratların işine yarar. Buna izin veremeyiz. Birleşmeliyiz. Bugün size mesajım şu olsun: Sizi görüyoruz, sesinizi duyuyoruz ve yanınızda olacağız.”
#AYMninAİHMsınavı
https://t.co/NTAYSNpYwr
"KARANLIK BİR HÜCREYE KAPATILDIM, İŞKENCE ODASINA GÖTÜRÜLMEKLE TEHDİT EDİLDİM"
Bugünün en etkiliyici konuşmalarınan birini, ev hanımı Gurbet Karabağ yaptı. Lütfen dinleyin, okuyun.
"2017 yılının Mart ayında, Afyonkarahisar’da bir ev hanımıyken, henüz 40 günlük olan küçücük bebeğimle gözaltına alındım. Emniyette bana ağır psikolojik baskılar yapılarak ifadem alındı. En vahşisi ise kucağımdaki kundaklı yavrum üzerinden yapılan tehditlerdi. Polisler sürekli "Seni içeri atarız, çocuğunu ancak 12 yaşında görürsün!' diye bağırdılar. Onur incitici hakaretler ettiler. Bir anne için daha kırkı çıkmamış evladıyla sınanmak, ölümden daha zordu.
Daha sonra, pandemi döneminde tutuklanarak Afyon Cezaevi’ne gönderildim. Kapıda bizi karşılayan ilk şey, insan onurunu ayaklar altına alan çıplak arama uygulaması oldu. Ardından, ağır suçluların cezalandırıldığı tek kişilik, karanlık bir hücreye kapatıldım. Duvarlarına insan pislikleri sürülmüş, elektriği olmayan, tuvaleti kokan o hücrede 75 gün kaldım
Yan hücrelerdeki adli suçluların sürekli ettiği hakaret ve küfürlere, demir parmaklıklardan bile daha ağır geliyordu. Bir kadın ve bir anne olarak cezaevi yönetimine dilekçe yazıp sadece daha insani bir ortam talep ettim. Ertesi gün başgardiyan hücre kapımı açtı; dilekçemi buruşturup yüzüme fırlattı. Bana bağırarak, "Bir daha böyle bir dilekçe yazarsan seni yumuşak odaya (işkence odasına) alırım, akıllı ol!' diyerek tehdit etti.
Tam bu çıkmazın içindeyken, beni savunması gereken kendi avukatım bile üzerimde yoğun bir psikolojik baskı kurdu. İsim vermem ve 'etkin pişmanlık' yasasından yararlanmam için beni sürekli sıkıştırıyordu. Ben ise suçsuz olduğumu biliyordum ve bunu kabul etmeyeceğimi açıkça ifade ediyordum. Hem gardiyanın tehdidi hem de avukatımın bu itirafçılık baskısı arasında kendimi tamamen yalnız, çaresiz ve dipsiz bir kuyuda hissettim. Defalarca ölümü diledim.
İşte tam o karanlıkta, yan hücreden bir ses yükseldi: "Sen kimsin?" Kendimi tanıttığımda, bir ablamız, "Biz seni çok uzun zamandır arıyoruz. Gurbet, sana ulaşmaya çalışıyorduk, hakkını helal et" dedi.
O sesi duymak o birkaç cümleyi duymak, o pis ve karanlık hücreyi benim için bir anda cennete çevirdi. neden biliyor musunuz? Çünkü emniyette ifadem alınırken sürekli herkes gidip kurtardı kendini olan senin gibi gariplere oldu demişlerdi. O an yalnız olmadığımı, dışarıda birilerinin benim için çabaladığını ve dua ettiğini hissetmek bana yeniden yaşama gücü verdi.
Bugün burada bu acıları anlatmamın tek bir sebebi var: Türkiye’de hâlâ aynı pis hücrelerde bu zulmü yaşayan, unutulmamayı bekleyen binlerce insan var. Biz bu zorlukları göğüslediysek, içeridekilerin sesi olmak zorundayız. Gelin içeridekileri de dışarıdakileri de yalnız bırakmayalım, yaralarımızı birlikte saralım. Çünkü biz birlikte güçlüyüz!"
Adaletİçin SesVer
https://t.co/er9cgGOq6U
Lafı eğip bükmenin, etrafından dolaşmanın bir anlamı yok.
Bu bir soykırım sürecidir.
Bu fotoğraflardaki insanların masumiyetinden şüphesi olan var mı ?