📍İstanbul, Mersin, Dersim, İzmir, Muğla, Adana, Antalya, Ankara…
Kadınlar olarak Türkiye’nin dört bir yanında "Mücadelelerimizle kazandığımız hiçbir hakkın elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz.Kadın,LGBTİ+,halk düşmanı 11.Yargı Paketi’nin karşısında birlikte duracağız” dedik.
Kadınları evliliğe ve ekonomik bağımlılığa mahkum eden, ev içi emeği görmezden gelen, genelgeçer cinsiyet normlarına uymayı zorunlu kılan 12. Yargı Paketi'ne itiraz ediyoruz.
BUGÜN SAAT 17:00'da Beşiktaş’ta İskele Meydanı’ndayız.
Kadınları evliliğe ve ekonomik bağımlılığa mahkum eden, ev içi emeği görmezden gelen, genelgeçer cinsiyet normlarına uymayı zorunlu kılan 12. Yargı Paketi'ne itiraz ediyoruz.
Gasp edilmek istenen haklarımıza sahip çıkmak için ülkenin dört bir yanında sokaktayız, bir aradayız!
Kadınları evliliğe ve ekonomik bağımlılığa mahkum eden, ev içi emeği görmezden gelen, genelgeçer cinsiyet normlarına uymayı zorunlu kılan 12. Yargı Paketi'ne itiraz ediyoruz.
13 Haziran Cumartesi 17:00'da Beşiktaş’ta İskele Meydanı’ndayız.
Yıllarca birlikte mücadele ettiğimiz, eylem örgütlediğimiz SKM'li ve ÖGK'lı arkadaşlarımız 5 aydır uydurma gerekçelerle tutsak ediliyor.
10 Haziran Çarşamba saat 10.00'da ilk duruşması görülecek olan Tanya ile yan yana olmak için İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde olacağız.
3 Şubat'ta sosyalistlere dönük gerçekleştirilen siyasi kırım operasyonunda tutsak edilen yol arkadaşlarımızdan Dilara Su Kalpak'ın ilk duruşması 21 Mayıs, saat 10.30'da Çağlayan Adliyesi'nde görülecek.
Bütün kadınları dayanışmaya ve ‘Dilara İçin Özgürlük’ demeye davet ediyoruz!
3 Şubat'ta devrimci sosyalistlere dönük gerçekleştirilen siyasi kırım operasyonunda tutsak edilen Genel Meclis Üyemiz Dilara Su Kalpak'ın ilk duruşması 21 Mayıs, saat 10.30'da Çağlayan Adliyesi'nde görülecek.
Kadın özgürlük mücadelemiz engellenemez, Dilara'ya özgürlük!
Yardımcı Değil, Ev İşçisiyiz! Ev İşçilerinin Mesleki Standartları: Emeğe Saygı şiarıyla gerçekleştireceğimiz 4.Genel Kurulumuza bütün kadınları bekliyoruz.
Açıklamamız sloganlarla sona erdi.
Eylem boyunca katledilen kadınların adlarını tek tek andık.
İsimlerini taşıdık, seslerini büyüttük. Mücadelemiz sürecek!
Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor!
Hakikat açığa çıkana, kaybedilen kadınların akıbeti ortaya çıkana, failler hesap verene ve devlette arkası güçlü olanın suç işleyebildiği bu düzen yıkılana kadar mücadele etmekten, sormaktan ve birbirimizin sesini büyütmekten vazgeçmeyeceğiz.
Kadınlar Birlikte Güçlü
Gülistan Doku ne yazık ki tek değil. Biz bugün burada “Gülistan Doku nerede” derken başka pek çok kadına, çocuğa da “ne oldu?” diye sormaya devam ediyoruz.
Artık Yeter!
Rojin Kabaiş’e --- ne oldu?
Rojwelat Kızmaz’a --- ne oldu?
Rabia Naz’a --- ne oldu?
Nadira Kadirova’ya --- ne oldu?
Yeldana Kaharman’a --- ne oldu?
Hande Kader’e --- ne oldu?
İpek Er’e --- ne oldu?
Feleknaz Keskin’e --- ne oldu?
İlayda Zorlu’ya --- ne oldu?
Bu öyle bir düzen ki, valinin oğlu öldürüyor. Koruma polisi gömüyor. Başhekim hastane kaydını siliyor. Vali üstünü örtüyor. Bu kamu görevlileri, kadınların şiddete uğradığında sözde koruma emri için başvurması gereken kamu görevlileri. Soruyoruz: Bizi sizden kim koruyacak?
Galata Köprüsüsünün Karaköy tarafında buluştuk. Birazdan yürüyüşümüz başlayacak!
Altı yıldır “Nerede?” diye sorduğumuz Gülistan Doku’dan başlayarak, kaybedilen tüm kadınların akıbetini sormak için sokaklardayız!