Metehan'ın askeri bir tatbikat esnasında, at binmesini beğenip, “Çağırın yanıma gelsin” diye buyruk verdiği binicinin, genç bekar bir kız olduğu anlaşılınca..
KIZIN; "Töre mi değişmiştir ki hatunlar er kişilerin ayağına gidecektir?“ çıkışı üzerine, Metehan'ın kızın ayağına gitmesi, kadına verilen değerin en üst düzey göstergesidir, Türk'ün asaletinin tecellisidir. 🇹🇷
Bu hikaye, öz benliğini yitiren, kadının üç adım geriden gelmesini isteyen arrap sevicilere ders niteliğindedir…
“Tomris Hatun’u tanıyalım!
Dünya tarihine ilk damga vuran, ilk kahraman kadın “Türk” hükümdar; Tomris Handır! Türklerin ilk kadın Hakanı. Tarihte bilinen, Dünya’nın da ilk kadın hükümdarı olarak kabul edilir. M.Ö 7. Yüzyılda yaşadığı sanılan Saka (İskitler) Türklerinin kağanı. Saka – Türk Devleti’nin başbuğudur. Yunanlılar ona, “Leydi Origana” derler.Kendisi Türkleri birleştirip Turan birliğini kuran ve Turan kağanı olan Alp Er Tunga’nın torunudur.”Ali Alper Çetin, Tomris Han’ımızı anlattıktan sonra yazısının devamında Tomris Han’ın o muhteşem savaş hikâyesini de anlatıyor;
“İran’ın başında o zamanlar kana susamış, çok can almış, cani bir kral varmış, Kiros…İran orduları, Saka Türkleriyle birkaç kere savaşmış onları yenmişler…İran hükümdarı Kiros, doğuya doğru gitmiş. Batı Türkistan’ın bir bölümünü ele geçirmiş. Kiros, sinsi ve hain biriymiş. Gözü Tomris Katun’un topraklarındaymış. O zamana kadar kalleşçe, birçok oyunlar yaparak çok can aldığı bu topraklarda, şimdi de sinsi bir planla almak istiyormuş.Tomris Katun’a evlenme teklif etmiş. Haber göndermiş. Evlenelim demiş. Tabii evlendiği takdirde; Tomris Katun’un tüm toprakları ona kalacak, çok uzun yıllardır baş edemedikleri düşmanları ile baş etmiş, hatta birde onların başına geçmiş olacakmış.
Bu tabii onun planı…
Tomris Katun böyle bir teklifi hemen reddetmiş.
İran Hükümdarı Kiros, aldığı red cevabından sonra Tomris Katun’a savaş açmış.
Çok kanlı şekilde savaşlar başlamış.Kiros sadece askerleri ile değil, eğittiği çok vahşi köpeklerle savaşa girmiş.
Tomris Katun’un savaşçılarının başında oğlu Başşad Barsgan Tiğin (Persler onu Spargapies diye adlandırır.) varmış.Kiros, Tomris Han’ın oğlu Barsgan Tiğin’i sinsi bir oyunla tuzağa düşürmüş.
Barsgan, Kiros’un eline esir düşmüş.Savaş, İran Hükümdarının zaferi ile bitince Tomris Katun’un oğlu bunu kaldıramamış ve intihar etmiş.
Tomris Katun bu acı olaydan sonra deliye dönmüş. Çok üzülmüş, bir o kadar da kinlenmiş.
Tomris Katun, inanılmaz planlarla sabahı zor etmiş. Sabah savaş kaldığı yerden devam etmiş.
O dönemlerde Türkler:Ok atmakta, at binmekte, kılıç kullanmakta, savaş arabalarını kullanmakta çok iyilermiş.
Tomris Katun, savaşı bizzat yönetmiş.Akıl oyunları, karşı tarafın gittikçe güçsüzleşmesine sebep oluyormuş.
Sonunda Kiros yenilmiş. Üstelik bunu canıyla ödemiş.
Türk askerleri, onun cansız bedenini Tomris Katun’a getirmişler. Tomris Katun, kimsenin beklemediği bir şey yapmış, onun kafasını, kılıcı ile gövdesinden ayırmış. Kan dolu bir fıçının içine elindeki kafayı atmış Bağırmış.
Onun sesi yerde, gökte çınlamış.
‘Hayatında kan içmeye doymamışsın. Şimdi kana kana iç!’”
Kaynak: Yağmur Ozan Özben'in kaleminden "Türklerde Kadın"
Göktürk Devleti Parası, HAN ve HATUN.. Başlarının üzerinde YILDIZ ve AY İkonografisi. 7. Yüzyıl
Türkler bu paraları basarken Arap'lar çölde kadın "dövüyorlardı."