rabbim bana heves ver. ibadet hevesi, ders calisma hevesi, ögrenme hevesi, anın tadını çıkarma hevesi, yeni kisiler tanima hevesi, her anlamda bana afiyetli heves ver.
Meryem Suresi’ndeki en derin ders şudur: ‘Bazen yok olmak isteyeceğin kadar yalnız ve çaresiz hissedebilirsin; ama Allah’a sığınmak, en karanlık anları bile aşmanın tek yoludur.’
Allah'ım Hani diyorlar ya 1+1 evim olsun başka bir şey istemiyorum Vallahi Allah'ım ben böyle bir şey istiyorum manzaralı sen onlara bakma Allah'ım onların ruhu fakir. 😁
Tahminimce Bozkurt'ların zengin aile dostu ve akrabası avukatlar dışında Adıyamanlı tanımayan İstanbullu avukat, dün mahkemede olayı:
"Siz, biz" "Kıbrıs'ta 74'de şehit verdik" "Mahkeme çalışanı Adıyamanlıların da depremde akrabaları öldü" "Siz Adıyamanlılar burada öldünüz, 8,639 kişi öldü" gibi argümanlarla bizi kışkırtmaya, kendi aklınca olayı milliyetçiliğe, siz-biz ayırımına çekmeye çalışması Bozkurt'ların savunma ifadelerinden bile aciz bir durumdu.
Yani aslında mahkemeye diyor ki siz binlerce kişi öldünüz de, 35 kişi için uğraşan Kıbrıslılara mı kaldı adalet. Çok üzüntülüysen Adıyaman halkı için, ücretsiz alsana binlerce Adıyamanlı'dan birinin davasını? Bizim avukatlarımız gibi mesela? Senin tercihin belli, geçeceksin bu ajitasyonları.
Ayrıca o mahkeme çalışanları ile hiç konuşmadığın o kadar belli ki... Ben sana söyleyeyim ne diyorlar bize akrabalarını depremde kaybeden mahkeme çalışanları: "İnşallah kazanırsınız da bize de cesaret gelir, inşallah kazanırsınız da bizim halk da gözünü açar hakkını arar, inşallah kazanırsınız da katiller cezasını çeker."
72 kişi öldürüldü o otelde. Hadi diyelim ki 35'i "biziz" ve senin gözünde önemsiziz, diğer 37'sini de tamamen görmezden geliyorsun bunları söylerken.
Sosyal medya olmasa, Bozkurt'ların serbest kalacağını da itiraf ediyor arada. Çok şikayetçi sosyal medyadan, kendisi kullanmıyormuş ama çocukları kullanıyormuş, onlar gösteriyormuş kendisine yazılanları. Çocukların bunu da okutsun sana, onların da tuttuğun taraf için çok üzüldüklerine o kadar eminim ki...
Haziran'da görüşürüz avukat bey, belki Eylül Ekim'de, belki 2025 2026'da. Ama hep görüşeceğiz avukat bey...
Benim sosyal medyayı takip edebilecek bir çocuğum kalmadı ama biz senin çocuğun da bir gün ayni kaderi yaşamasın diye sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Saygılar avukat bey...
#isiasortakdavamız