Dört duvar arasında yükselen bu ses, aslında en saf özgürlük şarkısı. 23 Nisan’ı annesinin gölgesinde bir bayram umuduyla bekleyen tüm çocuklar için... O kapıdan çıkıp gökyüzüne kucak açacağımız günleri hayal ediyoruz.
TümÇocukların 23Nisanı
Önümde dört seçenek vardı: Ya göç edecektim, ya Türkiye’de cezaevine girip hapse mahkûm olacaktım, ya Meriç Nehri’ni geçmeye çalışırken hayatımı kaybetme ihtimaliyle yüzleşecektim ya da en iyi senaryo olarak Meriç’i sağ salim geçip kendime yeni bir hayat kuracaktım.
Şükür ki en iyi ihtimal olan dördüncü seçenek gerçekleşti. Bugün geriye dönüp baktığımda, görüşme sırasında görevliye tam olarak bunları söylediğimi hatırlıyorum. Bu video da bana o anı yeniden anımsattı.
İlginç olan ise şu ki, bu cümleleri o görüşmede dile getirmeden önce onları kendime bile hiç bu kadar açık ifade etmemiştim. O an, bu sözlerle birlikte uzun zamandır içimde bastırdığım birçok duygunun farkına vardım ve hepsi bir anda gün yüzüne çıktı…
Mustafa Böğürce’nin söylediği gibi, Türkiye’de artık bir “Fethullahçılığa bağlama hastalığı” var.
Her krizde, her yolsuzluk iddiasında, her siyasi çıkmazda aynı cümleler:
“Dış güçler yaptı”, “Fethullahçılar çevremi sardı.”
Sanki bütün yanlışların tek açıklaması buymuş gibi…
Ne zaman hırsızlık ortaya çıksa F…, ne zaman bir yolsuzluk konuşulsa F…
Evet, herkes biliyor ki en masum olanlar (!) tam da bu cümleleri en yüksek sesle kuranlar. Şüpheler büyüdükçe mazeretler de büyüyor; sorumluluk almak yerine hazır bir suçlu gösteriliyor.
Mustafa Böğürce’nin işaret ettiği “Fethullahçılığa bağlama hastalığı” tam da budur: Her tartışmada aynı ezbere sığınmak, gerçekleri değiştirmez; sadece hesap vermesi gerekenlere zaman kazandırır. Şimdilik.
Önümde dört seçenek vardı: Ya göç edecektim, ya Türkiye’de cezaevine girip hapse mahkûm olacaktım, ya Meriç Nehri’ni geçmeye çalışırken hayatımı kaybetme ihtimaliyle yüzleşecektim ya da en iyi senaryo olarak Meriç’i sağ salim geçip kendime yeni bir hayat kuracaktım.
Şükür ki en iyi ihtimal olan dördüncü seçenek gerçekleşti. Bugün geriye dönüp baktığımda, görüşme sırasında görevliye tam olarak bunları söylediğimi hatırlıyorum. Bu video da bana o anı yeniden anımsattı.
İlginç olan ise şu ki, bu cümleleri o görüşmede dile getirmeden önce onları kendime bile hiç bu kadar açık ifade etmemiştim. O an, bu sözlerle birlikte uzun zamandır içimde bastırdığım birçok duygunun farkına vardım ve hepsi bir anda gün yüzüne çıktı…
Biride Çıkıp Demiyorki:
4 yaşındaki Selman’ın üstün yararı, her türlü işlemin ve kararın önünde gelir. Ağır tedavi gören bir çocuk, mümkün olan her koşulda annesinin şefkatinden mahrum bırakılmamalıdır…
SelmanHasta AnnesiHapiste
Biride Çıkıp Demiyorki:
4 yaşındaki Selman’ın üstün yararı, her türlü işlemin ve kararın önünde gelir. Ağır tedavi gören bir çocuk, mümkün olan her koşulda annesinin şefkatinden mahrum bırakılmamalıdır…
SelmanHasta AnnesiHapiste
Dört yaşındaki bir çocuk, neden annesini yanında göremediğini anlayamaz; sadece özler. Oysa çocuk hakları bize tek bir şey söyler: Her kararda önce çocuğun üstün yararı gözetilmelidir. Bir çocuğun hastalıkla mücadelesini, sevgi ve güven duygusundan mahrum bırakmak sadece bir ayrılık değil, çocukluğun en temel ihtiyacını eksiltmektir.
SelmanHasta AnnesiHapiste
Dört yaşındaki bir çocuk, neden annesini yanında göremediğini anlayamaz; sadece özler. Oysa çocuk hakları bize tek bir şey söyler: Her kararda önce çocuğun üstün yararı gözetilmelidir. Bir çocuğun hastalıkla mücadelesini, sevgi ve güven duygusundan mahrum bırakmak sadece bir ayrılık değil, çocukluğun en temel ihtiyacını eksiltmektir.
SelmanHasta AnnesiHapiste
“Ben çok güçsüzüm… Sadece oğluma güçlü görünmeye çalışıyorum...”
Bu sözler, 10 yıldır evladından koparılan bir asker annesinin sözleri.
Cezaevindeki oğluna umut olmak için dimdik duran bir anne…Demir kapılar kapanınca gözyaşlarına teslim olan bir anne…
Bazı cümleler tartışılmaz; insanın içine sessizce yerleşir. “Sadece oğluma güçlü görünmeye çalışıyorum…” ve ardından kurduğu her cümle öyleydi. Videoyu keserken, bir an için ben de o annenin taşıdığı çaresizliği hissettim. Rabbim hiçbir anneyi evlat hasretiyle, hiçbir evladı da anne özlemiyle sınamasın…
“Ben çok güçsüzüm… Sadece oğluma güçlü görünmeye çalışıyorum...”
Bu sözler, 10 yıldır evladından koparılan bir asker annesinin sözleri.
Cezaevindeki oğluna umut olmak için dimdik duran bir anne…Demir kapılar kapanınca gözyaşlarına teslim olan bir anne…
Girdiği çatışmada yaralanıp 1 ay sonrasında ihraç olup koğuşumuza gelen bir üsteğmen vardı. Çok sıkıntılar çekti. Vatan haini denilmişti. Eşinden ayrılmıştı. Topallıyordu. Eskisi gibi yürüyemeyecekti. Vatan için ölümü bile göze alan yiğit bir insandı. Selam olsun komutanım 🫡