Skandal patlak verdi! Lise diploması yok ama Tıp okuyorlar
Gaziantep Üniversitesi’nde akademi dünyasını sarsan "kayıt borsası" skandalının tüm ayrıntıları ortaya çıktı!
2021-2024 yılları arasında Tıp ve Diş Hekimliği fakültelerine yabancı öğrenci yerleştirmek için aracı firmalarla 20 bin dolarlık kirli bir tezgah kurulduğu belirlendi.
Dosyadaki çarpıcı detaylar:
▪️ Lise diploması olmayan adaylar para karşılığı bölümlere yerleştirildi.
▪️ Matematik dahi bilmeyen öğrenciler Tıp fakültelerine kaydedildi.
▪️ 3 kişilik kontenjanlar usulsüzce 80 kişiye çıkarıldı.
▪️ Yolsuzluğa itiraz eden akademisyenlere mobbing uygulanıp soruşturma açıldı.
Türk milliyetçilerinin sinirlerini felç etmek isteyenler Büyük Türk milletinin cereyanına kapılacaktır. Ayyüce Türkeş Babası Alparslan Türkeş'in mirasını Türk halkı adına korumaya kararlı. Devlet Bahçeli'ye karşı olan bu çıkış takdire şayandır.
Deniz Zeyrek : “Emekli, 10 bin lira ile geçinmeye çalışırken diğer tarafta, 3. köprüyü yapan adamın kasasına hortum çekmişler. Her yıl yaklaşık 1 milyar dolar aktarılıyor. Köprünün maliyeti 2 milyar dolar, ancak biz 15 yıl daha ödemeye devam edeceğiz. Gözleri doymuyor.”
BAHÇELİ NİN. "İMAMOĞLU GÖREVDEN AFFINI İSTESİN " sözüne karşılık muhteşem bir cevap ...
ESKİ İSTANBUL ÜLKÜ OCAKLARI BAŞKANI RECEP ÖZTÜRK'ÜN Bahçeli'ye cevabı;
İyi dersin, güzel dersin, vede hoş dersin emma... Boş Dersin!
O, senin gibi kralın muhafızı filan değil ki, görevden affını istesin.
Son dönemlerde bolca şahit olduğumuz atanan bakanlardan biri değil ki o, affını talep etsin.
Merkez Bankası Başkanı, Tüik Başkanı,Tübitak Başkanı, Yuksek Seçim Kurulu Başkanı da değil ki şeyhinden , hünkârından affını istesin....
İmamoğlu seçilmiş bir Belediye Başkanı. Af isteyeceği yer, İstanbul halkı. Onunda yolu, seçim yâni sandıktır.
SEN NEDEN KENDİ AFFINI İSTEMİYORSUN?
" Affını istesin " dediğin kişi, senin Türkiye genelinde aldığın oydan daha fazla oy almış birisi.
25 yıldır MHP nin başındasın. Hiçbir başarın yok. Neredeyse partiyi bitirdin. Zar zor yürüyorsun, lâkin; görevi bırakmaya hiç mi hiç niyetin yok.
Asıl affını isteyecek olan kişi sensin.
En başta aziz şehitlerimizden.
Sonra da; Türk Milletinden, Türk Milliyetçilerinden, Ülkücülerden...
Sadece affını istemek yetmez!
Af dilemelisin.
Hemde ayaklarına kapanarak bu aziz milletin.
Bilmem af ederler mi ?
İstanbul karla boğuşurken, 25 gün önce organize edilmiş, İmamoğlu'nun İngiliz sefiri ile olan yemekli randevüsünün hesabını soruyorsun.
" Orada ne konuşuldu? Bir protokol tutuldu mu? " diye soruyor.
Aynı soruyu, Yunan Başbakanı ile, Trump'la, Putin'le, Joe Biden'le yaptığı ikili görüşmelerde, neler konuşulduğuna dair hiçbir protokol tutturmayan ağababan'a sorsana. Peki, O'na niye sormuyorsun?
Trabzon mitinginde eline migrofon verilip, anamuhalefet liderine "hain" dedirtilen 9-10 yaşındaki çocuğun bu davranışını ve orada sergilenen sahneyi normal buluyor ve diyorsun ki;
" Bu çocuk bu duruma nasıl geldi? Ona bakmak lâzım. "
Millet İttifakını HDP ve pkk ile irtibatlandırıyorsun.
Ne çabuk unuttun Habur'u, Apo'nun Diyarbakır meydanında okunan mektubunu, Megri Megri okunuşunu,
İhânet sürecini, hendek kazılmalarına karşı iktidarın sessizliğini, Oslo'yu, Dolmabahçe'yi, Apo'nunTrt de okunan mektubunu, Osman Öcalan'la trt de yapılan söyleşiyi ve daha nicelerini...
Ve bütün bu gaflet veya ihanetin sebep olduğu yüzlerce vatan evladının genç yaşta toprağın kara bağrına düşüşünü ne çabuk unuttun!...
Esasen o çocuğu ve bir nesli siz bu hâle getirdiniz!
Sen ve O!...
Sizin o küfürbaz, aşağılayıcı, ötekileştirici, ayrıştırıcı ve bölücü diliniz...
O çocuğun dili, sizin diliniz.
Orada konuşan o değildi, sizdiniz!
Övünün eserinizle ...
Eski İstanbul Ülkü ocakları Başkanı.
Recep ÖZTÜRK.
Sevgili genç kardeşlerim,
9 Eylül pazartesi günü okullarınız açılıyor. Bu sene Milli Eğitim Bakanının “Yeni Müfredat” adı altında uygulayacağı bir ders programınız olacak. Çok eksikleri ve hataları olan bir program.
Hayatta başarılı olmak istiyorsanız sakın bu program çerçevesinde okulda okutulan dersler ile yetinmeyin ve muhakkak evde kitap okuyun.
Sevgili kardeşlerim,
Pazartesi günü okullar Çanakkale’den Gazze’ye Vatan Savunması dersi ile başlayacakmış. Pazartesi 9 Eylül. Türk ordusunun İzmir’e girişinin 102. Yıldön��mü. Tabii, İzmir’in dağlarında çiçekler açmasından hoşlanmayan ve “Keşke Yunan ordusu kazansaydı” diyecek kadar ruhu satılmış bir vatansızı tarihçi kabul eden bir iktidar Türk Ordusu’nun İzmir’e girişini değil çarptılmış bir Çanakkale-Gazze tarihini kutlayamaya çalışacaktır. Evet, Gazze’de İsrail ordusu büyük bir soykırım gerçekleştiriyor. Sizin gibi binlerce çocuk bomba ve kurşunlar ile öldü. 16 bin çocuğun ise kolu veya bacağı koptu. Bu bize gösteriyor ki ülkemiz zayıf olursa aynı saldırıları düşman bize de yapar. Buna izin vermemek için güçlü olmalıyız. Birlik olmalıyız. Sizler iyi bir eğitim alıp, Türkiye’nin güçlü olması için çalışmalısınız.
Sevgili gençler,
Çanakkale’de Araplardan oluşan 2 alay 72. Ve 77. Alaylar savaşmamış, kaçmıştır. Hiç bir komutan bu birliklere güvenmemiştir. İstiklal Savaşımızın en önemli isimlerinden olan Fahrettin Altay Paşa “10 Yıl Savaş ve Sonrası” adlı kitabında Araplardan oluşan 72. Alayın nasıl kaçtığını anlatır.
Gelelim Gazze muharebelerine. Mısır’dan Süveyş kanalına geçerek Sina yarımadasına çıkan İngiliz ordusunu Türk ordusu Sina’da 8 ay süre ile durdurur. Ancak İngiliz ordusu artan insan ve silah/cephane üstünlüğü ile Türk ordusunu Sina’dan geri çekilmeye zorlar. 26 Mart 1917’de 34 bin askerden oluşan İngiliz birlikleri 15 bin askerden oluşan Ahmet Cemal Paşa komutasındaki Türk ordusuna saldırır. Bu saldırı 28 Mart’ta İngilizlerin yenilgisi ile sonuçlanır. 17-19 Nisan’da İngilizler 50 bin asker ile saldırır. 30 bin Türk İngilizleri yine mağlup eder. Üstelik İngilizler hem denizden saldırmalarına hem tank ve kimyasal silahlar ile saldırmalarına rağmen mağlup olurlar. 3. Gazze muharebesi 31 Ekim-7 Kasım 1917 arasında olur. 80 bin İngiliz askeri 30 bin Türk askerine saldırır. 7 Kasım’da Gazze düşer. Allah Gazze’de ve bütün cephelerde şehit düşen, gazi olan askerlerimize rahmet eylesin. Peki, bu muharebeler sırasında Gazzeli Araplar ne yapar. Bir Türk askeri, Mehmet Hüseyin Çavuş yaktığı ağıtta anlatmış. “Gazze’nin meğer kumdan çokmuş kalleşi, Nasıl sırtından vurur insanı din kardeşi, Filistin, Trablusgarp, Yemem illeri, Hangisini kanım ile sulamadım, Gezdim cephe cephe çölleri, Türk’e Türk’ten başka dost bulamadım.”
Evet, Çanakkale’de ve Gazze’de kahraman Türk askeri savaştı. Bunun dışında size anlatılabilecek yalanlara inanmayın. Kazandğımız zaferleri ve yaşadığımız ülkeyi sadece öz dedelerinize borçlusunuz, başka kimseye değil. Ve dedelerinizi ve dedelerinizin ve sizin başkomutanınız olan Mustafa Kemal Atatürk’ü tanıdıkça sizlerde gelecekte büyük işler yapmak için gereken güç ve cesareti içinizde bulacaksınız. Öğretmenlerinizi sayın ve sevin. Sizlerin başarılarınızı kısmanmayacak 3 kişi vardır bu dünyada. Anneniz, babanız ve öğretmeniniz. Hepinize başarılı sağlıklı ve mutlu bir ders yılı diliyorum. @zaferpartisi
Bu bir mezuniyet fotoğrafı,
gözyaşları içinde çektiğim
Çocuklarımın masum bakışları arasında çektiğim,
Çünkü Dayısı ve Dedesi yaşıyor olsaydı
Onlar mutlu olacaktı.
Siz bizden bir can almadınız
Kocaman bir Aile aldınız…
Allah hesabını sorsun
#SinanATESiçinAdalet
#SinanınAteşiHepiniziYakacak