Ara ara Nazan Bekiroğlu'nun bu duâsına tutunuyorum, binlerce âmin diyerek.
"Rabbim çok yorgunum.
Bana bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder.
Üzerime bir iyilik ve güzellik kondur.
Avunmalığım olsun, hiç ummadığım sevinç nasip et.
Lâtifsin, lütfedensin..."
imamı azama nispet edilen bir tesbihat var osmanlı döneminde camilerde sabah ve yatsı namazlarından sonra okunuyormuş, bir cümlesi şöyle "subhane men yerani ve ya'rifu mekani ve yerzükuni ve la yensani"
“Allah, senin O’na yöneldiğini, sadece ona sığındığını ve tevekkül ettiğini ve istediklerini yalnız ondan istediğini görürse, sana istediğin şeyleri ve fazlasını en hayırlı şekilde vereceğinden emin ol.
İstediğin şeyi acilen icabet ederse, sana hem istediğini vermiş, hem dünya ve ahirette hayırlı bir sevap bahşetmiş olur. Eğer acilen icabet etmezse de sana onun yerine daha hayırlısını verecektir. Her iki durumda da kârdasın.”
İbn Kudâme - el-Vasıyye
“Allah’ım! İşlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyadaki işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım ahiretimi kazanmama yardım et! Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkan ver! Kötülüklerden kurtulmamı sağlayacak ölüm nasip et”