İstanbul’un kalbinde, Avrupa’nın dört bir yanından gelecek sporcuları, gençleri ve misafirleri ağırlamamıza 1 yıldan az bir süre kaldı.
İstanbul 2027 Avrupa Oyunları logosu, şehrimizin enerjisini, çeşitliliğini ve ortak geleceğe olan inancını yansıtıyor.
İstanbul’a Avrupa Oyunları çok yakışacak. Şehrimiz, tarihiyle, kültürüyle, dinamizmiyle ve insanlarıyla bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmaya hazır.
Sporun birleştirici gücüne inanıyoruz. İstanbul 2027, farklı ülkelerden insanları dostluk, dayanışma ve barış etrafında buluşturacak unutulmaz bir şölen olacak.
Boğaz’ın iki yakasını birbirine bağlayan köprülerimizde Olimpiyat Halkaları’nı göreceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum.
Tüm İstanbulluları bu heyecana ortak olmaya, Avrupa Oyunları’nı birlikte sahiplenmeye ve şehrimizin bu büyük yolculuğuna destek vermeye davet ediyorum.
Bugün #BabalarGünü.
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin amcamız “ben yoksul olduğum için mi, ben fakir olduğum için mi benim sesimi duymuyorsunuz” diyor!
İnşaatlarda taş taşıyarak Rojin’i okuttu. 1 yıldan fazla olmasına rağmen tek bir gözaltı yok, tek bir tutuklama yok.
Unutmadık, unutmayız: Babalar günün kutlu olsun Nizamettin amca!
1.2 milyar dolar yapım maliyeti olan köprüye 15 milyar dolar Hazine garantisi verenleri kastediyor olmalısın.
Ya da yılda 1 miktar dolar para kesen YSS köprüsü 2023'de devletln olması gerekirken onu 2028'e kadar müteahhide bırakıp 6 milyar dolar karşılıksız kıyak çekenleri kastediyor olmalısın.
11.7 milyar dolar yapım maliyeti olan 17 şehir Hastanesi'ne 95 milyar dolar Hazine garantisini verenleri mi söylüyorsunuz
Böyle 100 milyar dolarlık şaibeli ihale kıyaklarını saymaya devam edelim mi
“Rakibinden korkan” yine dayanamamış 7 yıllık yönetimimizi eleştirmiş.
İstanbul’u yağma, rant ve talan düzeninden kurtarmamız onun için kâbus olmuş.
Bize hapisteyken bile laf yetiştiriyor.
Ulaşım demişken;
yıllardır yatırım planına almadığınız için yapamadığımız Sefaköy - Beylikdüzü Metrosu’nu ve diğerlerini hızlıca imzalayın da işimize taş koymayın.
Gazeteci Alican Uludağ’dan Kemal Kılıçdaroğlu yorumu;
“Kılıçdaroğlu’nun yaptığı koltuk hırsından öte saf kötülük”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV yayınını oturup yeniden izliyorum.
Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının tutuklanmasını resmen iktidardan daha çok savunuyor, operasyonların siyasi olmadığını ifade ediyor. Hatta Akın Gürlek’ten daha çok savunuyor.
Sanki bu operasyonlar bağımsız yargı’nın operasyonuymuş gibi algı yaratıyor. Kendisine savcı rolü biçmiş. İtirafçı ifadelerini bile doğru kabul ediyor.
Bir kişi çıkıp “ben buna para verdim” diyorsa Kılıçdaroğlu için bu yeterli. Arınacağız deyip, belediye başkanlarını peşinen mahkum ediyor.
Ama baktığınızda dosyaları hiç okumamış bile. Hukukçu olmadığını söylüyor ama insanları peşinden mahkum etmesi biliyor. Açıkça belediye başkanlarının rüşvet almadığını ispat etmesini bekliyor. Masumiyet karinesini hiçe sayıyor.
İnsanlar cezaevinde çürütülürken Kılıçdaroğlu’nun yaptığı koltuk hırsından öte saf kötülük.
AKP döneminde hayata geçirilen kılçıksız soygun modeli!
2018-2025 yılları arasında;
AKP’nin 5 yandaş şirkete ait santrallere, üretmedikleri elektrik için, 559 milyon dolar teşvik ödemesi yaptığını tespit ettik.
Bunun adı, devletin kasasını yağmalamaktır!
Lütfen izleyin. Demokratik haklarını kullanan öğretmenler, basın açıklaması yapıyor. Eylemi bitiriyorlar ama hukuksuz şekilde gözaltına alınıyorlar. Bu gözaltılar suçtur.
Milyonluk eşeklerin 30 kelime ile Türkçe konuştuğu yerde İlkin Aydın şakır şakır İngilizce röportaj veriyor. Diğer kızlar da farklı değil. Kendilerini sürekli geliştiriyorlar. Futbolcular da biraz para kazanınca kendini bir halt sanıyor! Gelişim sıfır!
📍Bence bugünün en önemli videosu bu. Cezaevinde bulunan Murat Ongun çok önemli hesaplamalarda bulunmuş. Bu hesaplara göre yakında bir “ERKEN SEÇİM” olabilir!
1– Cumhurbaşkanı Erdoğan, tutan bir planı mutlaka yeniden kullanır. Kazandıran planlardan sapmaz.
2– Peki geçmişin bugünle benzerliği ne? Neden ikiz proje diyorum?
3– Ahmak Davası, İmamoğlu İBB Başkanı seçildikten 30 ay sonra karara bağlandı. Butlan davası da Özgür Özel'in genel başkan seçildiği kurultaydan 30 ay sonra karara bağlandı.
4– Ahmak Davası, eylemden 18 ay sonra açıldı. Butlan davası da 18 ay sonra açıldı.
5– Ahmak Davası'nda direnen hakimin yerine atanan hakimle istenen karar alındı. Butlan davasında da yerel mahkeme kararı istinafta bozularak istenen sonuç alındı.
6– Ahmak Davası ile İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adaylığı engellendi. Butlan davası da Özgür Özel'i korunaksız ve çatısız bırakmak için yapıldı.
7– Her iki davanın kazananları ve kahramanları aynı: Erdoğan ve Kılıçdaroğlu.
8– Kazandıran planla oynamayı seven Erdoğan, Ahmak Davası kararını seçimi 6 ay kala aldırdı. Butlan davasında karardan 6 ay sonrası ise 2026 Kasım'a denk geliyor.
9– Velhasıl gören gözler için 6 ay sonrası için hayli emareler belirmiştir.
10– Seçimlere 6 ay kalmış gibi tüm stratejilerin yapılması gerekir.
11– Seçmen son dakika aday, son dakika parti değişikliği, başka parti listelerine penetreler gibi triklerden hoşlanmaz.
12– Bir de hiçbir akıllı siyasetçi, yargıyla alt ettiği rakibine toparlanması için 20 ay süre tanımaz!
Belli ki Yargıtay karar vermeyecek. Seçime KK CHP’si girecek. Özgür Özel, yeni partiyi bir an önce DUYURMALI!
Bu ülkenin bütün çocukları; korkunun değil umudun,
ayrışmanın değil kardeşliğin,
umutsuzluğun değil adaletin hüküm sürdüğü bir ülkede yaşamayı hak ediyor.
Bugün, evladını düşünen her babanın,
evladına hasret kalan her babanın,
babasını özleyen her evladın Babalar Gününü yürekten kutluyorum.
İyi ki varsınız.
Futboldan anlamam ama insan davranışından anlarım. Voleybolcu kadınlara şampiyonluktan sonra esirgenen desteği, ortada hiçbir başarı yokken futbolculara verenler bu sonucu hazırladı. Devletin de, markaların da, halkın da buradan çıkaracağı ders açık: Önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Davranışbilimin temel kuralı şudur: Ödüllenen davranış devam eder! Türkiye olarak futbolda yıllardır devletiyle, markasıyla, taraftarıyla vasatlığı ödüllendiriyoruz.
Dâhili bedhah kayyım @imamoğlu_arsiv hesabımızı kapattırdı! 15.5 milyonun oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu sansürle silemezsiniz. Milletin kalbine giren bir gecede silinmez! Daha güçlü, "Tam Yol İleri" diyerek buradayız! takip edin, ettirin:@E_imamogluarsiv
Köhnemiş, eskimiş, kaybetmeye alışmış siyaseti geride bıraktık.
Önümüze bakıyoruz.
Bugün bir bankın üstündeyiz ama milletin gönlündeyiz.
Saklayın o bankı.
İktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim, o bankın üstüne bir daha çıkacağım. Milletime sözümdür!
Barış Terkoğlu:
-Size “kurultaya neden gitmiyorsunuz” dicem,siz de bana “tedbir kararı var” diceksiniz. Bu nasıl bir tedbir kararı ki;size disipline sevk hakkı veriyor,size ihraç hakkı veriyor,il başkanlarını görevden alma hakkı veriyor,size atama hakkı veriyor,bir tek kurultay yapamıyorsunuz bu nasıl tedbir?
Kılıçdaroğlu:
-O’nu bilemiyorum,hukukçular otursun tartışsın.
Onu bilmiyorum.
Bunu bilmiyorum.
Görmedim.
Duymadım.
İddianameyi okumadım.
Hukukçu değilim.
Neyi biliyorsun lâ o zaman! bunca bilgisizlikle nasıl yaşıyorsun.