İki ayrı müvekkilimin temyizleri sonuçlandı.
Davalarda temel iddialar evlerde kalma, ev abiliği yapma vs. Her iki davada da tanık beyanlarına göre mahkumiyet hükmü kurulmuştu.
Yargıtay 3. CD Nisan ayında karar vermiş (Yasak kararı öncesi) dosyalardan birini tanıklar huzurda dinlenmemiş diyerek bozdu diğer dosyada da durum aynı olmasına rağmen onu onadı.
Bozma ve onama kararı veren heyetler farklı.
Bu nasıl bir kabustur
Adaletsizlikte dahi eşit olmayan bir düzendir.
Daire bir bütün olarak Anayasanın ve hukukun gereği olan temel ilkeleri müzakere edip belirlememiş mi ?
Aynı dairede her heyet kafasına göre mi karar veriyor ?!
Yüksek yargının bu halini ne ile izah ediyorsunuz ? @TCYargitay
Ah aydınlar... Vah güzelim aydınlar... Can feda sizlere.
Bu topraklarda dünden bugüne aydınların çekmediği çile, görmediği baskı kalmadı.
Sürgünler, hapisler, sansürler, suikastlar... Fikirleriyle topluma ışık tutmaya çalışanlar, o ışığın bedelini ödemek zorunda kaldı.
Tarihimizin sayfalarını çevirdiğimizde hep aynı gerçekle karşılaşıyoruz. Namık Kemâl sürgüne gönderildi. Mehmet Âkif memleketinden uzak yaşadı. Halide Edip yurt dışında yaşamak zorunda kaldı. Nâzım Hikmet hapislerde çürütüldü. Sabahattin Ali hayatının baharında aramızdan koparıldı.
Yalnızca yazarlar ve şâirler değil; Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu ve Bahriye Üçok da düşünceleri nedeniyle hedef alındı ve yaşamdan koparıldı.
Bu isimlerin siyâsîvgörüşleri, hayat tarzları birbirinden farklıydı. Fakat hepsinin ortak bir yanı vardı: Düşünmekten, yazmaktan ve konuşmaktan vazgeçmemek.
Bir toplumun gelişmesi, herkesin aynı şeyi düşünmesiyle değil; farklı fikirlerin özgürce ifade edilebilmesiyle mümkündür. Aydınları susturulan bir toplum, zamanla vicdanını ve hafızasını da kaybeder.
Bugün bize düşen; kişilere göre değil ilkelere göre hareket etmek ve düşünce özgürlüğünü herkes için savunmaktır. Ancak o zaman geçmişin acılarından gerçek bir ders çıkarabiliriz.
"Dünyadaki herkes aynı fikirde olsa ve sadece bir kişi farklı düşünse bile, tüm insanlığın birleşip o tek kişiyi susturma hakkı yoktur. Tıpkı o tek kişinin gücü yetse bile dünyadaki herkesi susturmaya hakkı olmadığı gibi."
John Stuart Mill
Takipsizlik yahut beraat kararı almış #KHK’lıların yanı sıra,
#adilyargılanma hakları çiğnenmiş,
işlendiği sırada yasaların suç saymadığı işlemlerden ceza almış,
şiddetle, darbeyle ilgisi olmamış tüm siyasi hükümlüler
adalet bekliyor.
#AdaletHemenŞimdi@dmkplatformu
#19Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun
Dini ve Milli Bayramlar Coşku içinde kutlanmıyor
KHK Zulmü 10 yıldır Devam ediyor
Takipsizlik kararı alsan da Uygulamıyor
Yargı Kararına Devletin kendisi Uymuyor
#İşimiziGeriİstiyoruz
#KHK’lıların meseleleri Anayasa ve kanunların gözetiminde çözüme kavuşturulmalı; Türkiye, ilan edilecek bir #GenelAf ile yeni ve tam demokratik rotaya girmeli, toplumsal barışımızın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
👇
https://t.co/qqF2GcSSXZ
Genel olarak 15 Temmuz darbe girişiminin çok şaibeli olduğunu, suçsuz günahsız birçok askerin ağır cezalarla mağdur edildiğini söylüyor.
Ben de cezaevlerinde çok sayıda askerden aynı cümleyi duyuyorum: “Ne FETÖ’cüyüm ne darbeciyim ama ağırlaştırılmış müebbet aldım.”
"AİHM kararlarına uymak, Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamak ve İnfaz Yasası'nda bir düzenleme yapmak için neyi bekliyorsunuz?"
@avbulentkaya
Grup Başkanvekili
İstanbul Milletvekili