Mutlak butlan kararı hukuki bir süreç değil;demokratik iradeye, örgütlenme hakkına ve toplumsal mücadeleye yönelik bir müdahalebut bir darbe niteliğindedir.
#ButlanKararı#MutlakButlanaHayır
Mutlak butlan kararı hukuki bir süreç değil;demokratik iradeye, örgütlenme hakkına ve toplumsal mücadeleye yönelik bir müdahalebut bir darbe niteliğindedir.
#ButlanKararı#MutlakButlanaHayır
🟣 Anneler Günü, bakım emeğini görünür kılmak ve kadınların yaşamları üzerindeki tahakküme karşı söz söylemek için de bir gündür.
♀️ Çocuk, yaşlı, hasta, engelli bakımı; ev içi emek ve duygusal emek hâlâ büyük ölçüde kadınların omuzlarına yükleniyor. Üstelik bu emek çoğu zaman ücretsiz, güvencesiz ve kamusal destekten yoksun bırakılıyor.
Bakım, kadınların doğal görevi değildir. Toplumsal yaşamın sürdürülebilmesi için kamusal sorumluluktur. İşte bu yüzden, #EŞİKPlatformu olarak, kreşlerden yaşlı bakım hizmetlerine, sosyal destek mekanizmalarından güvenceli istihdama kadar bakım yükünü kadınların sırtından alan mor, yeşil, kamucu politikaları savunuyoruz.
👉 Oysa iktidar, aile ve nüfus odaklı politikalarla, bakım yükünü yeniden kadınların sırtına yüklemeye çalışıyor, sosyal devlet ilkesini işlevsiz hale getiriyor.
İktidar yalnızca kadınların emeğini değil, yaşam tercihlerini de denetlemek istiyor. Kadınların doğurup doğurmama tercihleri, kaç çocuk doğuracakları, doğurma şekli, kürtaj kararı, kadının irade alanından çıkarılarak politik iradeye teslim edilmek isteniyor.
⚠️ Bakım emeğinin görünür olduğu, paylaşıldığı ve kamusal olarak desteklendiği; kadınların yaşamları üzerindeki tüm kararların kendilerine ait olduğu bir düzen için mücadelemiz sürecek.
Hayatı her gün yeniden üreten, eşitlik, özgürlük için ve ötekileştirmeye karşı mücadele eden, doğursun doğurmasın insana, canlılara, doğaya sevgisini ve emeğini veren, yaşam alanlarını terk etmeyerek direnen, daha iyi bir dünya için buradayım ve varım diyen tüm kadınlara selam olsun.
#AnnelerGünü #BakımEmeği #MorYeşilKamucuPolitikalar
🖌 Grafik Tasarım Gül Gülbahar
28.02-01.03 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen Afetler ve Kadın Politikaları Kurultayı’na Koza Kadın olarak katıldık.
Afetlere feminist perspektiften bakılan kurultayda afetler doğal ama eşitsizlikler asla doğal değil.
Birlikte güçlüyüz
#MorYeşil
@eşik
@afetlerkadın
@kadav
⚠️ DİKKAT ⚠️DİKKAT
🔴 Diyanetin kadınların miras payını yarıya indirmek isteyen yeni cuma hutbesi, bugün en az 90 bin camide, yüzde 99,99’u erkek olan cami cemaatine eşzamanlı olarak okunacak ⁉️
▶️ Açıklamamız https://t.co/l2GsaIJYqN
📢 Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan kadınlara karşı bir hutbe daha, bu kez miras hakkımızı yarıya indirmek istiyorlar
🔴 Diyanet İşleri Başkanlığı 1 Ağustos 2025 tarihinde kadınların kıyafeti konusunda büyük tepkilere ve kadınlara yönelik yeni saldırılara neden olan bir Cuma Hutbesi yayınlamıştı. Bugünkü hutbesinde de kadınların miras hakkına saldırıyor.
🔴 Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 15 Ağustos 2025 tarihli hutbesinde “kul hakkı” kavramının önemi, “Ailede, toplumda ve dünyada yaşanan bütün kötülüklerin temelinde kul hakkı ihlalleri vardır” diyerek; aileyi de katarak vurgulanıyor.
🔴 Kul hakkı için ilk örnek olarak yaşam hakkı ve Gazze verildikten sonra hemen kadınların miras hakkına saldırıya geçiliyor.
‼️Hutbede miras ile ilgili şöyle deniyor: “Karşılıklı rıza olmadan Yüce Rabbimizin koyduğu miras ölçüsünü değiştirmek ilahî adalete aykırıdır. Dolayısıyla kişinin; kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması, kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır.”
🔴 Görüldüğü gibi, hutbede açıkça kadınların eşit miras hakkına itiraz ediliyor. Anayasa’nın 10. ve 41. maddelerindeki eşitlik ilkeleri, Medeni Yasa’nın kadın ve erkek mirasçılar açısından getirdiği mirasta eşitlik ilkesi yok sayılıyor. Erkeklerin yarısı oranında miras payına razı olun deniyor.
‼️Hutbede kadınları eşit miras hakkından vazgeçirmek için kullanılan dil de çok sert ve çok ürkütücü: “Yüce Rabbimizin” emrine, “Allah’ın takdirine” karşı gelmek, “ilahî adalete” karşı çıkmak, erkeklerin kul hakkını girmek…
‼️Siyasi iktidar arabuluculuk sisteminde yapılan hileli, sinsi genişletmelerle tapu işlemlerinde arabuluculuk getirerek kadınların tapulu mallarda eşit miras hakkını yok etmeye çalışırken; Diyanet bunu tüm mirasa yaymak ve kadınların miras hakkını tamamen yarıya indirmek istiyor.
🔴 Diyanet İşleri Başkanlığı doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı anayasal bir kurumdur. Yürürlükteki Anayasaya, yürürlükteki Medeni Yasaya uymak zorundadır. Yayınladığı hutbelerle, fetvalarla kendi kendine Anayasayı, Medeni Yasayı ortadan kaldırmaya, delmeye, değiştirmeye, kadınların eşitlik ve eşit miras hakkını yok etmeye kalkışamaz. Derhal, Anayasa ve yasalara aykırı açıklamalarına bir son vermeli; anayasal ve yasal sınırlarına çekilmelidir.
🔴 Diyanet’in kadınların ve kız çocuklarının en temel haklarını ortadan kaldırmaya çalışan; bu haklarını kullanmak istedikleri taktirde yaşam haklarının ellerinden alınması dahil her türlü şiddete maruz kalmalarına neden olacak bu kışkırtıcı tutumundan vazgeçmesini sağlamak için sorumluları görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz.
Miras dahil, hiçbir anayasal ve yasal hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz.
EŞİK’in kadınların miras hakkı ile ilgili önceki tarihli açıklamaları:
· Kadınların Miras Hakkına Sessiz Saldırıya Geçit Vermeyeceğiz! 19 Haziran 2025 - https://t.co/FuZAiGhkCK
· Tüm kadınlara çağrımızdır: Eşit miras hakkınıza sahip çıkın! 6 Temmuz 2025 - https://t.co/wFP4A3M0hP
ÇIKARILMAYA ÇALIŞILAN, YASA GÖRÜNÜMLÜ BİR TORBA DAHA!
10. Yargı Paketi Ceza Adaleti Sistemini, Çocuk Haklarını ve İfade Özgürlüğünü Hedef Alıyor
#10YargıPaketiİptalEdilsin
🔴 İki günde en az beş kadın erkekler tarafından öldürüldü bir kadın yaralandı❗
Her bir kadın cinayeti politiktir. Çünkü kadınlar yardım istediğinde kolluk güçleri görmezden geliyor, yargı "haksız tahrik" ve "iyi hal" indirimleriyle katilleri koruyor, medya ise olayları sıradanlaştırıyor. Bu ülkede kadınlar sistematik olarak öldürülüyor. Bu bir cinskırımdır.
📍 Gaziantep'te 3 çocuk annesi Rukiye, evinde ölü bulundu. Ölümü şüpheli.
📍 Zonguldak'ta 24 yaşındaki genç kadın, apartman önünde ölü bulundu. Şüpheli ölüm.
📍 Hilal Kurban (27), Ordu Fatsa’da evinde ölü bulundu. Ölümü şüpheli.
📍 Remziye Yıldız, Iğdır’da boşanmak istediği eşi tarafından sokak ortasında öldürüldü.
📍 Neriman G., Tokat'ta, dövülerek öldürüldü.
📍 Derya D., İstanbul’da, boşandığı eşi tarafından takip edilip sokakta darp edildi ve ölümden döndü.
#CinskırımVar
#SessizKalmayacağız
#KadınCinayetleriPolitiktir
🔴 #17Mayıs Uluslarara Homofobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü'nde cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğrayan tüm LGBTİ+'ların yanındayız.
🔴 Eşit yurttaşlık için birlikte mücadeleye devam edeceğiz.
@aslialpar'ın çizimiyle....
#BesteAyşegülYeşilyurt, İstanbul’da boşandığı Erkan Meşe tarafından uzaklaştırma kararına rağmen öldürüldü. İlk mahkeme sanığa “haksız tahrik” indirimi uyguladı ve olay yerinde bulunan Emrah Çil’i de beraat ettirdi. İstinaf mahkemesi indirim uygulanamayacağı yönünden kararı bozdu.
Ayşegül’ün ailesi bize ulaştı, hukuki sürecin takipçisiyiz. Kadınları değil failleri koruyan, cezasızlığı kural haline getiren yargı anlayışına karşı mücadelemiz sürecek.
📢 CHP GRUBUNA VE CHP’Lİ MİLLETVEKİLLERİNE AÇIK ÇAĞRIMIZDIR
Sayın Genel Başkan, Sayın Milletvekilleri,
TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca, görev süresi boyunca anayasal sorumluluğuna, hukukun üstünlüğüne ve Meclis iradesine bağlı ilkeli duruşuyla yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil, demokrasiye ve adalete inanan milyonların da takdirini kazanmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin milletvekili Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararını Meclis Genel Kurulu’nda okutarak, anayasanın açık hükmünü yerine getirmiş; halk iradesine, hukuk devletine ve anayasal düzene sahip çıkmıştır. Ancak bu demokratik ve meşru tutumu nedeniyle Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından cezalandırılmış, bir daha Genel Kurul’u yönetmesine izin verilmemiştir.
Bu tavır yalnızca Sayın Karaca’ya değil, anayasaya, hukuka ve Meclis’in bağımsızlığına yönelmiş açık bir müdahaledir.
Aynı şekilde Karaca ve katip üyeler Sibel Suiçmez ile Elvan Gezmiş Işık da bugüne dek TBMM yönetiminde gayet uyumlu ve başarılı bir performans gösteren üç kadın siyasetçi olarak tarihe geçmiştir.
Bizler, CHP’nin hem demokrasiye hem de hukuka olan bağlılığını, aynı zamanda kadın temsiliyetine verdiği önemi gösterecek bir tutum almasını bekliyoruz.
Sayın Karaca’nın TBMM Başkanvekilliği ve Sayın Suiçmez ve Işık'ın katip üyelik görevlerine devam edebilmeleri için, CHP tarafından yeniden seçilmesi çağrısında bulunuyoruz.
Bu çağrımız, yalnızca kişilere yönelik bir çağrı değil; hukuk devleti ilkesine, demokratik temsil hakkına ve Meclis’in iradesine sahip çıkma çağrısıdır.
Kadın siyasetçilerin TBMM yönetiminde görev almaları, TBMM'de eşitlik kadar, Türkiye siyaseti için de gereklidir.
EŞİK
#hukukdevleti #halkegemenliği
#kadınlarsiyasette
@herkesicinCHP@eczozgurozel@GulizarBicer
🔴 CHP'nin hekim milletvekilleri Aylin Yaman, Kayıhan Pala, Ali Karaoba ve Murat Çan, 2 Mayıs’ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından tüm il müdürlüklerine gönderilen yazıya dair TBMM’de bir basın açıklaması gerçekleştirdi: “Toplumsal Cinsiyet Kavramını Yasaklamaya Çalışmak Abesle İştigaldir!”
🔴 Milletvekilleri, “Aile Bakanlığı’nın bu yaklaşımını doğru bulmuyor ve bir an önce bırakın bu kavramın kullanılmasından vazgeçilmesini toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için çaba göstermeye davet ediyoruz” dedi.
🔴 Satır başları:
- Aile kavramını çocuk sahibi olmaya indirgeyen Sağlık Bakanının sözleri de toplumsal cinsiyet kavramının reddedilmesi de kabul edilemez.
- AKP kadına çocuk doğurmak ve evde oturmak dışında bir rol öngörmüyor. Bunu Türkiye’de kadınlar da toplumsal cinsiyetten yana olan hiçbir erkek de kabul etmez.
- Toplumsal cinsiyet kavramını kullanmaktan uzaklaşın demek; toksik erkekliğe, kadına karşı şiddete, kadın cinayetlerine açılan kapının daha fazla aralanmasıdır.
- Kadına karşı şiddete karşı doğru düzgün bir politika benimsemeyen, İstanbul Sözleşmesi gibi bu alandaki koruyucu sözleşmelerden çıkan Cumhurbaşkanlığı, şimdi de cinsiyet kavramını kullanın toplumsal cinsiyet kavramını kullanmayın diyerek bu alanda yeni bir sorun yaratıyor.
- AKP’nin bu kavramı yok etmesi kadını erkekle eşit görmediği anlamına gelmektedir. Kadının toplumsal hayatta erkekle eşit bir değere sahip olmasının önüne bir engel konmaktadır.
- Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının ya da toplumsal cinsiyetle ilgili kavramların kullanılmasından kaçınılmasının yaşamda yeri yok, bilimsel olarak da böyle bir şeyin yapılması söz konusu olamaz.
- Bakanlığın yazısı uluslararası hukuk ve insan haklarına dayalı kazanımlardan geriye gidiştir. Toplumsal cinsiyet, eşitliğe dayalı kamu politikalarının tasarlanmasında bir referans noktasıdır ve toplumdaki eşitsizlikleri ayrımcılıkları ortaya çıkarma görevi vardır.
- Toplumsal cinsiyet eşitliği, bireylerin cinsiyetlerine bağlı olarak ayrımcılığa uğramadan yaşamaları ve eşit haklardan faydalanmaları anlamına gelir. Bu haklar birçok uluslararası sözleşmede garanti altına alınmıştır. Bir resmi yazıyla bu uluslararası güvenceli sözleşmeleri bir seferde silip atamazsınız.
- Bakanlık son zamanlarda cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim ile ilgili bilimsellikten uzak açıklamalarına bir yenisini daha eklemiştir. Bu durum, toplumdaki homofobiyi tırmandırmak ve yeni bir toplumsal tehdit yaratmaktan öteye gitmeyecektir.
- 2025 yılında kurumlara gönderilen bir yazıyla bu kavramdan korkun deniyor, çünkü AKP’nin hayata bakışında kadınlar sadece cinsel objedir.
- Toplumdan bu kadar korkmayın, kadınlar olmadan devrim olmaz, kadınlar olmadan ilerleme olmaz.
@aylinyaman_@KAYIHANPALA@AliKARAOBA@dr_muratcan
+Eskiden evli olduğu erkek tarafından sokakta öldürülen bir kadının öldürülme nedeni direnmesi değil,kadın düşmanı zihniyettir.Cinayetin nedeni kurban değil,failin kendisidir.Bu zihniyeti meşrulaştıran,haklılaştıran, faili mağdur gösteren propaganda aygıtları fail kadar suçludur.
Bugün kadın cinayetinde kaybettiğimiz Bahar Aksu’nun haberinin ana akım iktidarın yayın organı olan bir “haber” sitesinde servis edilişi biçimi, kadın düşmanı zihniyetlerinin de apaçık göstergesidir. +
Star kadın derneği evsahipliğinde 24-27 Nisan tarihlerinde Van'da yaptığımız 28. Kadın sığınakları ve Da(ya)nışma merkezleri buluşması sona erdi.
Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz
@starkadindernegi
@morcati_vakfi
@siginaksizbirdunya
@esikplatformu
2024 yılında 394 kadın katledildi. Yasemin Uludağ onlardan biri ve 2.duruşmasını izlemek için Adliye'de olacağız. Yasemin ve diğer öldürülen kadınların hesabını sorana kadar mücadeleye devam edeceğiz.
@esikplatformu