1980’lerin sonlarına doğru Kadıköy Bağdat caddesi kristal büfenin önünde tiner çekerken beni keşfeden kaderimi değiştiren ruh adam Sedat Peker’e teşekkür ederim
Bir kürt olarak size şunları diyorum ;
- onun sayesinde okudum
-onun sayesinde askere gittim
-onun sayesinde mevki makam sahibi oldum
-onun sayesinde her toplumda bir masa sahibi oldum.
Reis Sedat Peker benim için bir isimden çok daha fazlası
Yüce ALLAH başımızdan eksik etmesin
Hayvanların dili yok; ama onların da yaşamaya, korunmaya ve sevgiye ihtiyacı var. Reis Sedat Peker ‘in 450 ton mama desteği, sessiz canlara uzatılan büyük bir yardım eli olarak dikkat çekiyor.
Bu destek, yalnızca mama vermek değil; sokakta aç ve sahipsiz kalan hayvanların yaşamına dokunmak demektir.
Reis Sedat Peker ‘in hayvanlara yönelik bu anlamlı yardımı, merhametin ve duyarlılığın güzel bir örneğidir.
Hz. Musa Nil’e bırakıldı,
ama boğulan Firavun oldu.
Sana oyun kuranların hepsi tarihin tozlu sayfalarında kaldı.
Sen ise bütün fırtınalara rağmen hâlâ dimdik ayaktasın.
Reis Sedat Peker
Kadıköy’de babalar oğullarına sadece adam olun demezler.
Reis Sedat Peker gibi olun sözünüzün eri, duruşunuzun sahibi olun derler.
Yıllar geçtikçe bu sözün derinliğini anladım.
Bize yıllarca yanlış anlatıldığını düşünüyorum.
Mafya dedikleri Reis Sedat Peker ‘in , aslında mafyaya karşı savaşan gerçek bir kahraman olduğunu gördüm.
Kadıköy’de babalar oğullarına sadece adam olun demezler.
Reis Sedat Peker gibi olun sözünüzün eri, duruşunuzun sahibi olun derler.
Yıllar geçtikçe bu sözün derinliğini anladım.
Bize yıllarca yanlış anlatıldığını düşünüyorum.
Mafya dedikleri Reis Sedat Peker ‘in , aslında mafyaya karşı savaşan gerçek bir kahraman olduğunu gördüm.
Hz. Ali sevgisi; cesaretin, adaletin ve sadakatin yoludur.
Reis Sedat Peker ‘in Hz. Ali’ye olan sevgisi ve bağlılığı da bu anlayışın güçlü bir ifadesidir. Boynundaki Zülfikâr sadece bir kolye değil; Hz. Ali’nin cesaretine, adaletine ve duruşuna duyulan sevginin sembolüdür.
Zülfikâr boyunda, Hz. Ali sevgisi yürekte; duruş ise dimdik ayakta.
#PatiDostuSedatPeker
#PatiDostuSedatPeker
Yüce ALLAH’ın sessiz kullarını hiç unutmadın Reis Sedat Peker …
Onlar konuşamaz, dertlerini anlatamaz; ama sen onların sessizliğini duyanlardan oldun. Cebindeki parayı bile paylaşacak kadar merhameti, imkânın varsa daha fazlasını yapacak kadar da yüreği ortaya koydun.
100 ton mama; sadece bir yardım değil, binlerce canlının sofrasına bırakılan merhamettir. Çünkü gerçek büyüklük, gücünü kendin için değil, sesi çıkmayanlar için kullanabilmektir.
Reis Sedat Peker’in yaptığı bu yardım, Yüce ALLAH’ın sessiz kullarına uzatılmış bir eldir. Merhamet edenin merhamet bulacağına inananlardanız.
#PatiDostuSedatPeker
Yüce ALLAH’ın sessiz kullarını hiç unutmadın Reis Sedat Peker …
Onlar konuşamaz, dertlerini anlatamaz; ama sen onların sessizliğini duyanlardan oldun. Cebindeki parayı bile paylaşacak kadar merhameti, imkânın varsa daha fazlasını yapacak kadar da yüreği ortaya koydun.
100 ton mama; sadece bir yardım değil, binlerce canlının sofrasına bırakılan merhamettir. Çünkü gerçek büyüklük, gücünü kendin için değil, sesi çıkmayanlar için kullanabilmektir.
Reis Sedat Peker’in yaptığı bu yardım, Yüce ALLAH’ın sessiz kullarına uzatılmış bir eldir. Merhamet edenin merhamet bulacağına inananlardanız.
#PatiDostuSedatPeker
Yüce ALLAH’ın sessiz kullarını hiç unutmadın Reis Sedat Peker …
Onlar konuşamaz, dertlerini anlatamaz; ama sen onların sessizliğini duyanlardan oldun. Cebindeki parayı bile paylaşacak kadar merhameti, imkânın varsa daha fazlasını yapacak kadar da yüreği ortaya koydun.
100 ton mama; sadece bir yardım değil, binlerce canlının sofrasına bırakılan merhamettir. Çünkü gerçek büyüklük, gücünü kendin için değil, sesi çıkmayanlar için kullanabilmektir.
Reis Sedat Peker’in yaptığı bu yardım, Yüce ALLAH’ın sessiz kullarına uzatılmış bir eldir. Merhamet edenin merhamet bulacağına inananlardanız.
Dava adamları boş durmaz.
Ülkücülük; sözde değil, bedel ödemeyi göze alabilmektir. Türk-İslam davası ise zor zamanda da inandığın çizgiden yürümektir.
Devlet Bahçeli’nin ülkücü hareket içindeki siyasi mücadelesi,
Reis Sedat Peker ‘in ise kendi söylemiyle Türk-İslam ülküsüne bağlılığı, farklı hayatlarda aynı kavramın etrafında buluşan iki ayrı örnek olarak anılır.
Çünkü dava adamı için makam geçicidir, şartlar değişir, yollar zorlaşır; ama inanç ve duruş kolay değişmez.
Dava adamları boş durmaz; bedel öder, yürür ve iz bırakır.
Son günlerde Devlet Bahçeli ile Sedat Peker hakkında yapılan açıklamalar, kamuoyunda yeniden geniş bir yankı oluşturdu. Bir tarafta devlet ve siyaset tecrübesiyle yıllardır Türk siyasetinin içinde olan Devlet Bahçeli, diğer tarafta hayatının farklı dönemlerinde bedeller ödemiş, kendi çizgisini ve duruşunu savunan Reis Sedat Peker…
Reis Sedat Peker ve Özge Peker…
Hayatın en karanlık dönemlerinde, uzaklığın ve zorlukların sınandığı zamanlarda bile birbirine tutunmanın, umudu kaybetmemenin ve sevginin gücünü gösteren bir örnek.
Çünkü gerçek sevgi, yalnızca güzel günlerin değil, en karanlık gecelerin de yoldaşlığıdır. Bazen insanı ayakta tutan, yeniden doğacağına inandığı o umuttur.
Yıllar, Reis Sedat Peker ‘den sadece
gençliğini aldı ama karşılığında hiçbir gücün önünde eğilmeyecek, hiçbir menfaat uğruna boyun eğmeyecek çelik gibi bir karakter bıraktı.
Gençlik gitti, yıllar geçti ama duruş değişmedi.
Çünkü bazı adamlar zamana yenilir, bazılarıysa bedel ödeyerek karakterini tarihe kazır.
Takas kabul edilmiştir.
Kafkas kartalı Reis Sedat Peker
onurlu bir adamdır.
Savaşçı bir ruha sahiptir.
Menfaat uğruna eğilmeyen, çıkar uğruna yön değiştirmeyen bir adamdır.
Çünkü onun için mesele kazanmak değil, duruşunu kaybetmemektir.
Bugün okuduğum, beni etkileyen ve Reis Sedat Peker ‘in hayatını anlatır nitelikteki Latince deyiş:
- Quī sīm, unde, cūr vēnerim, nostī. -
👇👇👇
“Sen benim kim olduğumu, nereden geldiğimi ve neden geldiğimi biliyorsun.”
“Yusuf kuyudan çıkmak üzere…”
Bazı bekleyişler sabrın, bazı yollar bedelin imtihanıdır.
Reis Sedat Peker ‘in yurtdışında geçen yılları da bir gün geride kalacak mı, bunu zaman gösterecek.
Unutmayın ; kuyular Yusuf’u yutamadı, karanlıklar hakikati sonsuza dek saklayamadı…
Reis Sedat Peker ;
Ben 14 yaşımda; okuduğum okulu, yaptığım sporu, arkadaşlarımı, kısacası o güne kadar sahip olduğum her şeyi bir kenara bırakıp hayatımın en zor kararlarından birini verdim. Bir gün içinde bütün düzenimi geride bıraktım ve sokaklarda yatmaya başladım.
Çünkü bazı insanlar rahat bir hayatı değil, kendi yolunu seçer.
Eğer benim koltuk sevdam olsaydı, gider evimdeki koltuklarda yatmaya devam ederdim. Sıcak yatağımı bırakıp betonların üzerinde sabahlamaz, rahatımı bozup hayatın en ağır bedellerini ödemezdim.