Hava çok soğuk. Sular dahi 2 dakika içinde donuyor. Evimize girip sıcak yatakta yatmak zulm geliyor. Sahada ne kadar yaşlı canımız varsa topladık. Konteynerlarda yerlerini yaptık. Aksi halde donarlar.. Biz tedbirimizi almak zorundayız. Canlarımız öldü dondu demek hiç bir şey yapmadan kaderlerine bırakmak demektir. Patiliköy olarak onları korumak görevimiz. Aldık besledikle olmuyor. Yaşlılar engelliler güvende. Yaşatma mücadelemize lütfen destek olun. Sizlerin bağışları olmadan ayakta kalamayız. Bağışlarınızı profildeki ve aşağıdaki linkten yapabilirsiniz
https://t.co/5Lxmf8y9t7
“Cevizlerim, zeytinlerim, her şeyim gitti benim❗️”
Bu çığlık, 10 Ocak’ta yayımlanan kararla Akbelen çevresindeki 7 köyden 679 tarım arazisinin kömür madenciliği için “acele kamulaştırma” adı altında köylülerin elinden alınmasının isyanıdır!
Zeytinliklerin ‘ölüm fermanı’ anlamına gelen ve bu arazileri madenciliğe açan torba yasanın ardından, Muğla’nın Milas ilçesi Akbelen bölgesindeki 7 köyün tarım arazileri, madenci yağmacılarına teslim edildi.
Akbelen köylüleri (@ikizkoydireniyo) yıllardır direniyor, köylerdeki çocuklar artık bu mücadeleyle yaşıtlar. YK Enerji isimli şirket tarafından yıllardır delik deşik edilen ve görüntüsü Mars yüzeyini andıran Akbelen için artık son çağrıyı yapıyorlar;
Akbelen’de bir ağaç devrilirse siz de altında kalırsınız! @csbgovtr@umitozdag@zaferpartisi
Biliyor muydunuz? Japonya'da kalem israfı saygısızlık sayılır, bu yüzden kalem uzatıcılar, "mottainai" (kalemin ucunu kullanma) ruhuna uygun olarak kullanılır.
Sahibi tarafından yol ortasında terk edilen köpek, saniyeler içinde yeni bir yuvaya kavuştu.
Yolda araçların arasında kalan köpeği kurtaran kadın, bölgedeki güvenlik kameralarını inceledi.
Köpeğin, sahibi tarafından terk edildiğini anlayınca, onu bir daha bırakmadı.
Urfa’dan gelen gözleri görmeyen bebek görecek. Kontroller yapıldı. Ameliyat olursa görecek. Minicik bedeni görmeyen gözleri ile hayatta kalmış. Onun ışığı olalım . Ameliyatı için sizlerin bağışına ihtiyacımız var .. Lütfen el birliği ile onun ışığı olalım. Bağışlarınızı profildeki yada alttaki linkten yasal hesaplarımıza yapabilirsiniz.
https://t.co/5Lxmf8y9t7
Askerlik sanatından uzaklaşan bir ordu, ülkesine sadece yenilgi vadeder.
Kökü Pers İmparatorluğu’na uzanan İran’ın, İsrail karşısında etkili olamayışının nedeni, tam da budur.
46 yıllık Molla rejiminin, dünyanın en büyük üçüncü petrol rezervine sahip İran’ı getirdiği nokta budur.
1948’de kurulan İsrail’e karşı, bir türlü varlık gösteremeyen Arap ülkelerinin durumu, tam da budur.
Kömür çıkarmak için ormanını, suyunu, zeytinliklerini ve köylerini yıkıp yok eden dünyada tek ülkeyiz. Bu madencilik değil, sömürge tipi maden yağmasıdır. Ülkenin en kıymetli varlığı olan doğasını şirketler servet yığsın diye yıktırmayın. @csbgovtr
“Atatürk’ün fotoğrafını karnelerden kaldırabilirsiniz;
ama onun aklını, devrimlerini ve bu millete bıraktığı Cumhuriyet’i silemezsiniz.
O fotoğraf bir vesika değil, bir iradedir.
Cumhuriyet’i taşıyan her çocuk, Atatürk’ün yaşayan karnesidir.”
#MustafaKemalAtatürk
#YusufTekinistifa
“Oğlum, seni bekledim. Dönmedin. Çay ziyafetine gideceğini söyledin. Ancak ben biliyorum, sen cepheye gittin. Sana dua ettiğimi bilesin. Savaşı kazanmadan dönme. Annen.”
#ZübeydeHanım
Birinci ve ikinci sınıflar için karne yerine verilen belgelerde Atatürk ve İstiklal marşımız yok.
Atatürk ve İstiklal Marşı düşmanlığı olarak anlaşılacak bu durum asla kabul edilemez ve derhal düzeltilmelidir !
Çünkü bu masum bir değişiklik değil, hafızayı aşındırma girişimidir. @tcmeb@tcbestepe
Atatürk, Florya’dan Çekmece’ye doğru yürürken, bir ağaç altında dinlenen ihtiyar bir adama rastladı. Adam hürmetle ayağa kalktı, Ata’yı selamladı.
Atatürk sordu: “Beni tanır mısın?” , “Tanımaz olur muyum, Evimde resmin bile var!” Atatürk memnun olmuştu. Konuşmaya başladılar.
İhtiyar: “Bir işine aklım ermedi” dedi. “Cumhuriyetçiliği, İnkılâpçılığı, Milliyetçiliği, Halkçılığı hatta Devletçiliği anlıyorum ama, şu Laikliği pek kavrayamadım. Neden her şeyi birden bozdun?”
Ata: “Bunu sana bir hikaye ile anlatayım. Amr-İbnl-As, Mısır’ı fethettiği zaman, Halife Ömer’e bir mektup yazmış: “Burada birçok kütüphaneler, içlerinde de birçok kitaplar var. Bunları yakayım mı, yoksa bırakayım mı?..”
Ömer cevap vermiş: “Kitapları tetkik et, eğer faydasız şeyler ise, yak! Yok, eğer faydalı şeyler ise yine yak! Çünkü halk o kitapları okudukça, onlara uymaktan vazgeçmeyecekler, eskiyi unutmayacaklar ve bize yani yeniye ve yeniliğe daima düşman olacaklardır!..”
Hikayeyi anlatan Ata, ihtiyara sordu: “Şimdi sana Laikliğin ne olduğunu izah edeyim mi?” İhtiyar derin bir sezgi ve sağduyu ile cevap verdi: “İstemez Paşam, hepsini anladım!” der...
İnsan gibi insan olmak, ancak vicdanlı ve merhametli olmakla mümkündür.
Kara kışta dışarda kalan kediyi açlıktan ölmesin diye sıcak yere alıp yemek veriyor.
SİLİNMEZ!
Bugün basında "Atatürk'süz karne" haberlerini okuduk.
"Atatürk Türkiye'dir Türkiye Atatürk'tür." Ancak iktidar hâlâ bu gerçeği kabul edemiyor, hâlâ Atatürk'ü silmeye çalışıyor. Ama nafile! Atatürk Türk ulusunun aklından, kalbinden, vicdanından silinmez, silinemez; buna kimsenin gücü yetmez.
Bu arada Atatürk'ü ve İstiklal Marşı'nı karneden çıkaran bir Milli Eğitim Bakanlığı'nın artık "milli" olduğu da söylenemez.
Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde Türk ulusu, hiçbir iktidara ve hiçbir bakana Atatürk'ü ve İstiklal Marşı'nı çıkarma yetkisi vermemiştir. Hiçbir hükümetin ve bakanının böyle bir yetkisi yoktur, olamaz.