12 Eylül: Millet İradesinin Üzerine Çekilen Karanlık Perde
Türkiye’nin demokrasi yoluna tankların ve silahların sürüldüğü 12 Eylül Darbesi'nden bu güne 46 yıl geçti.
Yüz binlerce insanın gözaltına alındığı, işkence ve baskıların yaşandığı, gençlerin darağaçlarına gönderildiği; özgürlüklerin, hukukun ve insan onurunun ağır yaralar aldığı karanlık bir dönemdi.
Darbe yalnızca siyaseti değil, toplumun hafızasını da yaraladı. Nice hayat yarım kaldı, nice aile evlatlarının acısıyla yaşadı.
Türkiye, 12 Eylül’den sonra da farklı darbe ve vesayet girişimleriyle karşı karşıya kaldı. Millet ise her defasında iradesine sahip çıktı.
Çünkü bu ülkenin sahibi darbeciler değil, millettir.
Memur-Sen olarak 12 Eylül’ü ve millet iradesini hedef alan tüm darbe ve vesayet girişimlerini lanetliyor; demokrasi, hukuk, özgürlük ve emeğin hakkı için mücadelemizi sürdürüyoruz.
Darbe dönemlerinin mağdur ettiği vatandaşlarımızı rahmet, hürmet ve saygıyla anıyoruz.
Bir daha asla...
https://t.co/FhNMcG08E7
#12Eylül
EĞİTİM BİR-SEN 20. TÜRKİYE BULUŞMAMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK
Sermayesi cesareti, iradesi inancı, enerjisi idealleri olan, adanmışlığın, fedakârlığın, dava şuurunun gereğini yapan, başarının tesadüf olmadığını ortaya koyan emeğin örgütlü gücü, Türkiye’nin erdemliler hareketi Eğitim Bir-Sen’imizin 2.000’i aşan lideri, uç beyi, teşkilatımızla 20. Türkiye Buluşmamızı gerçekleştirdik.
Ülkemizin dört bir köşesinden gelen, kendi millet, derdi millet yükü yeniden güçlü medeniyet olan eğitim neferlerimizle bir arada olmaktan, aynı davada yol yürümekten gurur ve mutluluk duyuyorum.
Eğitim Bir-Sen;
▪️ “Dilediğimiz gibi değil inandığımız gibi yaşamaya mecburuz” diyen Ahmet Tevfik Hocaların,
▪️ “Allah var gam yok” diyerek Erzurum’u karış karış gezerken rahmeti rahmana yürüyen Ferhan Hocaların,
▪️ “Teşkilatımız gözümüzün önünde büyüdü de çocuklarımızın büyüdüğünü fotoğraflara bakınca anladık…” diyen Yunus Özdemir’lerin, ince isimsiz kahramanın, dava adamlarının
sendikasıdır.
Eğitim Bir-Sen; fedakarlığın, vefanın, aidiyetin, sabrın ve azmin merkezidir. Biz salt sendikacılık söylemlerle, günü kurtaran sözlerle, geçici işlerle yol yürümeyiz. Bizim ruhumuz, mücadelemiz, müzakeremiz ve yolumuz; başta eğitim çalışanlarımızın mali, sosyal ve özlük haklarını artırmak olmak üzere ülkemizin ve milletimizin geleceğini daha güçlü inşa etmek, mazlumun ve mağdurun sesini yükseltmek, vesayete karşı özgürlüğü savunmak, medeniyet değerlerimizin izin de daha güçlü bir geleceğe ışık tutmaktır.
Himmetle, minnetle, imtiyazla değil; azimle, kararlılıkla, inançla ve adanmışlıkla yol yürüdüğümüz için “Türkiye’nin en büyük sendikası” ve “Eğitim çalışanlarının tek markası”yız.
Eğitim Bir-Sen olarak; eğitim çalışanlarının daha iyi çalışma koşullarına ulaşmasını sağlamak, haklarını korumak, beklentilerini karşılamak, sorunlarını çözümle buluşturmak için gece-gündüz demeden çalışmaya, mücadele etmeye, sesimizi yükseltmeye, enerjimizi tüketmeye ve terimizi akıtmaya devam edeceğiz.
Türkiye’nin dört bir köşesinden gelerek 20. Türkiye Buluşmamıza katılan, aynı heyecanı paylaşan, Antalya’dan Türkiye’ye sesini duyuran, mücadelesi ve gayretiyle örnek olan, istikrarlı duruşu ve kararlı yürüyüşüyle takdir edilen, heybetiyle gözleri kamaştıran tüm teşkilatımıza yürekten teşekkür ediyorum.
#SoyluMücadeleBüyükBuluşma
Algı, Manipülasyon ve Toplum Mühendisliği...
Sahte, yapay, yanıltıcı, ikna edici ve nihayetinde aldatıcıdır.
Gelinen noktada; memurun yükü ve sorumluluğunu taşımayanlara, hakeme üye vermeyerek sürecin önünü tıkamak isteyenlere ve alınteri kazanımları kaybetme bahasına meclisi adres gösterenlere soruyoruz:
1. Toplu Sözleşme görüşmelerinde talep edilen artışları yapmayan hükümetin Meclis’te bunu vereceklerinin garantisi var mıdır?
2. Uzlaşmazlık tutanağındaki 58 maddeye halel gelmesi halinde etkilenebilecek 3 milyon civarında memurun mali kaybını kim karşılayacak? Örneğin şefin 2015’te aldığı 7 puan ve bugün daha da büyüterek 32 puana (4.117 TL) çıkardığımız tazminatın tamamını kaybetmeme garantisi var mı?
3. Meclis’te sayısal çoğunluk kamu işvereninin temsil ettiği mevcut hükümette değil midir?
4. Bugüne kadar muhalefet partileri bütçe kanununda hangi maddelerin değişmesini sağlamışlar da memur maaşı konusunda hükümetin verdiği oranları değiştirebilsinler?
5. Mecliste, toplantı tutanağında yer alan üzerinde uzlaşılmış 58 maddenin görüşüleceğini ve kanunlaşacağını kim iddia edebilir?
6. Madem Meclis aşamasında muhalefetin baskısıyla kazanımlar elde edileceği söyleniyor, o halde bu muhalefet baskısı neden hükümetin noterliğini yapan Hakem Kurulu için işletilmiyor?
7. Meclis son 20 yılda hangi mali düzenlemeyi muhalefetin baskısıyla kamu çalışanlarının lehine yasalaştırmayı başardı?
8. Hakem Kurulu, Meclis'te yapılacak hangi düzenlemenin önünde engel teşkil etmektedir, Siyasi partilerin istedikleri zaman Meclis'te konuyu gündemleştirmelerine Hakem Kurulu mu engel oluyor?
Algı operasyonları, manipülasyon, kirli motivasyon taktikleri… Memurların çeşitli haklara kavuşmasından çok kendi varlıklarını tahkim etme ve karşıdakine çamur atmayı önceleyen bu güruhu çok iyi tanıyoruz.
Yukarıdaki soruların cevaplarını aslında çok iyi biliyorlar. Öyle olmasına karşın yalanla, iftirayla yanıltmaya, hedef saptırmaya çalışıyorlar. Çünkü onların derdi memurun hakkı değil, Memur-Sen’in varlığıdır. Çünkü asıl mesele memurun geleceği değil, Memur-Sen’in gücüdür. Çünkü onların niyeti memura destek olmak değil, Memur-Sen’in karşısında durmaktır.
Kendilerine bir kez daha hatırlatıyoruz: Memur-Sen, Türkiye’nin en büyük emek hareketidir; yıllar geçtikçe daha da güçlenecek, sizler ise yalanlarınızın altında boğulup gideceksiniz.
EĞİTİM, BİLİM ÇALIŞANLARINI VE EMEKLİLERİNİ YOK SAYAN KAMU İŞVEREN TEKLİFİNE “HAYIR” DEDİK
📍 Milli Eğitim Bakanlığı
💥 Eğitim-Bir-Sen olarak, 8. Dönem Toplu Sözleşme’de Kamu İşveren Heyeti’nin gelirde adalet, ücrette denge sağlamayan, eğitim ve bilim çalışanlarını, emeklilerini yok sayan teklifine karşı tepkimizi Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaptığımız eylemle ortaya koyduk.
💥 Üyelerimiz, Kamu İşvereninin teklifine duydukları kızgınlık ve adil teklif beklentilerini taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla duyurdu.
💥 Hakkaniyetli ve gerçekçi teklif gelene kadar eylemlilik sürecimiz devam edecek.
👏🏻 Milletimizin en kıymetli varlığı olan çocuklarımız ve gençlerimizi hayata hazırlayan eğitim ve bilim çalışanlarının hür ve gür sesi teşkilatımıza SELAM OLSUN.
#YetersizTeklifeHayır #TopluSözleşme #HakEmekAdalet
2026’nın ilk altı ayında 10.000 TL taban aylık artışı, %10 refah payı ve %25 zam… İkinci altı ayda %20 zam. 2027’nin ilk altı ayında 7.500 TL taban aylık artışı ve %20 zam, ikinci yarısında ise %15 zam istiyoruz. Bu talepler lüks değil, yaşanabilir bir hayatın asgari şartlarıdır. Memurun emeği erirse, hizmetin kalitesi de erir.
#MemurTeklifBekliyor
@_cevdetyilmaz@isikhanvedat@memetsimsek@tcbestepe
2026’nın ilk altı ayında 10.000 TL taban aylık artışı, %10 refah payı ve %25 zam… İkinci altı ayda %20 zam. 2027’nin ilk altı ayında 7.500 TL taban aylık artışı ve %20 zam, ikinci yarısında ise %15 zam istiyoruz. Bu talepler lüks değil, yaşanabilir bir hayatın asgari şartlarıdır. Memurun emeği erirse, hizmetin kalitesi de erir.
#MemurTeklifBekliyor
@_cevdetyilmaz@isikhanvedat@memetsimsek@tcbestepe
Aynı işi yapan iki çalışanın biri refah içinde, diğeri borç batağında… Bu maaş farkı değil; vicdan farkıdır. “Eşit işe eşit ücret” bir sendika sloganı değil, toplumsal barışın mihenk taşıdır. Bu taş yerinden oynarsa, güven duvarında çatlaklar oluşur.
#MemurTeklifBekliyor
Eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolu çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi için hazırladığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme tekliflerimizi, Kamu İşveren Heyeti ile müzakere ettik.
💬 Genel Başkanımız Ali Yalçın:
“Memurun alım gücünü yükseltmenin, ücret adaletsizliğini gidermenin ve çalışma barışını sağlamanın adresi toplu sözleşme masasıdır.”
💥 Tekliflerimiz, gerekçeleriyle birlikte Kamu İşveren Heyetine anlatıldı; karşılıklı değerlendirmeler yapıldı.
Haber için: https://t.co/4YiggweSGY
#MemurunTeklifi #AdilPaylaşım #İnsancaYaşam #TopluSözleşme
Unvanı, görev yeri, kıdemi ne olursa olsun; memurun temel beklentisi insanca yaşayacağı bir gelir ve adil çalışma koşullarıdır.
Vergi yükünü hafifletmekten sosyal hakları güçlendirmeye, çalışma barışını tesis etmekten aile bütünlüğünü korumaya kadar her talep, emeğin onurunu değil, emeğin geleceğini koruma mücadelesidir.
Güvencesiz çalışan değil, güçlü çalışan güçlü Türkiye demektir.
#MemurTeklifBekliyor