SON DAKİKA | Önder Sav, 70 yıllık CHP üyeliğinden istifa ederek YENİ Parti'yi destekleyeceğini açıkladı:
"Eşim Çiğdem Sav, iki evladım ve damadımla birlikte ben de CHP'deki siyasi yaşamımı noktalıyorum."
Deniz Göktaş'ın da kuyutipi cezaevinde olduğunu her gün hatırlayalım, her gün hatırlatalım.
Sahi, iş yerinde verdiğiniz sigara ya da yemek molalarında ne konuşuyorsunuz? Alın size konuşacak bir konu. Ülkemizde yaşanan hukuksuzlukları, güzelim insanlara yaşatılan zulmü konuşun. Sessiz kalmayın, unutturmayın. #DenizGöktaşSerbestBırakılsın
depremiydi darbesiydi pandemisiydi derken ahir ömrümüz amerikan sömürgesi olduğumuzu yedi cihana ilan ettiğimizi görmeye bile yetti. allah kahretsin böyle hayatı
Deniz Göktaş, Erdoğan’a diktatör dediği için mi gözaltına alınmış yoksa oğlu Burak Erdoğan, Sevim Tanürek’i öldürdüğünde oğlunu kurtaran iyi baba olduğunu söylediği için mi?
Bir bilgi geldi mi gözaltı sebebi hakkında?
Belki çok romantik ve safça gelecek ama insan etkilenmeden duramıyor. Düşünsenize savcısı, hakimi, polisi, siyasetçisi, imamı toplanmış bir şakayla baş etmeye çalışıyor. Yine de bunca güce, bunca baskıya rağmen bir fikrin yayılmasına engel olamıyorlar.
Komedyenseniz, ünlüyseniz ya da ne bileyim kanaatinizin toplumda bir karşılığı varsa rica edicem eveleyip gevelemeyin. Mizah susturulamaz, komedyen şaka yaptı diye tutuklanamaz; eleştiri, hiciv, özgür ifade haktır, kısıtlanamaz diyeceksiniz. Deniz'i bir an önce serbest bırakın diyeceksiniz. Bu "ama" larınız bizi teokratik rejimlere mahkum eder, bu ülkenin yönetim şekli cumhuriyettir.
Düşünüyorum öyleyse…
1- Deniz Göktaş’ın YouTube’daki videosunu indirdim.
2- Videoya erişim engeli, yasağı gelirse, (reklama kapalı olarak) paylaşacağım.
3- Videoyu, tedbir olarak, yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce kişinin indireceğini düşünüyorum.
4- Deniz Göktaş’ın videosuna yasak gelirse, bir saat içinde, yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce kişinin videoyu aynı anda YouTube tekrar yükleyeceğini düşünüyorum.
5- Binlerce, yüzbinlerce videoya yasak getiremeyeceklerini düşünüyorum.
6- Bunu sadece Deniz Göktaş’ı sevenlerin,
düşüncelerini benimseyenlerin değil,
anayasal düşünce ve ifade hakkına sahip çıkan,
ideal hukuka inan,
bütün demokratların yapacağını düşünüyorum.
Düşünüyorum öyleyse var mısınız?
Burak Erdoğan'ın sanatçı Sevim Tanürek'e yaya geçidinde yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçerken arabayla çarpıp ölümüne sebep olduğu iddiasını da soracaklar mı yoksa yok mu
Deniz'in dosyasına "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasını da eklemişler.
Ha şöyle dürüst olun. Oğlunu kurtaran baba ve dikatatör bölümleri için aldık deyin de dinci kitlesinizi arkanıza almak için dindar maskenizin arkasına sığınmayın.
sorun şu: deniz'in ne önünde ne arkasında durmamız iyi bir şey. tam yanında durup koluna girmek gerekiyor.
yani ne "bunları söylersen alınırsın canım söylemesen mi bak" diyip önden, üstten konuşmak, ne de "aferin be deniz yürü be oğlum helal olsun" diyip arkasından, kendi söyleyemediklerimizi birine yüklemek.
tam yanında omuz omuza durabiliriz. zor değil.
Abi denizi savunan herkes "dini değerlere sövdü" diyenlere "birader şaka" diye cevap veriyor. Delirecek gibi oluyorum. NEREDE OĞLUM DİNİ DEĞERLERE HAKARET, BEN Mİ GÖREMİYORUM?
Deniz Göktaş'ı kınıyorum, diktatörlük olsa; Deniz bu gösteriyi yayınladıktan sonra soruşturma açılır, yurtdışından kendi ayağıyla ifade vermeye gelse bile ters kelepçe takılıp görüntüleri de "yakalandı" diye servis edilirdi. Diktatörlük böyledir, biz hiç öyle miyiz?
“size emanet” diyerek yayınladığı gösteriyi milyonlar izledi. tehditler savrulurken en oyuncaklı bölümü tekrar paylaştı. “kaçtı” dediler “yoo tatildeyim yanıma kıyafet almadım fazla, döneceğim” dedi. döndü. tertemiz iş. çok basit bir şey söyleyeceğim: seni seviyorum deniz.