Sn.Kılıçdaroğlu,uzlaştırıcı hümanist kişiliği ve erdemli karekteri ile,Chp lideri olarak cumhuriyet tarihinın en yüksek oyunu almıştır. Müteahhit ve taşeronlar boşuna sevinmesinler kurdukları tuzağa kendileri düşecektir🌅🌻🌍
Geç gelen vicdanlar kulübüne hoşgeldiniz!
Bugün dünyanın en mutlu insanı benim.
Hayır, piyangodan büyük ikramiye çıkmadı.
Beni mutlu eden şey çok daha kıymetli;
Yaklaşık üç yıldır anlatmaya çalıştığımız gerçeklerin sonunda anlaşılmaya başlaması...
İnsan bazen haklı çıkmaktan değil, gerçeğin inkar edilemeyecek kadar büyümesinden mutlu olur.
Çünkü akıl önemlidir.
Ve aklını kullanan insanlar son üç yılı gayet iyi hatırlıyor.
Hatırlıyoruz...
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sistematik bir linç kampanyası yürütülürken ortalıkta derin bir sessizlik vardı.
Fotoğraflarına saldırılıyordu.
Anıları küçümseniyordu.
Yılların emeği yok sayılıyordu.
Ailesi hedef gösteriliyordu.
Yaşıyla alay ediliyordu.
Memleketi konuşuluyordu.
Mezhebi konuşuluyordu.
Siyasi mücadelesi itibarsızlaştırılmaya çalışılıyordu.
O günlerde demokrasi savunucuları neredeydi?
İşte bu sorunun cevabı hala Türkiye siyasetinin en büyük gizemlerinden biridir.
Belki kutuplarda bilimsel araştırma yapıyorlardı.
Belki Himalayalar'da inzivaya çekilmişlerdi.
Belki de internet çekmeyen mağaralarda "demokrasi üzerine derin düşünceler" içerisindeydiler.
Çünkü ortalıkta görünmüyorlardı.
Ama ne ilginçtir ki bugün hepsi geri döndü.
Hem de topluca.
Sanki bir sabah aynı alarm sesiyle uyanmış gibiler;
"Arkadaşlar, Kemal Kılıçdaroğlu'na haksızlık yapılmış olabilir!"
Gerçekten etkileyici.
Bu kadar büyük bir toplu aydınlanma hareketi tarihte pek az görülmüştür.
Dün adını anmaktan çekinenler bugün mücadelesini anlatıyor.
Dün suskunluk yarışında altın madalya alanlar bugün ahlak kürsülerinden sesleniyor.
Dün görmedikleri haksızlıkları bugün mikroskopla inceliyorlar.
Öyle ki insan ister istemez düşünüyor;
Meğer memlekette ne kadar çok Kemal Kılıçdaroğlu seveni ve savunucusu varmış!
Sadece üç yıl boyunca görünmezlik pelerini giymişler.
Bugün adalet isteyenlerin önemli bir kısmı, dün adaletsizlik karşısında sessiz kalanlardı.
Bugün ahlak dersi verenlerin önemli bir kısmı, dün ahlak nöbetine mazeret bildirmişti.
Bugün demokrasi nutukları atanların bazıları, dün demokrasiyi alkış sırasına göre değerlendirmekteydi.
Ama yine de kırgın ve kızgın değilim.
Çünkü geç gelen vicdan, hiç gelmeyen vicdandan iyidir.
Geç gelen adalet talebi, sonsuz sessizlikten iyidir.
Ve gerçeklerin kötü bir huyu vardır!
Ne kadar üzeri örtülürse örtülsün, bir gün mutlaka ortaya çıkarlar.
Bugün yaşanan da tam olarak budur.
Ortaya çıkan şey yalnızca bir kişinin haklılığı değildir.
Ortaya çıkan, zamanında görülmek istenmeyen gerçeklerin artık saklanamaz hale gelmesidir.
Bu yüzden mutluyum.
Çünkü sonunda insanlar yapılanları konuşmaya başladı.
Çünkü sonunda bazı insanlar sloganlardan çıkıp aklını kullanmaya başladı.
Çünkü sonunda gerçekler, algı gürültüsünü bastırmaya başladı.
Tarihe de küçük bir not düşelim;
Bugün en yüksek sesle konuşanların önemli bir kısmı, dün en derin sessizliğin sahipleriydi.
Ama olsun...
Vicdan bazen geç kalır.
Gerçekler bazen ağır yürür.
Fakat ikisinin de güzel bir huyu vardır;
Eninde sonunda varacakları yere ulaşırlar.
Saygılarımla...
@cengizyer1 Değerli hocam sızın büyük mücadelenize baş eğmeyen asil duruşunuza şahit olduk sıze çok büyük saygı duyuyorum .Vicdanlı Cesur tavrnıza hayranım .En içten saygı sevgilerimle 🧿💚🥰🌹💐🌅🌻
@cengizyer1 Merhaba hocam nasılsınız gözünüz aydın çok mücadele ettinız sızı tebrik ediyorum.Sızı çok takdir ettim inşallah iyi bi yerde sorumluk alırsınız sızın gibi asil insanlara çok ihtiyacımız var.En içten selam sevgilerimle🧿🙏
Sn.Kılıçdaroğlu,uzlaştırıcı hümanist kişiliği ve erdemli karekteri ile,Chp lideri olarak cumhuriyet tarihinın en yüksek oyunu almıştır. Müteahhit ve taşeronlar boşuna sevinmesinler kurdukları tuzağa kendileri düşecektir🌅🌻🌍
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolu güç devşirme yolu değildir; o'nun yolu, dürüstlüğün, ahlakın, onurun, adaletin ve vicdanın yoludur.
O, kirli pazarlıkların değil temiz ve dürüst siyasetin temsilcisidir.
Makam ve rant uğruna eğilenlerden değil, doğruları uğruna bedel ödeyenlerdendir.
O hiçbir zaman paranin ve geçici iktidarların gölgesine sığınmamıştır.
Kişiliğini ve karakterini koltukla takas etmemiştir.
Çünkü güç geçer.
Saltanat da yıkılır.
Ama geriye sadece onur kalır.
Ve tarih; gücü hoyratça kullananları değil, kirlenmeden onuruyla dimdik duranları kalın puntolarla yazar.