Kemal Kılıçdaroğlu'nu internetten kaldırıyoruz.
Kemal Kılıçdaroğlu'nu görmek istemeyen, hatta ondan tiksinen kişilerin olduğunu biliyoruz.
Bu yüzden, isteğiniz üzerine söz verdiğimiz eklentiyi geliştirdik.
Tam optimize sürümü bitirince kısa süre içinde duyuracağız. Eklenti, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yüzünü tespit ettiği anda otomatik olarak sansür uyguluyor.
Utanç verici, bir o kadar da tüm İstanbullular için korkunç ve tehlikeli bir açıklama bu.
İstanbul emniyeti bu açıklamayla diyor ki ben canımın istediğine canımın istediğini yaparım, biri bir iddiada bulursa da yalan deyip geçerim.
Siz yaptığınız hukuksuzluklar duyulmasın diye milletvekillerini emniyet binasına almaktan bile korkan, onca insanın yanı sıra yakın zamanda Sevgili Mücella Yapıcı’ya karşı aynı suçu işlemekten mensupları mahkum olmuş bir kurumsunuz, çıkmış anlamadan, dinlemeden ve de utanmadan ne anlatıyorsunuz?
Ne zaman iddiaları araştırdınız da “mevzuata aykırı bir durum olmadığını” tespit ettiniz?
Şöyle bir durumda ortalama bir “devlet” kurumunun yapabileceği tek açıklama “duyduklarımız karşısında utanç içindeyiz, derhal araştırıp tüm sorumlular hakkında gereğini yapacağız” olabilirdi!
Ama kolluk kuvvetleri Anayasa’ya ya da hukuka ya da halka değil Saray’a bağlı çalıştığı için belli ki işkence yapmaktan da bir kadının işkence iddialarıyla ilgili şu dille açıklama yapmaktan da ne korkuyor ne de utanıyorlar.
Lakin kimse aklından çıkarmasın,
işkence zaman aşımı olmayan bir suçtur.
Ortada arama yoktur.Yapılan salt bir kıyafet çıkarttırma da değildir.Tacizle başlayan süreç çıplaklaştırma ile
işkenceye dönüşmüştür.
Çünkü👇🏼
Silahlı saldıya hazırlık gibi; şafak vakti konutta aramayı gerektiren bir durum yokken,davet edip ifadesi alıcanacak kadını 2 kızıyla bulunduğu konuta girip pijamalı haldeyken yapılanlar soruşturma işlemi değil taciz eylemidir.
Akabinde anneyi kollukta odaya kapatıp soyundurma,çocuklarıyla tehditle itirafçılığa zorlama;
insan onuruyla bağdaşmayan,bedensel veya ruhsal yönden acı veren, algılama veya irade yeteneğinin etkileyen , aşağılamaya yol açan davranışlardır.
TEŞHİR EDİYORUZ !!!
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMEN'E,
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?
İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş görevden alınıp derhâl tutuklansın.
DÜN SANA SÖVEN, SEÇİM YENİLGİLERİNDEN BAŞKA TEK SATIR HABER YAPMAYAN BU GÖTDAŞ MEDYA, BU GÜN SENİ ÖVÜYOR, SAATLERCE SENİ KONUŞTURUYORSA, OTUR BİR DÜŞÜN BAKALIM NE BOK YEDİN BAY @kilicdarogluk NE DEĞİŞTİ DE BUNLAR SENİ BÖYLE SEVDİLER?
@aydinkaymakci@zezeander BİR DÜŞMANIN ÇİKİP SENİN İÇİN "KARISINI SATIYOR, ZATEN ANASI DA ORRRROSPUYDU" DESE, ŞAİBELİ Mİ OLUYORSUN?
O ZAMAN AKLANMAN, PEZEVENKLİKTEN ARINMAN GEREKMİYOR MU?
GİT ARIN GEL, ONDAN SONRA KONUŞ..
@seli5773@zezeander BİR DÜŞMANIN ÇİKİP SENİN İÇİN "KARISINI SATIYOR, ZATEN ANASI DA ORRRROSPUYDU" DESE, ŞAİBELİ Mİ OLUYORSUN?
O ZAMAN AKLANMAN, PEZEVENKLİKTEN ARINMAN GEREKMİYOR MU?
GİT ARIN GEL, ONDAN SONRA KONUŞ..
@kizilkan62@zezeander BİR DÜŞMANIN ÇİKİP SENİN İÇİN "KARISINI SATIYOR, ZATEN ANASI DA ORRRROSPUYDU" DESE, ŞAİBELİ Mİ OLUYORSUN?
O ZAMAN AKLANMAN, PEZEVENKLİKTEN ARINMAN GEREKMİYOR MU?
GİT ARIN GEL, ONDAN SONRA KONUŞ..
@Fevzi43659375@zezeander BİR DÜŞMANIN ÇİKİP SENİN İÇİN "KARISINI SATIYOR, ZATEN ANASI DA ORRRROSPUYDU" DESE, ŞAİBELİ Mİ OLUYORSUN?
O ZAMAN AKLANMAN, PEZEVENKLİKTEN ARINMAN GEREKMİYOR MU?
GİT ARIN GEL, ONDAN SONRA KONUŞ..
🔴 Kemalistlere hakaret eden Rümeysa Eker hakkında suç duyurusu
Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şube Başkanı Havva Kocakaya, Kemalistlere yönelik hakaret içeren paylaşımının ardından Terme Belediyesi AKP Meclis Üyeliğinden ve partisinden istifa eden Rümeysa Eker hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
https://t.co/zOPRYoIG6j
"Sen bu kafayla çocuklarını göremeyeceksin" dediği iddia edilen bir savcı!
Çocuklarıyla tehdit edildiğini ifade eden donanımlı bir kadın Fatoş Pınar Türker:
Onuru gururu ayaklar altına alınan bir kadın...
Kadın ya da erkek fark etmez, bu muamele insanlık dışı.
Hele de çocuklarıyla tehdit edilme durumu vahim ötesi!
Adalet Bakanı Akın Gürlek'e dinleyenleri vicdanen çökerten, utandıran vakıaya karşı soru soruldu, tek söz etmedi.
Ufacık, minicik bir iddia ile harekete geçen bakanlık, emniyet böyle bir durum karşısında soruşturma başlattı mı mesela?
#CHP #özgürözel #Erdogan #imamoğlu #ekremimamoğlu #kemalkilicdaroglu #gündem #karapara #Türkiye #ankara #savcı #pınartürker
İBB davasında bugün son savunmayı yine bir kadın tutuklu, Medya Aş Satın Alma Müdürü Fatoş Ayık yaptı.
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu bir meslektaşımız. Bir emekli polis memurunun kızı. İngilizce, Almanca ve Rusça biliyor. Antalya’da turizm sektöründe çalıştıktan sonra 2010 yılında, Kadir Topbaş döneminde İBB’ye girdi. İBB TV’nin kuruluş sürecinde görev aldı. Ardından Medya A.Ş.’de yıllar boyunca farklı kademelerde çalıştı, kendi anlatımına göre her terfisini görevini eksiksiz yerine getirerek aldı ve sonunda satın alma müdürlüğüne kadar yükseldi.
Savunmasında birçok başlık vardı. Ancak en dikkat çekicisi Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun’un yöneticisi olduğu iddia edilen örgüte ilişkindi…
“Benim İBB’ye 2010 yılında, Medya A.Ş.’ye ise kurulduğu ilk günden itibaren girmiş olmam tek başına örgüt üyeliği suçlamasının dayanaksız olduğunu göstermektedir.”
Savunmasında şu cümleleri kurdu…
“15 aydır işlemediğim suçlar, varlığından haberdar dahi olmadığım sözde bir örgüte üye olma iddiası nedeniyle tutuklu olduğumu, özgürlüğümden, ailemden, işimden ve hayattan koparıldığımı belirtmek isterim.”
“Hayatım boyunca hiçbir zaman bir örgüte üye olmadım, bir örgüt adına hareket etmedim, kimseden bir talimat almadım, herhangi bir örgütün varlığından dahi haberdar olmadım ve emeğimin karşılığı olan maaşım dışında uhdeme geçen tek bir kuruş dahi olmamıştır.”
“Aleyhime hem tek bir delil hem de tek bir beyan olmadığı halde hem örgüt üyeliği hem de rüşvet alma suçlamaları nedeniyle tutuklandım ve 15 aydır tutukluyum.”
“Tutuklanmadan önce ifadem ve sorgum sırasında örgüt ve rüşvet ile ilgili tek bir soru dahi sorulmamıştı.”
“Aylar geçtikçe biz de bu kayıtsızlığa alışmaya başladık. İnsan gerçekten zamanla da olsa pek çok şeye alışabiliyor.”
“Sevdiklerine ayda bir kez, bir saatliğine dokunabilmenin ne demek olduğunu, özgürlüğün önemini anlamamalarına ve bilmemelerine de alıştık.”
“Murat Ongun ile tek bir temasımın hatta telefon irtibatımın dahi olmadığı HTS kayıtları ile sabittir.”
“Bana soruluyor; ihale yapmak benim inisiyatifimde değil.”
“Ben kesinlikle hayatımın hiçbir bölümünde suç işlemedim. Suç işlendiğini bildiğim bir ortamda bulunmadım.”
“Emeğimin karşılığı olan maaşımın dışında uhdeme geçen tek bir kuruş dahi olmamıştır.”
“Üzerime kayıtlı bir taşınmazım ya da aracım yoktur. Yaşam standardım hep aynıdır.”
“Bu suçlama, kamuda 15 yıl boyunca namusuyla, şerefiyle çalışmış bir insanın üzerine atılmış ağır bir ithamdır.”
“Dosyadaki iddialara bir yandan bakıyorum, bir yandan da 15 yıl boyunca yaptıklarıma ve katkılarıma bakıyorum; bunları mantıklı bir çerçevede oturtamıyorum.”
“Şirketin yüzde 95 kar elde ettiği bir ihalede neden usulsüzlükle suçlanıyorum, bilmiyorum.”
Son bir not:
Sanıklar iddialara tek tek yanıt veriyor, buraya sığmayacak uzunlukta, avukatları da ek savunma yapıyor. Diğer sanıkların, hakimin ve savcının sorularını da yanıtlıyorlar. Bu rutin herkes için geçerli.
Aralarında Türkiye'nin en önde gelen anayasa ve kamu hukuku profesörlerinin de yer aldığı 32 hukukçu, istinafın, CHP kurultayının iptaline ve ihtiyati tedbir kararına ilişkin ortak açıklama yayımladı.
Bu görüşlere rağmen bir daha bu butlancı çakallardan:
✔️Kurultay yapamayız tedbir var
✔️Kurultay yapamayız karar kesinleşmedi
✔️Kurultay yapamayız kem küm
✔️Kurultay yapamayız kılım döndü
✔️Kurultay yapamayız Akp kızar
gibi bir mazeret duyarsam vallahi çok ağır küfrederim…
32 Hukukçudan Ortak açıklama
1." *Hiçbir mahkeme kararı kanunun emredici hükümlerini kaldıramaz ya da askıya alamaz* .
2.İradesi sakatlanmamış kabul edilen kurultay delegeleriyle partiyi yeniden olağanüstü kurultaya götürmek hukuken zorunlu olmakla kalmayıp, mevcut hukuki kaosu sona erdirecek tek meşru çıkış yoludur.
3.Ayrıca Siyasi Partiler Kanunu 14. madde uyarınca 'olağanüstü toplantılar, genel başkanın veya merkez karar ve yönetim kurulunun lüzum göstermesi veya *büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin yazılı istemi üzerine* yapılır.' Verilen tedbir kararı buradaki emredici hükümleri de ortadan kaldıramaz, yapılır.'
Sorumluluğu bulunan herkesi üzerine düşeni yapmaya davet ediyoruz."
İmza:
Prof. Dr. Didem Yılmaz
Prof. Dr. Fahri Bakırcı
Prof. Dr. Fazıl Sağlam
Prof. Dr. Güçlü Akyürek
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu
Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu
Prof. Dr. Metin Günday
Prof. Dr. Murat Sevinç
Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu
Prof. Dr. Sibel İnceoğlu
Prof. Dr. Sultan Uzeltürk
Prof. Dr. Süheyl Batum
Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz
Prof. Dr. Tolga Şirin
Prof. Dr. Sevtap Yokuş
Doç. Dr. İsmail Yüksel
Doç. Dr. Bülent Yücel
Doç. Dr. Erkan Duymaz
Doç. Dr. Ozan Ergül
Doç. Dr. Serkan Köybaşı
Dr. Ender Türk
Dr. Veysel Dinler
Dr. Nezahat Demiray
Dr. Oğuzhan Bekir Keskin
Dr. Gökhan Şenn
Dr. Nurhan Demirhan
Dr. Özge Çelebi
Dr. Mehmet Karlı
Dr. Özgür Mumcu
Dr. Oya Aydın
Dr. Buket Soygüt
Dr. Mert Duygu