1999’dan beri fotoğraf çekiyorum. Arşivim artık bir milli park arşivi değil, bir mangal envanteri.
Sevgili Merve’nin antrenman sırasında çektiği bu kareler yeni değil; yıllardır koşu gruplarıyla gittiğimiz her yerde aynı manzara. Tabelada “Milli Park” yazıyor, sahada “Açık Hava Izgara Salonu” yazsa en azından dürüst olurdu.
Bir yanda memleketini, ormanını sahiplenmeyen bir vurdumduymazlık; öbür yanda ona popülizmle çanak tutan bir sessizlik. İkisi de tesadüf değil.
@csbgovtr@milliparklar@TCTarim merak etmeyin, acele etmenize gerek yok. Birkaç yaz daha sabrederseniz korunacak orman kalmayacak, mesele kendiliğinden çözülecek.
Sonra da hep birlikte “ihmal” deriz.
İstanbul’un nefes alamadığı günü mü bekliyorsunuz?
Atlet Merve Güney, koşu yapmak için gittiği Belgrad Ormanı‘nın son halini paylaştı.
“Mangal serbest. Belgrad’ımızın durumu bu şekilde. Yazıklar olsun.”
🚨SON DAKİKA | İNGİLTERE PARLAMENTOSU’NDA DÜNYAYI SARSAN İTİRAFLAR!
Epstein mensubu Netanyahu’nun “bebek katili” olduğu kesinleşti. İngiltere Parlamentosu tarihi itiraflara şahitlik etti!
İngiliz doktor, İngiliz parlamentosunda yemin altında ifade veriyor, zor konuşuyor. Dikkatle dinleyin:
“—Bence özellikle rahatsız edici bulduğum şey şuydu: Bir bomba düşüyordu, belki kalabalık bir çadır bölgesine… ve hemen ardından dronlar iniyordu!
— Dronlar içeri girip sivilleri, çocukları tek tek vuruyordu! Acı üstüne acı… Bu ara sıra olan bir şey değil. Bu her gün, her gün oluyordu!..
— Ameliyat ettiğimiz çocuklar ‘Bombanın düşmesinden sonra yerde yatıyordum, dört pervaneli dron üzerime geldi, üzerimde durdu ve beni vurdu’ diyordu!
— Bu açıkça kasıtlı bir eylemdi ve sistematik olarak yapılıyordu. Sivillere yönelik sürekli, kalıcı bir hedefleme vardı. Her gün, gün gün!”
Yazıklar olsun!
İnsanlık vazifesi olarak bu soykırımı duyuralım!
MARMARA DENİZİ DENİZKESTANESİ AVCILIĞINA AÇILDI!
⚠️Marmara Denizi’nde 13 Şubat 2026-15 Nisan 2026 tarihleri arasında denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karardan vazgeçilmelidir. Marmara’da denizkestanesi avcılığı küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak satan birkaç ihracatçıyı ihya edecektir.
🚩Marmara Denizi’nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi sonrasında yanlış bir kararla tam üreme zamanında, yani denizkestanesi yumurtaları olgunlaşmışken denizkestanesi avcılığı serbest bırakılmıştı. Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu’nun hazırladığı rapor ve kamuoyunda yükselen tepkiler sonrasında üreme dönemi biterken, yani ihracatçılar gerekli ürünü Marmara’dan topladıktan sonra durdurulmuştu. Anlaşılan aynı lobi işbaşında. TKB Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü 13.02.2026 tarihinde Marmara Denizi’ni 15 Nisan 2026 tarihine kadar denizkestanesi avcılığına açtı. Tarihe dikkat edilirse avcılığın tam da denizkestanelerinin havyarının olgunlaştığı döneme denk geldiği görülecektir.
🚩Marmara Denizi kıyılarında aşırı denizkestanesi artışına ilişkin bilimsel bir bulgu yoktur. Tam tersine 2022 yılında Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu tarafından hazırlanarak ilgili birimlerle paylaşılan bilimsel raporda kıyısal alanda müsilaj sonrası artış gösteren makro alg artışının kontrolü için denizkestanelerinin hayati önemde olduğu ve avlanmaması gerektiği belirtilmektedir.
🚩Denizkestanesi popülasyonu deniz ekosisteminin bütünsel bir yaklaşımla yönetilip yönetilmediğinin en net göstergelerinden biridir. Eğer ortamda kirlilik varsa algler artarak ortamdaki azot ve fosforu tüketmeye çalışır. Alg artışı, onların üzerinden beslenen denizkestanesi gibi türlerin çoğalmasına neden olur. Denizkestanesinin popülasyonunu kontrol eden mırmır, karagöz, çipura gibi türler aşırı avlanıyorsa bu sefer denizkestaneleri artış göstererek ortamda baskın olur ve bütün makro algleri tüketerek kıyısal alanı çöle döndürür. Bu durumda çare denizkestanesi avcılığını artırmak değil, aşırı avcılığı azaltmak, denizi ekosistem esaslı olarak yönetmektir (Lütfen görsele bakınız).
⚠️Marmara Denizi’nde neredeyse bütün balık türleri üzerinde aşırı avcılık vardır. Müsilaj ve aşırı avcılık yüzünden küçük ölçekli balıkçılık can çekişmektedir. Yoğun müsilaj yaşanan 2021-2022 ve 2024-2025 avcılık sezonlarında Marmara Denizi’ndeki küçük ölçekli balıkçıların av kaybı %90’ları bulmuştur. Eğer gerekçe bu kayıpların telafisi ise denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak çoğunlukla Japonya, Fransa gibi ülkelere ihraç eden birkaç kişiyi ihya edecektir.
Balıkçılık yönetimi bir bilim dalıdır. Günübirlik talepler, siyasi baskılar veya çıkarlar düşünülerek alınacak her karar deniz ekosisteminde geri dönüşü zor sonuçlar doğurur. Denizkestanesi avcılığını Marmara’da serbest bırakan karar alınırken yıllardır bu alanda çalışan bilim insanlarına sorulmamış, görüş alınmamıştır. Bilim araç değil, yol göstericidir. İşinize geldiğinde bilime başvururken, işinize gelmediğinde bilim yokmuş gibi davranmak ancak günü kurtarmaya yarar.
Deniz, birilerinin deneme-yanılma veya oyun alanı, çıkar gruplarının sömürü odağı, balıkçıların malı-mülkü değildir. Deniz, insanın da içinde bulunduğu biyosferin kalbidir. Ona uygun, bütünsel olarak yönetilmelidir.
⚠️Marmara’da denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karar geri alınmalıdır. Deniz ekosisteminin sağlıklı işlemesi isteniyorsa çare ekosistem esaslı, bilim temelli balıkçılık yönetimidir. Marmara’nın şırı avcılığın önlenmesine, endüstriyel balıkçılığın sınırlandırılmasına ve acilen kritik bölgelerde deniz koruma alanları oluşturulmasına ihtiyacı vardır.
Açık Radyo’nun karasal yayın lisansı RTÜK tarafından resmi olarak iptal edildi.
Türkiye’de ve belki de dünyada en geniş çapta ses ve ifade biçimlerine muazzam bir alan açmış radyomuz tamamiyle bürokratik ve teknik bir gerekçeyle ifade özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Oysa milyonlarca dinleyicisinin kolaylıkla şahitlik edebileceği gibi Açık Radyo bunca yıldır yaratmış olduğu toplumsal etki sayesinde susturulamaz.
*****
En son Kamuoyu’na yapmış olduğumuz 10 Temmuz 2024 tarihli açıklamada, Ankara https://t.co/mDfsQ2egxB İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu “yürütmenin durdurulması” kararına karşı RTÜK tarafından yapılan itirazın reddolduğunu ve bu doğrultuda yayına devam edildiğini paylaşmıştık.
Ancak, Ankara 21’inci İdare Mahkemesi tarafından alınan 27.09.2024 tarihli yeni karar ile bu kez “yürütmenin durdurulması isteminin reddine” karar verildiği tarafımıza bildirilmiştir. Bu karara karşı yasal çerçevede itiraz edilmektedir.
Yürütmenin durdurulması isteminin reddine karşı yasal itiraz süreç devam ederken, maalesef, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 03.07.2024 tarih ve 2024/25 nolu toplantısında 16 nolu karar ile alınan; fakat daha evvel verilmiş olan yürütmenin durdurulması kararı sebebiyle tarafımıza tebliğ edilmemiş bulunan “YAYIN LİSANSININ İPTALİ” kararı 11.10.2024 tarihinde yani bugün tebliğ edilmiştir
Dolayısıyla, 30 yıldır devam eden, 95.0 frekansından yaptığımız karasal yayınımız, tebliğ edilen karar doğrultusunda RTÜK tarafından kapatılacaktır.
Elbette, gerek yürütmenin durdurulması talebinin reddine dair karara ve gerekse yayın lisansının iptali kararına karşı yasal yollara müracaat edilecek ve hukuki mücadelemiz sürdürülcektir. Açık Radyo olarak, yukarıda belirttiğimiz yasal yollar çerçevesinde, karasal yayın hayatımıza ilişkin bu ayrılığın, geçici olacağını ve bir an önce sona ereceğini umuyoruz.
*****
Bundan tam bir ay sonra 30. yayın yılına girecek olan Açık Radyo, bugüne dek layık görüldüğü sayısız ödülün de gösterdiği gibi çevre ve iklim mücadelesinden halk sağlığına, toplumsal cinsiyet eşitliğinden çok-kültürlülüğe pek çok alanda sivil sesler için megafon işlevi görmüş; sadece radyo frekanslarıyla da sınırlı kalmayıp tasarımdan edebiyat ve sosyal bilimlere, sahne sanatlarından plastik sanatlara uzanmış bağımsız bir mecra olarak bundan sonra da görevini sürdürecektir.
Tüm dinleyicilerimizi, meslek örgütlerini ve uluslararası kamuoyunu, Türkiye'de basın ve yayın özgürlüğü adına telafisi mümkün olmayan bir kayba yol açan bu RTÜK kararına karşı, “kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine Açık Radyo” adına bu sefer çok daha net ve gür bir biçimde ses çıkarmaya davet ediyoruz.
Kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine Açık Radyo!
#AçıkRadyoSusturulamaz
Bozulan akülü aracı için Sevgili Mehmet'in desteğimize ihtiyacı var. Lütfen mümkün olduğu kadarp paylaşalım, sesini duyuralım. Hatay'da yollar yayalar ve araçlar için çok kötü ama engellilerin durumu gerçekten çok ama çok zor. Valilik bu konuda acil bir çözüm üretmeli ve hiçbirini böyle yardım istemeye muhtaç etmemeli. @MustafaMasatli@HatayValiligi@mehmetonturktr
15 Temmuz’da Çeşme'de kaybolan #VeliErenAtay 'ı görenler lütfen emniyetle iletişime geçsin. Çok önemli lütfen bu paylaşımı gören herkes RT desteği versin.
Bu şekilde, bir okla vurulmuş ve bebeği patisine yapışmış halde bulundu.. Onları bulan kişi onu kliniğe götürmek için alırken, yavru olan inatla annenin bacağına sarılmaya devam ettiğini ve asla bırakmadığını söyledi..
Vahşi yaşama destek kliniği yaklaşık 3 saat süren ameliyattan sonra anneyi kurtarmayı başardı..👏👏👏
İki Opossum da iyi durumda, anne kurtuldu ve bebeğine bakmaya devam edecek..
Ama maalesef pek çok hayvan, insan keyfiyetinde vahşice katlediliyor..
Bir çoğunun nesli tükenmek üzere ve bunun tek sorumlusu biz insanlarız..
Birinin başka bir canlıyı öldürmekten nasıl zevk aldığını asla anlayamıyorum.. Bu tür insanların hepsi psikopattır ve avcılık bir spor değildir.! ❦
Günlerdir bu konuda dil döküyorduk. @milliparklar konuya kısa ve en özet haliyle bu görselle destek olmuş. Elden ele yayalım, herkese ulaştıralım. Yaban hayatındaki hayvanlara müdahale etmeyin. Teşekkürler Milli Parklar🍀🙏