Arsız, utanmaz ve ahlaktan nasibi hiç almamış zerzevatın teki kalkmış prim için Genel Başkanımız Sayın @Mustafa_Destici nin ismini ağzına almış…
Ağzının ayarını düzelt… Fitne Makinası
Partimizin Kurucu Genel Başkanı ve Liderimiz Şehit Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki heyetin, merhum şehit kardeşlerimizin 25 Mart 2009 tarihinde yaşanan ve günümüze kadar uzanan şehadet sürecine ilişkin yürütülen soruşturma; milletimizin vicdanında derin izler bırakmış, kamuoyunun yıllardır tüm yönleriyle aydınlatılmasını beklediği en önemli dosyalardan biri olmayı sürdürmüştür.
Bilindiği üzere, geçmişte soruşturma ve dava sürecinin çeşitli aşamalarında dosyanın takipsizlikle sonuçlandırılmasına yönelik girişimler olmuş; ancak partimizin ve ailelerin kararlı takibi, dava sürecini büyük bir özveriyle sürdüren avukatlarımızın hukuki mücadelesi sayesinde dosya yeniden değerlendirmeye alınmış ve yargı süreci devam etmiştir.
Bugün gelinen noktada, Bizlerin talebi; Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyeti ile Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'in dosyanın hiçbir yönü karanlıkta kalmaksızın aydınlatılması, maddi gerçeğin eksiksiz şekilde ortaya çıkarılması ve hukuki sorumluluğu bulunan herkesin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde adalet önünde hesap vermesini sağlamaya yönelik ortaya koyduğu irade doğrultusunda, yargı makamlarımız ile kolluk kuvvetlerimiz soruşturmayı yeniden ve kapsamlı bir şekilde yürütmektedir.
Ayrıca, uzun bir dönem çeşitli nedenlerle ağır ilerleyen soruşturma sürecinin, her türlü spekülasyondan, dış müdahale iddialarından ve istismardan uzak, yalnızca hukuk ve deliller ekseninde yürütülmesi; adaletin tecellisi bakımından son derece önemli ve kıymetlidir.
Temennimiz; yargı makamlarımızın ve kolluk kuvvetlerimizin güçlü bir koordinasyon ve titizlik içerisinde çalışmalarını sürdürerek maddi gerçeği bütün yönleriyle ortaya çıkarması, yıllardır cevap bekleyen tüm soru işaretlerinin hukuk çerçevesinde açıklığa kavuşturulması ve sorumluluğu bulunan herkes hakkında hukuk devletinin gereğinin eksiksiz yerine getirilmesidir.
Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve dava arkadaşlarımızın aziz hatırasına, ailelerinin, camiamızın ve toplumumuzun yıllardır süren adalet beklentisine ve milletimizin vicdanına karşı en büyük sorumluluğumuz; sürecin sonuna kadar hukuk içinde takipçisi olmak ve adaletin tam anlamıyla tecelli etmesini sağlamaktır.
İnanıyoruz ki; yürütülmekte olan soruşturma, adil ve şeffaf bir yargılama neticesinde maddi gerçek bütün açıklığıyla ortaya çıkacak, adalet yerini bulacak ve milletimizin vicdanını yıllardır meşgul eden bu dosya, hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde nihayete erdirilecektir.
Adaletin gecikmiş olması, ondan vazgeçilmesini gerektirmez. Temennimiz ve beklentimiz; hakikatin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve hukukun üstünlüğünün hiçbir istisnaya yer bırakmayacak şekilde tesis edilmesidir.
Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve onunla birlikte şehadete yürüyen kardeşlerimizi tekrar rahmet ve özlemle yâd ediyorum. Mekanları cennet, makamları âli olsun.
Kurultayımıza emek veren, katılan değerli misafirlerimize ve kıymetli dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
13. Olağan Büyük Kurultayımız; Camiamıza, ülkemize, milletimize, Türk ve İslam Dünyasına hayırlı mübarek olsun.
#BüyükBirlik
Büyük Birlik’in yürekli kadroları dimdik ayaktadır ve yürüyüşü biiznillah kararlılıkla sürmektedir.
Milletimiz, Devletimiz ve Büyük Türkiye idealimiz için; aynı heyecanla, aynı azimle ve aynı kararlılıkla çalışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.
Yüce Allah kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi daim, yolumuzu açık eylesin.
Bir Yürek
Bir Millet
Bir BÜYÜK BİRLİK 🇹🇷
Baharın, yeniden doğuşun ve birlik beraberliğin simgesi olan Nevruz Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Doğanın uyanışını, umudun ve yeni başlangıçların habercisi olan bu anlamlı günün; ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ederiz.
MKE Ankaragücü Spor Kulübü
Terör örgütü üyeleri tarafından kahpece şehit edilen ülküdaşımız #FıratYılmazÇakıroğlu ‘nu rahmet ve minnet ile anıyoruz.
Türk-İslam ülkücüleri bu vatanı canından çok sevdi…
"İmralı ile görüşme” üstü kapalı ve dolaylı bir bir ifadedir. Aslında ve özünde Öcalan'ın "ayağına gitme” teklifidir.
Ülkemiz mukadderatına 40 yıl ihanet etmiş dünyanın en kanlı ve kahpe hain terör örgütünü kurmuş ve liderlik etmiş bir terörist başının bu denli legalize ve sempatize edilmesi kabul edilemez; hukuka ve kamu vicdanına aykırıdır.
Hiçbir büyük ülke, “public enemy no.1”
(1 Numaralı Halk Düşmanı) konumuna gelmiş biriyle barış yapamaz.
Bu durum, ileride devlet ve topluma savaş ilan edeceklere cesaret verir.
Terörist başı, kendisini ziyaret eden siyasi bölücülere, “Kürt etnik olgusunun tüm boyutlarıyla Cumhuriyetin yasallığına dahil edilmesi ve bunun için güçlü bir geçiş süreci temel alınmalıdır. Bütünsel bir olgu olarak yasallığa geçiş, Demokratik Cumhuriyetin hukuksal temellerini sağlamlaştıracaktır" demiş.
Terörist başı Öcalan'ın tıynetinde "hainliğinin" yanında "şark kurnazlığı" da var ya; aklınca anayasanın ilk dört maddesini kaldıramıyoruz, bari “Türk" ve “Türkçe’nin yanına ortak” olarak bizi eklerseniz “kürt sorunu” kalmaz demiş!
Nasıl ki tevhid inancımız "şirk/ortak" kabul etmiyorsa, kadim ve kaideli devlet anlayışımız da egemenlik haklarına "ortak" kabul etmez!
İmralı canisi Öcalan gölge moderasyonunda ilerleyen Çözüm Süreci'nin, çağımızın Lawrence'i Büyükelçi Tom Barrack'ın itirafında tehdit olarak gördüğü "ulus devlet" ve güçlü "üniter devlet" yapımıza zeval vermesine asla izin verilmemelidir.
"İçinizden biri bir kötülük görürse onu eliyle, buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle (ona buğz etsin). Hadis-i Şerif
#GlobalSumudFlotilla#FreePalestine
İsrail, Küresel Sumud Filosu'na saldırdı
📌 İsrail donanma unsurları, gemileri yasa dışı şekilde ele geçirmeye başladı
📌 Filoda yer alan bazı gemilerdeki aktivistler silahsız olduklarını göstermek amacıyla ellerini havaya kaldırdı
Büyük Türk milliyetçisi Ebulfez Elçibey'i, vefatının 25. yıl dönümünde saygıyla anıyorum.
Ömrünü Azerbaycan'ın özgürlüğüne ve Türk dünyasının birliğine adamıştır. Mekanı cennet olsun.
Dün, maalesef, basında, Konya’da, 4 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz edildiği haberleri yer aldı.
Uzun bir değerlendirme yapmanın, milletimize ve insanlığa karşı yapılmış bir haksızlık olduğunu düşünüyorum.
İdam cezasının hukuk sistemimizde yer almaması, bu yaratığın yaşayacak olması, yine milletimize, insanlığa ve hukuka yapılmış bir haksızlıktır.
İdamdan başka hiçbir ceza adaletin tecelli etmesine ve yüreklerin soğumasına yetmeyecektir.