Ms. Kaja Kallas, Turkey calls for the destruction of Israel every day. It denies the Armenian Genocide, occupies half of Cyprus, oppresses the Kurds, threatens Greece,and collaborates with terrorist organizations such as Hamas and Al-Qaeda, providing them with funding and weapons
Türkiye is a key partner on security, migration, and energy, as well as an EU candidate country.
It was good to speak with President @RTErdogan today about further strengthening EU–Türkiye relations and the importance of good neighbourly relations.
We also addressed Russia’s war against Ukraine, the conflicts in the Middle East, and preparations for the NATO Summit in Ankara. Türkiye is making a significant contribution to protecting NATO’s Eastern Flank.
Terörist Hamas’a iki devletli çözüm istiyor beyefendi ama Kürt’lere gelince kültürel hakları ve hatta ana dilleri bile yasak kendi yönetti ülkede her gün gazeteciler siyasetçiler muhalefet yapanlar ceza evlerine tıkıyor kendi ülkesindeki yangını görmezken başkasına su serpiyor
@abakingurlek@RTErdogan Eskiden fethullah Gülen hoca efendi sözde darbeden sonra FETÖ terör örgütü bunun siyasi ayağını ortaya çıkarın Türkiye büyük millet meclisinde AKP grubunda millet vekili kalmaz ve ucu saraya kadar uzanır.
Ahmet Türk:
Kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor; işte Kürt sorunu benim
“Yaşamımız boyunca bölücü olmadık. Hep toplumsal barışı ve halkların kardeşliğini savunduk.
Anadili Kürtçe olan milyonlarca seçmenin oylarıyla vekil olmayı kabul ediyor ama anadili Kürtçe olan birinin cumhurbaşkanı olmasını istemiyor.
Öfkemiz bu şahsa değil, halkların kardeşliği zırvasıyla Kürtleri bunların hizmetine sokan akılsızlaradır. @DEMGenelMerkezi 😡
T24’de değerli basın emekçilerinin konuğu olarak gündeme ilişkin soruları yanıtlamaya, tutumumuzu ifade etmeye çalıştım. Karşı karşıya olduğumuz medya ambargosu koşullarında bu imkanı veren gazeteci dostlara teşekkür ediyorum.
Bu vesileyle, röportajda düşüncelerimi tam olarak aktaramamış olduğum bir kısmı da düzeltmek isterim.
Anadil konusundaki hassasiyeti kamuoyunca malum bir devrimci olarak şöyle başlayayım:
“Birîndar birîna xwe dizane.”
Belki sözümün maksadını yeterince anlatamamışımdır, bu nedenle varsa incinen Kürt emekçi kardeşlerime üzüntümü ifade etmek isterim. Ancak bu memlekette herkesin şahidi olduğu; birlikte yaşam, barış ve özgürlük mücadelesindeki ısrar ve kararlılığımızı uzun uzun anlatmayı da zul sayıyorum. O nedenle kastımı açmakla yetineceğim.
DEM Parti ile alakalı soruya verdiğim cevapta söylemek istediğim şudur: Kürt hareketi, önümüzdeki seçimlerde özel olarak kendi özgün siyasal perspektifini ve programını temsil eden bir aday çıkarma tercihinde bulunabilir. Bu az veya çok bir olasılıktır ve elbette meşrudur.
Bununla birlikte; pek çok başlıkta dayanışma içinde olduğumuz DEM Parti’den siyasal program ve hedefler yönüyle farklı bir konumda bulunan partimizin de gerekli gördüğünde kendi perspektifiyle daha uyumlu bir seçeneği araması veya yaratması da en az o kadar meşrudur.
Sözlerimin kastı bundan ibarettir.
Ülkemizin sorunlarına bütünlüklü yaklaşan, tüm yurttaşlarımızı kucaklayan ortak bir adayın inancının, etnik kökeninin veya anadilinin partimiz açısından en ufak bir önemi yoktur, olamaz.
Bu söyleşiyi vesile olarak görüp, Türk ve Kürt emekçilerinin mücadele birliğini bozmaya çalışanlara ise söyleyecek tek sözüm var:
Denizler’in “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi” dediği yerdeyiz, bir milim sapmayız.