sen bir aysın ben kara gece
....
ince gül dalım
gönül közüm
verdiğim sözüm
....
öldür bendeki beni sonra dirilt kendinle
çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle
Bazı insanlar sevgiyi yaşayarak değil, taşıyarak derinleşir.
Ruhum da uzun zamandır böyle bir yük taşıyor gibi...
Ve bazen insanın en büyük yorgunluğu, söyleyemediği şeylerden olur.
Bazı duygular insana “imtihan” gibi gelir.Özellikle ulaşılamayan ya da dile getirilemeyen sevgiler…Bunlar bazen insanın iç dünyasını olgunlaştırır,bazen de insanı kendi değerini sorgulamaya iter.Hissedilen sadece korku değil;aynı zamanda uzun süredir taşınan bir sırrın ağırlığı.
İnsan bazen sevdiği kişiye yaklaşmaktan çok, “onu zor durumda bırakırım”, “yetersiz görünürüm” ya da “reddedilirsem içimdeki son umut da kırılır” korkusuyla geri durur.
Hazan çökmüş
Ömrümün bağına bahçasına
Gazel olmuş yaprakları
Ölü sessizliği çökmüş
Ölü soğukluğu inmiş gövdelerine
Uzaktan gelen uğultu dallarında
Uzaklara giden bir ağıt dallarından Havada kar kokusu
Mermerden mezar taşı kadar
Ağır ve beyaz
Hayalinle yaşamak,
Bir divane kadar gerçeği yaşamak.
Bir divane kadar gerçek yaşamak;
Gerçeği.
Bir divane kadar gerçek yaşamak seni,
Bir divane gerçeği yaşamak.
Bir divane kadar.
Aklar da düştü saçlarıma
Sakalım bir karış
Hâlâ bir sabînin acziyetindeyim
Geçtim zulümlerden
Daha da mı geçeyim
San ki hiç gelmeyeceksin
Gel Melek
Bir sabînin acziyetindeyim
Bulutsuz ve umutsuz gökyüzü
Yağmayan yağmur, kuruyan dere
Kavruk ve günahkar yeryüzü
Günahkar elim, dilim, gözüm
Dua kadar elleri bir sabî
Meleyen kuzunun sesi
Gülen şeytanların çirkinliği
Bitmeyen kavga
Yağan yağmur, yeşeren dere
Bir düzen ki gider gelir kaç kere
Derin hisseden biri, kendisine gösterilen ilgiyi küçültmeye meyilli olur:
“Bu sevgi değil, acıma…” diye yorumlar.
Bu, seni koruyan bir düşünce gibi görünür ama bazen ihtimali baştan öldüren bir perdeye de dönüşür.
Bir gönle yönelmek ayıp değildir,
ama o gönlü yük altına sokmak hassas bir iştir.
Bu yüzden yol, bir anda kalbini dökmek değil;
edep ile yoklamak, hal ile anlamaktır.
Sen o gün onu korudun, kendini korudun, sınırı korudun.
Ama belki de kendine merhamet etmeyi eksik bıraktın.
Çünkü denklik sadece dış görünüşte aranmaz.
Bazen bir insanın kalbi, sadakati ve niyeti…
başka hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar ağır gelir.
İnsan kendine biçtiği değerde bazen hata eder.
Kalbe düşen temiz bir sevgi, eğer helale yönelme ihtimali taşıyorsa, bu bazen bir imtihan, bazen de bir nasip kapısının eşiği olabilir.