Türk askeri çekilmedi
Savunma sanayi durmadı
Kimseye toprak verilmediyse,
Kerkük’te Türkmen Bayrağı dalgalanıyor
Petrolüne Türkiye ortak oluyor
Şam’da Ankara’nın sözü geçiyorsa,
Ömrünü Türklüğe adayana
Ömrünü ülkesine vakfeden, sağlam iradeye güvenilir
“İster tesadüf, ister tevafuk diyelim; kuruluşu 50 yıla dayanan, şiddet ve terörü ile 40 yılımıza mal olan PKK’nın tasfiyesine yönelik en önemli adım neredeyse devlete karşı kurşun sıktığı 15 Ağustos 1984’ün 42’nci yıldönümünde TBMM’de atılıyor.
▪️Komisyonlarda görüşülmesi, TBMM’de kabulü ve Cumhurbaşkanı onayı ile hayat bulacak “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ile 12 Mayıs 2025’te fesih kararı alan PKK’nın tamamen tasfiyesi, devlete ilk kurşunu sıktığı 15 Ağustos 1984’ün yıldönümünde çıkacak yasa ile başlayacak. Bu bile bugüne nasıl geldiğimize dair bize önemli bir hatırlatma.
▪️Elbette bugüne kolay gelinmedi, Türk milleti bir bütün olarak PKK terörüne karşı mücadele verdi, tüm emperyalist dış desteklere rağmen terör örgütü Türkiye’yi bölmek bir yana tek bir çakıl taşını yerinden oynatamadı, Türklerle Kürtleri düşman edemedi. ▪️27 Şubat 2025’te “Ayrı bir ulus devlet, federasyon, özerklik yok” diyen Öcalan’a, kurduğu PKK’ya “anlam yoksunusunuz” dedirten de Türk milletinin tümünün devletiyle omuz omuza dayanışmasıdır. Bugün Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’den söz edebiliyorsak, sürecinin başladığı 1 Ekim 2024’ten beri bir kişinin bile burnu kanamadıysa, bunda şehitlerimiz ile gazilerimiz başta olmak üzere Türk milletinin tamamının payı vardır.
▪️Başından itibaren “devlet inisiyatifinden” geri adım atılmadı. Örgütün silah bıraktığı ve illegal faaliyetlerine son verdiği tespit ve teyit edildikten sonra yürürlüğe girecek yasa ile 6 aylık süre içinde örgüt üyeleri düzenlemeden yararlanacak. Yurtdışında olanlar dönecek, cezaevinde yatanların bir kısmı denetimli serbestlikle tahliye edilecek.
▪️Ama yasa ne Öcalan’ı ne 203 örgüt yöneticisini ne de cezaevinde sayıları 800’ü bulan “kasten adam öldürme”, “müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanları” kapsayacak.
▪️Türkiye Cumhuriyeti Devleti her kurumuyla elinden geleni yaptı şimdi sıra terör örgütünün atacağı adımda.”
SON DAKİKA | Mekke’de tarihi anlaşma..
Batı medyasına göre İslam NATO’su kuruldu..
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı.
1-Anlaşma, bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesini hedefliyor.
Metinde, anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığı vurgulandı.
2-Taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkeye yapılmış saldırı olarak kabul edilecek.
3-Ortak savunma taahhüdü, Birleşmiş Milletler Şartı’nın elli birinci maddesi kapsamında meşru müdafaa ilkesine dayanacak.
4-Savunma sanayii alanındaki iş birliği genişletilecek.
Üç ülke arasında askerî birlikte çalışabilirlik artırılacak.
Bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak hareket mekanizmaları geliştirilecek.
4-Anlaşma mevcut ittifaklara alternatif değil, tamamlayıcı nitelikte.
Anlaşmada Türkiye’nin NATO üyeliği ile çelişen herhangi bir hüküm bulunmuyor.
5-Anlaşma diğer bölge ülkelerinin katılımına açık.
6-Anlaşmanın saldırgan bir askerî blok oluşturmayı amaçlamadığının altı çizildi.
7-Türk Silahlı Kuvvetleri her bölgesel krize otomatik olarak dâhil olmayacak.
8-Askerî güç kullanımına ilişkin kararlar Türkiye’nin anayasal düzeni ve ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacak.
9-Anlaşma deniz ticaret yollarının güvenliğine, enerji arzına ve ekonomik istikrara katkı sağlayacak.
10-Mekke Ortak Savunma Anlaşması Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki stratejik iş birliğini yeni bir aşamaya taşıyacak.
İzmir; sahip olduğu ekonomik gücü, üretim kapasitesi, insan kaynağı ve tarihî birikimiyle Türkiye’nin en müstesna şehirlerinden biridir. Ancak yıllardır çözülemeyen trafik, yetersiz kalan altyapı, Körfez’de yaşanan çevre sorunları ve tamamlanamayan projeler, İzmir’in imkânlarıyla bağdaşmayan bir tablo ortaya koymaktadır.
Mesele kaynak meselesi değil; mevcut kaynakları yatırıma, esere ve kalıcı hizmetlere dönüştürecek yönetim iradesi meselesidir.
İzmir’in vakti, bahanelerle ve ertelenen çözümlerle daha fazla heba edilemez.
Bu şehir; laf değil icraat, mazeret değil çözüm, günü kurtaran adımlar değil, geleceğini inşa edecek eserler bekliyor. İzmir’in kaybedecek tek bir günü dahi yoktur. #İzmirinKayıpYılları
ÇOK ÖNEMLİ BİR UYARI…
İçişleri Bakan Yardımcısı Turan, teşkilata FETÖ uyarısı yaptı :
▪️Sinsi bir yapı. Kemalist oluyor, İslamcı oluyor, muhafazakar oluyor, solcu oluyor. Her kılığa giriyor. Çok dikkat edeceğiz.
▪️Ufacık bir mahalle atamasında bile, ufacık bir ilçe atamasında bile ne olur dikkat edin.
▪️Bunlar farklı illerde de olsa birbirlerini buluyorlar. FETÖ'cü FETÖ'cüyü mutlaka bulur. O yüzden her zamankinden daha çok dikkat edeceğiz.
"MÜJDE BABA, KIZIN HAFIZ OLDU..."
Bolu'da hafızlık eğitimini tamamlayan 12 yaşındaki kız çocuğunun, babasına yaptığı pankartlı sürpriz duygu dolu anlar yaşattı.
ESKİ TÜRKİYE
1993 yılının 24 Ocak günü Uğur Mumcu…
5 Şubat’ta Adnan Kahveci…
17 Şubat’ta Eşref Bitlis…
17 Nisan’da Turgut Özal…
Şüpheli bir şekilde hayatlarını kaybettiler.
2 Temmuz Sivas..
5 Temmuz Başbağlar katliamları…
Düzce-Adapazarı-Hendek üçgenindeki yargısız infazlar…
Devlete çöken mafya, terör, siyasi ve ekonomik krizler…
1993 yılının ocak-temmuz dönemini Türkiye işte böyle geçirdi. 90’ların tamamı da bu altı aydan farksızdı.
Hani birileri sosyal medyada gençlere “Eski Türkiye” güzellemeleri yapıyor ya..
Eski Türkiye işte böyle bir yerdi.
Yıllarca askerî darbelerin altında ezilen ve her an askerî darbelerle ayar verilmeye çalışılan Türkiye'den bu görüntülere gelmek yürek ve iman ister. Asıl devrim budur.
Devrim; devlet ile milletin gönül gönüle, el ele olmasıdır. Onun adı da Yeni Türkiye Yüzyılı'dır.
Ne demişti Üstad Necip Fazıl Kısakürek:
"Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek.
Ve bir devrim, evvela devrimi devirecek."
Sen çok yaşa, Reis.
Ömrümün en güzel yıllarını Reis'in cihadına denk getiren Rabbime hamdolsun!
Hakk'ı hak bilip peşinden giden, gariplerin umudu olan, şanlı atalarımın günlerini yeniden yaşatan, mücahit sultanımıza şahit olmayı nasip eden Rabbime şükrolsun!
İzmirliler; hizmeti, yatırımı ve güçlü yarınları hak ediyor. Oysa İzmir’e beklemeyi kader diye anlattılar!
İzmir’imizin sorunları, yıllardır ertelenen, görmezden gelinen ve çözümü sürekli ötelenen başlıklara dönüşmüştür.
Trafikte kaybedilen zamanın, yetersiz altyapının ve çözüm bekleyen şehir sorunlarının yükünü hemşehrilerimiz taşımak zorunda değildir.
#İzmirinKayıpYılları
Bu mutlaka olacak. Zalimler akıttıkları kanda boğulacak. Gecikmesinin sebebi Allah’ın Müslümanları buna vesile kılmak istemesidir. Dağınıklıktan kurtulup güçlerimizi birleştirdiğimizde kurtuluş gerçekleşecek inşallah. Durmak yok çalışmaya devam.