6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında 2 ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası’nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası’nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde.
Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken mahkeme başkanının 9 Temmuz’da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür.
Neden 9 Temmuz ısrarı?
Bu ani kararın sebebi ne?
3 eylemi olan sanıklar 1 tam gün savunma yaparken, 142 eylemden suçladıkları Ekrem İmamoğlu’nun savunması neden kısıtlanıyor?
Bu soruların yanıtı yok. 9 Temmuz sonrası Türkiye’de ne olacak?
Ben sadece Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanıydım.
Kurumumun tek kuruşunu harcamadım, tek kuruşuna el sürmedim. El de sürdürtmedim.
Savunmamın beşinci bölümü yayında.
https://t.co/3RQHrLjZFY
Bugün yaşanan haksız ve hukuksuzluğa karşı sessiz kalmıyoruz. Yarın Saraçhane’de basın açıklaması gerçekleştiriyoruz.
📅 3 Temmuz Cuma | 11:00
📍Saraçhane
"Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken mahkeme başkanının 9 Temmuz’da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür"
#İBBDavası'nda 57. Gün
"Hayallerimi satmayacağım!"
İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Şehir Plancısı #GürkanAkgün beyanda bulunuyor.
"Benim görev yaptığım makam ve mevkide yaptıkların kadar yapmadıkların, yaptırmadıkların da bir o kadar kıymetlidir.
Geriye dönüp baktığımda vicdanım rahat, alnım açık, başım dik karşınızdayım.
Her konuyu samimiyetle, şeffaflıkla sizlere anlattım.
🔺️Devletin ne bir kör kuruşuna dokundum, ne de dokundurttum.
🔺️Mal, mülk biriktirmek peşinde koşmadım.
🔺️Bu hayatta toplumsal adaletten, eşitlikten, hakkaniyetten, dayanışmadan yana durmaya çalıştım hep.
🔺️Rant uğruna evinden, mahallesinden, yurdundan edilenlerin, depremde evi başına yıkılanların, yoksulun, garibanın, yok sayılanın, mağdurların yanında saf tutmaya gayret ettim.
Ama gerçek mağdurların.
🔺️Bu şehirden dünyaları kazanıp da, savcılık çağırınca biz çok mağdur olduk diyenlerin değil.
🔺️Eksiklerim, yapmaya çalışıp yapamadıklarım, yetemediklerim, yetişemediklerim elbette olmuştur ama görev ve sorumluluklarıma leke sürecek hiçbir şey yapmadım.
🔺️Beni yetiştiren annemin, babamın; üzerimde emeği olan hiç kimsenin boynunu bir milim bile eğecek bir işin içerisinde yer almadım.
Çalıştım.
Emeğimden başka hiçbir şeyim yoktu.
O yüzden en iyi bildiğim şeyi yaptım.
Sadece çalıştım.
Günlerin sonunda evet, belki hayatlarımız alt üst oldu.
Özgürlüğünden, sevdiklerinden yoksun kalmak insanın özünü zedeleyen bir olgu.
Ama yaşama dair umudumu asla kaybetmedim.
Belki gönlümüzdeki gibi olmuyor ama kurduğumuz hayallerin peşinden gitmeye devam ediyoruz.
Ben cezaevinde olsam da eşim Sinem'le burada nikahımızı yaptık.
Geleceğe dair hayaller kurmaya devam ediyoruz.
Benim bu topraklara olan sevgim de inancım da çok büyük.
Memleketin gelecek güzel günlerine dair; insanların barış ve refah içerisinde yaşadığı, daha adil, demokratik, özgür ve tam bağımsız bir Türkiye’ye dair hayaller kurmaya devam ediyorum.
🔺️Hayallerimi satmayacağım!
Ben bu memlekette her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi eşimle, ailemle, dostlarımla özgürce, kimseye boyun eğmeden, onurlu bir şekilde yaşamak istiyorum.
Bu memleket için çalışmaya devam etmek istiyorum.
Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hiçbir ayrıcalık beklemeden hakkımın, hukukumun korunmasını istiyorum.
Ve onca zaman geçmesine rağmen; bıkmadan, usanmadan tek bir şey istiyorum:
Adalet istiyorum."
Gürkan Akgün ve Sinem Keleş Silivri Cezaevi'nde evlendi.
Şule Aydın, Berna Laçin, Bedia Ceylan Güzelce ve Gamze Pamuk, Ramazan Gülten’in kaleme aldığı “Müjde Kuşu: İlk Buluşma” kitabını Maya için okudular…
Maya’nın beklediği o Müjde Kuşu için #sendeoku#müjdekuşu#mayaiçinokuyorum
Suudi Arabistan şirketlerine;
Bedelsiz arazi tahsisli,
KDV - ÖTV vesaire vergi muafiyetli,
30 yıl dolar bazlı enerji alım garantili,
Uluslararası tahkim imtiyazıyla,
Yerli firmaların rekabetine kapalı,
Kapitülasyon anlaşması..
Üstelik te pusula sahtekarlığıyla!
Buyrun izleyin 👇🏽
Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım.
Ne yazık ki hâlâ milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz.
Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır.
Adalar ve Silifke belediyelerimize operasyon..
AKP’li, MHP’li belediyelerde, bakanlıklarda hiç sorun yok öyle mi..
Gerçeğin tam tersi olduğunu Türkiye’de vicdanıyla yaşayan herkes biliyor..
Yolsuzlukları önlemenin yolu; cumhurbaşkanlığını, bakanlıkları, milletvekillerini ve yerel yönetimleri tümüyle kapsayan siyasi etik yasasını çıkarmak ve uygulamasını bağımsız kuruluşlara yaptırmaktır.
Bundan kaçanlar, yolsuzluğun kaynağıdırlar..
Elif Atayman: "Yarın 16. ay.
Üç aydır, misafir olarak Afyon'dan buraya getirildim. Tekrar Afyon'a gitme ihtimalim de vardı. Çünkü oranın mahkumu gözüküyorum.
Bütün bunları düşünmek de ayrı bir stres tabii. Tekrar gidecek miyim?
Yolculuk, sekiz saat, dokuz saat, elleriniz kelepçeli."
SİLİVRİ’DE TAHLİYELER BAŞLADI
"TERTEMİZ GİRDİM. İÇERİDEKİ ARKADAŞLARIM GİBİ. KİMSENİN KAFASINI YERE EĞECEK BİR ŞEY YAPMADIM"
İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı #YavuzSaltık ailesi ve arkadaşları tarafından alkışlarla karşılandı.
Yavuz Saltık, tahliye edildiğinde yol arkadaşlarına sarılıp ağlamıştı.
Belediyelerimize düşman hukuku uygulanmaya devam ediyor.
Silivri Belediye Başkanımız Bora Balcıoğlu ve yol arkadaşlarımız iftiralar ile tutuklandığı sırada Beylikdüzü Belediyemize yeni bir operasyon ile güne başladık.
Önce iftiraların atıldığı, sonra o iftiraların altının doldurmak için peş peşe operasyonların yapıldığı, kuyruklu yalanların birbirine dolandığı, mahkeme salonlarında tel tel dökülen iddialar ile insanların özgürlüğünün gasp edildiği bu kara düzene karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Meşruiyetini dışarıdan alanlara, muhalefeti yok etmeye çalışanlara, adaleti katledenlere, Türkiye'yi korku ülkesi yapmak isteyenlere teslim olmayacağız.
“SUÇ DİYE İFADE EDİLEN TARİHTE İBB’DE ÇALIŞMIYORUM, İSTANBUL’DA İKAMET DE ETMİYORUM”
İPA Başkanı Buğra Gökçe: “Suç tarihi diye ifade edilen 2020 yılının Haziran ve Temmuz aylarında, ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmıyorum. İstanbul kentinde ikamet de etmiyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin genel sekreteri olarak kamu görevi icra etmekteydim. Ben o tarihte çalışmadığımı emniyette de savcılıkta da söyledim. Çalışmadığım bir kurumda hangi ihaleye nasıl fesat karıştırmışım.
Siz de bu iddianameyi kabul ettiğinize göre bilmediğim bir şey varsa bana söyleyin, İzmir'deyken İstnabul'daki ihaleye nasıl fesat karıştırdığımı ya da iddianameyi nasıl kabul ettiğinizi söyleyin.”
“Hiçbir karanlık sonsuza dek sürmez. Türkiye Cumhuriyeti savaş meydanlarında kazanıldı. Hiç kimse sahip olmadığı, hakkı olmadığı bir gücü bu milletin üzerinde uygulayamaz, kullanamaz.” Suat Özçağdaş
“449 gündür bir mücadelenin içerisindeyiz. Sabrediyoruz, gün sayıyoruz ama artık sabretmek istemiyoruz. Artık tüm sevdiklerimiz için tahliye bekliyoruz! Tam da burada adaletin işlediğine tanık olmak istiyoruz.” Dilek Kaya İmamoğlu
15 aydır geciken adaletin, yarım kalan hayatların ve sevdiklerinden ayrı bırakılan insanların sesi olmak için @ailedayanismagi olarak yine buradayız.
Alnımız ak, başımız dik; adalet yerini bulana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.
Yüzünüze yüzünüze söyleyelim:
104 yıl evvel bu memlekette saltanatı kaldırdık.
Ne sizin ne bölge valisinin ne de ağa babalarınızın gücü bu ülkeye monarşiyi getirmeye yetmez, yetmeyecek..
"İhanet yüksek sesle duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde hissettiğin anda cezalandırır"
Özgür Özel, "hain" sloganına bu sözlerle müdahale etti ve "Bu yüce çatı altında umut sloganları atalım" diyerek atmosferi yükseltti. Mecliste tarihe geçen bir konuşma oluyor.