Türkiye'nin ismini kullanarak artistlik yaptığın günleri ne çabuk unuttun Aliyev efendi!
"Türkiye F-16'ları bizde bıraktı
Bir müdahale olursa Türk F-16'larını semalarında görecekler"
Ama unutma Aliyev! Bugün size gaz verenler, yarın size kan bile vermezler!
Gördüğünüz görüntüler, Vahşi Batı'ya aittir; bunlar, on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda Avrupa'da siyahi insanlar ve barbarların sergilendiği yerdi. Bu tür sergilerde, köle ve esir olarak Avrupa ve Amerika'ya getirilen siyahi insanlar ve yerliler, bahçede zincirlenmiş ve kafeslerde tamamen bir şekilde.
Medeni Avrupa Batı ve Amerika !!!
Yer işaretlerine ekleyelim
İngiltere’de başörtüsüyle üniversiteye giden Müslüman bir genç kız, Müslüman bir ülke olan Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okula alınmamas��nı anlamadığını söyleyerek:
🗣️ Şu an başörtümle İngiltere’de üniversiteye giderken üzgünüm. Azerbaycan’da benim gibi bir kızın bunu yapamaması çok üzücü. Daha da ilginç olan, İngiltere’de hiç Müslüman hükümdar yaşamamışken Azerbaycan’ın tarihinin bunun tersi olması.
Galiba güneş gerçekten batıdan doğuyor.
Fransa.
Başörtüsü düşmanl��ğı❗️
Marine Le Pen,başörtüsünü her yerde yasaklayacaklarını söylüyor.
Bir de Yahudi'nin "Kipa"sına karşı olmadıklarını❗️
Sadece İslâm'a karşı Fasist Le Pen❗️
Yahudi fonuyla kurulan ƏSAS TV'deki sözde gazeteci Saida Bekirqizi,
İstanbul'da yaşanan sel felaketinin
Azerbaycan'da yaşanan başörtüsü zulmüne tepki gösteren Türklere,
ceza olarak yaşandığını iddia etti.
@NekadarolduTR Daha önce de bunları türk şehitliğine saldırmıştı. Ne beklenirdi. Başka.. sizin başınıza gelmeyeceğine eminmisimiz?.. İsrail gelir size yardıma canım
Getir Büyük üzerinden 4 adet Balkan marka yoğurt satın alan bir vatandaş, son kullanma tarihi geçmemesine rağmen ürünlerin küflü çıktığını ve iade talebinin reddedildiğini belirtti.
🔹 “3 kiloluk 4 yoğurt için toplam 676 TL ödedik. Kovaları açtığımızda hepsinin küflendiğini gördük.”
🔹 “Ürünlerin son kullanma tarihi 19 Ekim 2026 olmasına rağmen tamamı bozuk çıktı.”
🔹 “Getir, siparişin üzerinden 14 gün geçtiği gerekçesiyle iade yapamayacağını söyledi.”
Ortopedi ve travma uzmanı doktor, Kur’an-ı Kerim’deki mucizeyi böyle anlattı: Şu an elim ayağım titriyor resmen!
Uzman Dr. Mustafa Arık, Kıyamet Suresinde insanların artık dünyadaki son anlarının anlatıldığı ayetleri sosyal medya hesabından “Şu an elim ayağım titriyor resmen” diyerek izah etti. Arık, paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı: “Bakın Kıyamet Suresi 25. ayete. 'Kendisinin omurgasının kırılacağını sanır. 26. Ayette 'Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığı zaman.' 27 Ayette 'Çare bulan yok mu? denir!' diyor. 28. Ayet ise 'Artık ayrılık vaktinin geldiğini anlar, bacakları birbirine dolanır' der.
RESMEN OMURİLİK HASARINI ANLATIYOR
Köprücük kemiği kısmı servikal c3-c4 dermatomuna tekabül ediyor ve hangi sinir çıkıyor biliyor muzsunuz oradan? Diyaframı çalıştıran sinir. Yani sinir hasarı c-3 c4’ün üstüne çıktığında artık nefesiniz kesilir? Yani diyaframınızı çalıştıran sinir felç olmuş oluyor. Bacakları birbirine dolaşır diyor. Yani resmen bir omurilik hasarından bahsediyor. Şu an resmen elim ayağım titriyor.”
Şeytan'ın aklına dahi gelmeyen bir uygulama!
Azerbaycan'da bir okulda, başörtülü öğrenciler oturmasın diye merdivenleri ıslattılar
#battık Ölüm #Aliyev ölmüş #felaket
🔴 Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki Şağan 124 Numaralı Okulu'nda başörtülü kız öğrenciler derslere alınmadı.
Üç gündür okul binasına girişine izin verilmeyen öğrenciler, bahçede yere oturarak ders çalıştı.
🗣️ Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Muhammed Ali es-Sallabî:
“Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a..
Sen, Azerbaycan’ın en karanlık günlerinde yanında duran liderdin. Silah depolarını ve insansız hava araçlarını Azerbaycan’ın hizmetine sundun, askerî danışmanlar gönderdin.
Ermenistan’a ve tüm dünyaya karşı dimdik durarak Karabağ’ın kurtuluşu için “Azerbaycan yalnız değildir!” dedin.
Biz Müslümanlar olarak seni alkışladık. İlham Aliyev’in zaferini hepimizin zaferi olarak gördük.
Ancak bugün her Müslüman erkeğin ve kadının yüreğini sızlatan bir soru var: Müttefikin İlham Aliyev, kendi ülkesinde ne yapıyor?
İslam ve Türk kardeşliği adına desteklediğin müttefikin, bugün Azerbaycan’da kızlarımızın başörtüleriyle okullara ve üniversitelere girmesini engelliyor.
Kız öğrenciler sırf “Rabbim bana bunu emretti” dediği için okula alınmıyor.
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Sen, Türkiye’de başörtülü kızların eğitim hakkı için yıllarca mücadele ettin. Üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıran lider oldun.
Peki, bugün sizin insansız hava araçlarınızla güçlenen müttefikin tarafından aynı başörtüsünün baskı altına alınmasına nasıl razı olabilirsin?
Birlikte inşa ettiğiniz güçlü Azerbaycan, Müslüman kadınlara baskı uygulayan bir güce dönüşmemelidir.
Sana kardeşlik adına, bugün okulunun kapısında gözyaşı döken her Azerbaycanlı kız öğrenci adına sesleniyoruz:
İlham Aliyev üzerindeki büyük etkinliği ve nüfuzunu kullanarak ona şu sözleri söylemeni istiyoruz:
“Müslümanların kızlarından elinizi çekin!”
Çünkü Bakü’de başörtüsü mücadelesini kaybedersek, Karabağ zaferi de gerçek anlamda tamamlanmış olmayacaktır.
Allah’ım, sen şahit ol! Ben üzerime düşen tebliğ görevini yerine getirdim.”
Sn Dayi Amca Bey ...
Satamadin..
Para etmedi ..
Kimse Almadı ..
Belki zarar ettin
ANLARIZ HAKLISIN BELKİ
Peki Çöpe Dereye Dökeceğine
Git en yakın mahalleye
Halka buyrun Hayır Olsun
Hayrım olsun demek yapmak
Daha Doğru değilmi
O Döktüğün Rızık Nimet
Allah affetmez BİL.
BİR ÇUVAL NOHUT VE İYİ ADAM
Dün bir çuval nohut hediye ettiler bana.
Tam bir çuval.
Kıramayacağım İYİ birisiydi, kabul ettim.
Eve getirdim. Bir kenara koyduk.
Gidiyorum, geliyorum, gözüm takılıyor.
Bir çuval nohut.
Bir senede biter mi, bilmiyorum.
Sonra düşünüyorum.
Bir öğün nohut yemeğine muhtaç insanlar geliyor aklıma.
Altı üstü nohut, diyorsunuz.
Ama nohut tek başına yemek olmuyor ki!
Pirinç lazım.
Tereyağı, salça lazım.
Tüp lazım, doğal gaz lazım.
Ekmek lazım.
Yanına bir kaşık yoğurt,
bir tabak salata lazım.
Bir de o sofranın etrafına oturacak insanlar.
Derken bir çuval nohut büyüyor gözlerimde.
Büyüyor, büyüyor...
Sanki Kızılay'ın deposundan alınmış da yanlışlıkla benim evime bırakılmış.
Sanki birilerinin hakkı benim mutfağımda bekliyor.
Bana ait olduğu hâlde bana ait değilmiş gibi.
Bir çuval nohut!
Bankada yüz milyon.
Fonda bir milyar.
Başka bir fonda elli milyar.
Borcundan çok yığdıkların.
Yiyebileceğinden çok çürüttüklerin.
Tokluktan ağrıyan karnın.
Kıyamet kopsa yıkılmayacak sandığın damın.
Nimete şükretmeyi unutmuş hâlin.
Nefsine yenilmiş canın.
Ben bir çuval nohudun hesabını kendi vicdanıma veremezken, insan nasıl oluyor da bir ömür tüketemeyeceği servetin hesabını kendine hiç sormuyor?
Mülkiyet nerede biter, emanet nerede başlar?
Bir çuval nohut kaç aç insanın sofrasıdır?
Bir milyar kaç insanın ömrüdür?
Ve insan, ihtiyacından fazlasını biriktirirken başkasının ihtiyacını görmemeyi nasıl öğrenir?
Memleketinde çocuklar aç.
Sokaklarda çocuklar ölüyor.
Adamlar tehditle iş bitiriyor.
İYİ adamlar birer birer kenara çekiliyor.
Kötülük cesaret buluyor.
İyilik mahcubiyetinden susuyor.
Ve biz hâlâ kimin ne giydiğini, kimin neyi örttüğünü, kimin nasıl göründüğünü konuşuyoruz.
Oysa insanın üstünü örtmesiyle vicdanının üstünü örtmesi aynı şey değildir.
Bir başörtüsü de bir sarık da bir cübbe de insanın ahlakına tek başına şahitlik edemez.
İman, insanın üzerinde taşıdığı kumaştan önce, başkasının acısını yüreğinde taşıyabilmesidir.
Müslüman bu mevsimde başörtüsünden tanınmaz.
Uykusuz gözlerinden tanınır.
Eskimiş, yaşlanmış seccadesinden tanınır.
Huzursuz yüreğinden tanınır.
Bir yetimin sofrasını düşünmekten uyuyamıyorsa,
bir mazlumun hakkı yenirken susamıyorsa,
kendi lokmasını yutarken başkasının açlığını hatırlıyorsa...
İşte orada bir iman vardır.
Örtünmek isteyen örtünsün.
Örtünmek istemeyene kimse zorbalık etmesin.
Ama hiç kimse vicdansızlığını bir örtünün arkasına saklamasın.
Örtün de gel.
Ama vicdanını açık bırak.
Benim evde hâlâ bir çuval nohut duruyor.
Ve ben artık ona bakınca nohut görmüyorum.
Bir sofrayı görüyorum.
O sofraya oturamayanları görüyorum.
Bir de kendimi.
Hesap vermesi gereken kendimi.