Kirazlı Altın Madenî sahasında faaliyetlerin durdurulması için açılan davada önemli ve beklediğimiz bir karar çıktı!
Çanakkale 2.İdare Mahkemesi Bakanlık ve Valiliğin itirazlarına rağmen halkın ve doğanın ve pek tabii yasaların yanında durarak kamuoyu yararını gözeten, şirketler lehine olmayan bir karara imza attı.
Ve Kirazlı'da Nurol Holding'e ait maden sahasında 'YÜRÜTMEYİ DURDURMA' kararını haklı ve hukuki dayanaklarımızı göz önünde bulundurarak verdi!
Çed alanında bulunmaya yetkileri olmadığı halde sahada hukuka aykırı olarak faaliyetlerini sürdüren Tümad'ın faaliyetlerine son vermesi ve iş makineleri de dahil olmak üzere alandan çıkmasına yönelik kararın takipçisi olacağız. Halen sahada bulunuyor ise hakkında tutanak tutturup gerekli cezaları almasını sağlayacağımızdan kamuoyunun şüphesi olmasın!
Günlerce nöbet tuttuğumuz, Kazdağları direnişinin simge mücadele sahasında bir kez daha kazandık bu kazanıma tüm Çanakkale halkı olarak sahip çıkalım.
7 Eylül Pazartesi günü Kirazlı'da buluşalım. Yürütmeyi durdurma kararımız ile birlikte.
Buluşma saati Kazdağları Ekoloji Platformu hesaplarından gün içerisinde paylaşılacaktır.
Her zaman dediğimiz gibi #KazdağlarınınÜstüAltındanDeğerlidir
Çan merkeze bağlı Bahadırlı Köyü yakınlarında bulunan 86 bin yıllık İnkaya Mağarası kazılarına Truva Bakır Maden İşletmeleri AŞ sponsor oldu. Truva Bakır Halilağa Bakır Madeni sahasındaki kaya mezarlarını, Antik Troas Antik Bölgesi’nde yer alan madenin içindeki sit alanlarını önemsemeyip, maden sahası içindeki arkeolojik buluntuları görmezden gelirken, bir ‘yeşil aklama’ projesi ile İnkaya Mağarasına sponsor oluyor.
Çanakkale’nin geleceğini tehdit eden, su havzası üzerinde 1 milyon ağaç kesilerek, üç köyü ortadan kaldırmayı hedefleyen Bakır Madeni projesine bilirkişi heyetinin burada bu madenin işletilmesi için bir ‘kamu Yararı Yoktur’ diyerek hazırladığı rapora rağmen devam eden Cengiz Holding kazı sponsorluğu ile Çanakkalenin geçmişinin gün yüzüne çıkartılmasına verdiği destek ile kendini aklama peşinde!
Türkiye Cumhuriyeti devletinin hiç mi kaynağı yok ki bu kazıyı gerçekleştiremiyor ve beşli çetenin başı Cengiz’e böyle bir aklama için imkan yaratılıyor? Kültür ve Turzm Bakanlığı’na soruyoruz Cengiz Holding Şirketi tarafından sağlanan fon olmadan bu kazının gerçekleştirilmesi kurumunuz kaynaklarıyla mümkün değil miydi? Ödediğimiz vergiler ile bir fon oluşturulamıyor muydu da Cengiz Holding’in sponsorluk desteğine muhtaç kalınıyor acaba?
Halbuki Cengiz’in Halilağa Projesine verilen bilirkişi raporunda ‘ÇED olumlu Kararı’nın Arkeoloji açısından 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun yanı sıra tarafı olduğumuz bu alandaki uluslararası sözleşmeler ve arkeoloji biliminin bağlayıcı ilkeleri açısından "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının uygun olmadığı,’ yönünde görüş bildirilmiş ancak mahkemeler bunu da görmezden gelmişti.
Proje ile ilgili onlarca suç duyurusunu, mevzuata aykırıklıkları açılan davalarda, savcılık dosyalarında görmezden geldikleri gibi.
14 Temmuz salı günü Truva Oteli’nde yapılacak sponsorluk anlaşması imza töreninde ses çıkarmak, Çanakkale halkı olarak bu yeşil aklamaya itiraz etmek için orada olacağız.
Çanakkale’nin geçmişinden de, geleceğinden de uzak dur!
Yeşil aklama yapma Cengiz!
13 Haziran günü Balaban Tesisilerine ve Tümad'ın maden kapısına giden yol üzerinde vekilimiz Özgür Ceylan ile Tümad'ın faaliyetlerini yerinde görmek, vekilin Çed izinleri hakkında açıklamasına eşlik etmek üzere Çanakkale'lilerle birlikte Kirazlıdaydık.
Açıklamadan bir hafta sonra Çanakkale Valiliği, herhangi bir şekilde ormana girilmemiş, vekilin açıklaması sonrası dağılınmış olunmasına rağmen açıklamaya katılanlardan bir kısmına ormana giriş yasağı üzerinden cezai işlem uygulamıştır.
Çanakkale Valisi, Çanakkale halkını, şehrin geleceğini tehdit eden, izinleri hakkında kamuoyuna yeterli bir açıklama yapmayan Tümad'ın siyanürlü altın madenciliği yapacağı alanla ilgili herhangi bir denetim, işlem yapmayı görevi olarak görmüyor! Ama toprağını savunan, tüm Çanakkale'nin geleceğini tehdit edecek madencilik faaliyetinin mevzuatlara uygun olup olmadığını gündeme taşımak için yanında milletvekili bulunmasına rağmen açıklama yapmak isteyen vatandaşına ormana girilmediği halde, maden ve Balaban yolu üzerinde bulunmaktan cezai işlem yazabiliyor!
Vali beye soruyoruz kamunun yanında olmanız gereken, kamunun taleplerine karşılık vermeniz gereken noktada neden bir şirketin talimatı ile hareket ediyorsunuz?
Çanakkale halkının menfaati, şirketlerin menfaatinden üstündür. Tümad Çanakkale'den daha büyük değildir. Siz bu ilin en yüksek mevkisinde bulunan kamu görevlisi olarak Çanakkale halkının yanında yer almanız gerekirken toplumsal duyarlılık gösteren, havasına, suyuna, toprağına sahip çıkan Çanakkale'lileri cezalandırmayı tercih ettiniz!
Ruhsat sahası olmadığı halde Balaban Çeşmesi'ne gİden yolu trafiğe kapatan, madene giden yolu kamyon kamyon toprak ile geçilemez hale getiren Tümad'a soracak mısınız bu neyin telaşı, korkusu diye? Bir maden ruhsatı ile tüm bölgeyi istediğiniz keyfilikle kullanma hakkına nasıl sahip oluyorsunuz diye?
Tümad, Cengiz bu toprakları birer ekokırım sahasına dönüştürmek, Çanakkale'nin su, hava hakkını, gelecek kuşakların yaşam hakkını elinden almak, kendi sermayelerini büyütmek için var!
Bizler de Kazdağları'nı, Çanakkale'yi ekoyıkım sahasına çevirmek isteyen şirketlere, sesimizi kısmak isteyen valiye inat, gerçekleri haykırmak için varız!
23 Haziran 2026 günü Ankara'da iki yüzden fazla insan gözaltına alındı. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, 7 Temmuz'da başlayacak NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen ve yasal hiçbir dayanağı bulunmayan bir “önleyici operasyon” yürütüldüğü iddia edilmektedir.
Gözaltına alınanlar arasında insan hakları savunucuları, avukatlar, gençler, Tema Vakfı çalışanları, üniversite öğrencileri ve sınava hazırlanan öğrenciler, akademisyenler sendika yöneticileri, LGBTİ+ aktivistleri ve çok çeşitli çevrelerden insanlar bulunmaktadır.
İnsan Hakları Derneği yöneticileri ve avukatları süreci en başından itibaren takip etmişlerdir.
Edindiğimiz bilgilere göre gözaltına alınan kişilerin tamamının evlerine kapıları kırılarak girilmiş, gözaltına alınanlar ve bazı aile sakinleri uzun süre boyunca evlerinde ters kelepçeli şekilde bekletilmiştir.
Defalarca dile getirdiğimiz gibi, ters kelepçe bir işkence ve kötü muamele yöntemidir. Buna rağmen gözaltına alınan kişilerin tamamı savcılığa da ters kelepçeli şekilde sevk edilmiştir. Tutuklananlar benzer bir soruşturma kapsamında 4 ayı aşkın süredir ev hapsinde tutulan Ankara Şube Yönetim Kurulu üyemiz ve Ankara Şube Gençlik Komisyonu üyelerimiz de bulunmaktadır.
Gözaltına alınan ve tutuklanan kişilere “hangi örgüte üyesin, kod adın var mı, …..örgütü hakkında bilgi verin” şeklinde somut bir iddiaya dayandırılamayan sorular yöneltilmiş ve bu gerekçelerle tutuklanmışlardır.
"NATO Zirvesi öncesi önleyici operasyon" adı altında yürütülen bu soruşturmada, başından sonuna kadar hem ulusal mevzuata, hem de taraf olunan uluslararası sözleşmelere aykırı yol ve yöntemler kullanılmıştır. Hukuki dayanaktan yoksun, soyut gerekçelerle gözaltı ve tutuklama işlemleri gerçekleştirmiştir. Gözaltına alınan kişiler işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmış, müdafi olarak görev yapan bazı avukatlara da şiddet uygulanmıştır.
İnsan hakları savunucuları olarak bu sürecin takipçisi olmaya, yaşanan ağır hak ihlallerinin kamuoyuna duyurulması, sorumluların hesap vermesi ve tutuklanan kişilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşması için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
Kirazlı'da bulunan Bayramiç Altın ve Gümüş Madenî sahasına, Çanakkale vekilimiz Özgür Ceylan ile birlikte Bayramiç ve Çanakkale'den doğa ve yaşam savunucuları olarak gittik.
Tümad'ın ruhsat sahası dışındaki Balaban Tesis'lerine giden ormanlık yolun keyfi bir şekilde trafiğe kapatıldığını gördük.
Orman yolu üzerinde durmamıza izin verilmeyip buranın maden sahası içinde kaldığı Tümad'ın görevlileri tarafından defalarca iletildi.
Jandarma çağrıldı, gbt yapıldı, orman yasakları dolayısıyla alanı terk etmemiz istendi.
Maden girişine yöneldiğimizde sabah açık olan orman yolunun kamyonlarla toprak taşınarak kapatıldığını fark ettik.
Soruyoruz; Kamunun bilgilenme hakkına karşı bu telaş bu korku neden?
Tümad'ın Çed süreci ile ilgili bir sorunu yoksa, madenin kapısına Çanakkale milletvekilinin gitmesine niye engel olmaya çalışıyor?
Ruhsat sahası içinde olmamasına rağmen, diledikleri gibi orman yolları nasıl trafiğe, insan geçişine kapatılabiliyor?
Bütün Çanakkale halkının içme suyu olarak kullandığı Balaban Çeşmesi'ne ulaşma hakkı nasıl gasp edilebiliyor?
Günlerce nöbet tutup patlatılmasına izin vermediğimiz Balaban Tepesi çok yakında yerle bir edilecek belli ki, halkın bunu görmesine engel olunmak mı isteniyor?
Soruyoruz Tümad bu neyin korkusu?
#KazdağlarınınÜstüAltındanDeğerlidir
🚩Bütün Türkiye'nin tepkisiyle geri adım attırılan Alamos Gold'un #Çanakkale#Kirazlı'daki Altın ve Gümüş Madeni Projesi'ne ait ruhsatının süresi 13 Ekim 2019'da sona ermişti.
#Çanakkale halkı burada maden işletmesi istemiyor. Sahadaki faaliyetlerin yasal dayanağı nedir?
Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, Kirazlı Altın Madenî Projesinin Tümad'a devrinden sonra sahada çalışmaların başlamasıyla, daha önce Çed'e aykırılıktan Çed'i geçersiz hale gelen madenin hangi Çed ile sahada çalışma başlattığını Mecliste soru önergesi olarak sordu.
Maden ve enerji şirketleri söz konusu olduğunda yasaların, mevzuatların ihlal edilmesine nasıl göz yumulduğunu ülkenin dört bir yanında görülen usulsüzlüklerde görüyoruz!
Kirazlı için Çanakkale Valisine, Mapeg'e, Çevre Şehircilik Bakanlığı'na sorduğumuz sorunları yeniliyoruz;
Projenin ÇED’i ÇED’e aykırılık nedeni ile geçersiz hale gelmiştir. Zira; Çevrsel etki değerlendirme Yönetmeliği madde 9 b fıkrası aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;“ÇED Olumlu” kararı verildikten sonra, proje sahibi tarafından nihai ÇED raporu veya proje tanıtım dosyasında taahhüt edilen hususlara uyulmadığının tespit edilmesi durumunda söz konusu taahhütlere uyulması için projeyle ilgili Bakanlıkça/il müdürlüğünce bir defaya mahsus olmak üzere ve bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir. Bu süre sonunda taahhüt edilen hususlara uyulmaz ise yatırım durdurulur. Yükümlülükler yerine getirilmedikçe durdurma kararı kaldırılmaz. Bu konuda 2872 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre işlem tesis edilir.
ÇED’de belirtilenin 8 katı kadar ağaç kesilmiş olması hiçbir şart ve koşulda o ağaçların geri getirilmesi söz konusu olmayacağı için süre verilse dahi taahhüde uymanın sağlanmasının mümkün olmayacağı bir husustur. Bir an için taahhüde uyulabileceği düşünülse dahi taahhüde aykırılık 2019 yılında meydana gelmiştir. Dolayısı ile süre verilmişse bile 1 yıldan çok daha uzun süre geçmiş olmasına rağmen taahhüde uyulmamıştır.
Bu durumda Tümad hangi Çed ile sahada faaliyet yürütmektedir?
#TümadKirazlıdanDefol
#KazdağlarınınÜstüAltındanDeğerlidir
📌Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü..
Eğer bugünü kutlayacaksak;
✔️Kazdağları altın, gümüş ve bakır madenciliğiline mahkûm edilemez!
✔️Etkileri yüzyıllarca sürecek ekokırım sahalarına dönüştürülemez!
✔️Çanakkale'nin tek içme suyu kaynağı Atıkhisar Barajı'nın dört bir yanında madencilik yapilamaz!
✔️Milyonlarca ağaç göz göre göre katledilemez!
🌱🌲🌳🐯🦊🐻🐺🐿️🦔🦉Kazdağları ekosistemi içinde yaşayan milyonlarca canlının evidir sadece insanların değil!
❌ Hakları için mücadele et❗
❌ Ses çıkar, susma❗
❌ Gelecek kuşaklar için Koru❗
❌ Ayağa kalk durma❗
#kazdağlarınınüstüaltındandeğerlidir
Cengiz'in Kazdağlarındaki katliam sahası Halilağa Bakır Madeni için Hacıbekirler köylüsü kadınlarımızın açmış olduğu davanın yapılan bilirkişi keşfinde yaşanılanlar, maden ve enerji şirketlerine kamu yararı gözetilmeden açılan milyonlarca dönüm arazi, yasaları delmek adına uygulanan imtiyazlar, yasaların şirketler lehine yeniden yeniden düzenlenmesi sürecinde gelinen son noktadır!
Keşif 20 dakika gibi olağandışı bir sürede tamamlanmış, dava konusu 5995.74 hektar büyüklüğündeki ruhsat sahası olmasına rağmen sadece tek bir noktadan drone kaldırılmak suretiyle tamamlanmıştır.
Keşfin yalnızca sınırlı alana odaklanması, tek bir noktadan yapılan drone çekimiyle sınırlandırılması, keşfin amacını ortadan kaldırmıştır, raporun teknik güvenirliliğini zedelemiştir.
Bu koşullarda hazırlanan bilirkişi raporu, önceki bilirkişi ve mahkeme tespitleriyle çelişmiştir, hazırlanan krokiler eksik ve yanıtıcıdır, ruhsatın bütünü değerlendirilmemiştir, fiili faaliyet alanları dikkate alınmamıştır ve en önemlisi de davaya sunulan teknik ve hukuki itirazların hiçbirine cevap verilmemiştir!
Bugün davacı kadınlarımız ve davaya müdahil olan Bayramiç'in köylerinde ikamet edenler olarak bilirkişi raporuna ve bu raporu hazırlayan keşif heyetine itiraz hakkımızı kullanıyoruz.
#kazdağlarındandefolcengiz
#defolcengiz
#kazdağlarınınüstüaltındandeğerlidir
Mutlak Butlan Değil Mutlak Faşizm!
Maden ve enerji şirketlerine doğayı, yaşam alanlarımızı, topraklarımızı, ormanlarımızı peşkeş çeken, talana açan bu istilacı anlayışa karşı yürüttüğümüz mücadeleyi demokrasimizi istila edenlere karşı da sürdüreceğiz.
Esra'mızın tutuklanmasından beri canla başla çalışan avukatlarımıza, mücadele bayrağını devralan köylülerimize, Türkiye'nin ve dünyanın her yerinde Esra'mızı yurdu belleyip mücadeleyi büyüten herkese minnettarız!
Mücadelemizin kazandı!
Esra'yı alıyoruz, Akbelen'i vermeyeceğiz!