iki yıl önce Isparta ile Afyon arasında (Senirkent) bir köyde o kadar görkemli bir dağ görmüştüm ki ne unutabiliyorum ne de bulabiliyorum. gördüğümde nasıl büyülediyse fotoğrafını çekmemiştim. insanların nasıl olup da dağa yükündüklerini bir nebze anladığımı sanmıştım.
karşılaşmalar, hayatın bir parçasıdır ve sanıyorum ki, karşılaşılanın idrakinde olunmadıkça baştan gelip geçenler karşılaşma adını almayı hak etmez. karşılaşmanın fark edilmesini sağlayarak onu anlamlı kılan, ne ile karşılaşıldığını bilmektir.