İyi niyetle yapılan öneriler yaşadıklarımız için çözüm üretemez. İki gündür yaşanan şiddet bir sistemdir, zamanla oluşur. Bu çocuklar bir anda şiddet üretmediler.
Onlar, içinde yaşadıkları sistemin ve zamanın birikimini taşıyorlar. Meselemiz güvenlikçi bir bakış açısı ile bu şiddeti yalnızca durdurmak değil. Şiddeti mümkün kılan çevreleri, bu şiddetin ekolojisini görmek zorundayız. Tüm gelişimsel çevre katmanlarını birlikte düşündüğümüzde, şu gerçek daha net görünüyor;
Mikrosistemde çocuklar, gençler duygularını taşıyamıyorlar. En yakın ilişkilerde, ailede, okulda, arkadaş çevresinde çocukların öfkesini, utancını, dışlanmışlık hissini tutabilecek, anlamlandırabilecek bir ilişki alanı kurulamıyor.
Mezosistemde; aile, okul ve psikososyal destek mekanizmaları birbirinden kopuk, Yapısal sorunlar devasa, yoksulluk eşitsizlik ve kutuplaşma dili.
Ekzososistemde dijital dünya filtrelenmiyor. Gençler, şiddeti estetize eden, öfkeyi besleyen ve görünürlük ile şiddet arasında bağ kuran içeriklere maruz kalıyorlar.
Makrosistemde değerler benimsenmiyor. Dindarlık, tek başına ahlaki bir gelişim zemini kurmaz. Bunu görmemenin bedelini daha çok ödeyeceğiz gibi görünüyor. Şiddetin dili normalleşirken, kutuplaşma artarken, çocuklara sunulan değerler sorgulanmıyor.
Kronosistemde ise, tüm bunlar zaman içinde birikiyor.
Ve bu birikim, bir noktada yıkıcı davranış olarak dışarı çıkıyor. Bu ekolojiyi dikkate almadan güvenlikçi yaklaşımlar durumu değiştirmez. Ayrıca ülkeyi senelerdir yönetme sorumluluğunu taşıyanların da bir nebze olsa düşünmeleri gerekiyor. Bütün bunlar neden mümkün oldu?..
O kadar zoruma gitti ki bu fotoğraf, hayata tutunmaya çalışan, başka kimsesi olmayan bir kadını, bir çocuğu aynı yaratık öldürdü. Sistem o kadar güzel besliyor ki bunları, bi kadına tecavüz edip evleniyor, sonra çocuğuna da aynısını yapacak kadar pislikle bezenmiş bi rahatlıkta.
Bu nasıl bir rezalet açıklama,
kadını - çocuğu koruyamamışsınız bir de “annenin reddedici” tutumları diye kadını suçluyor koskoca bakanlık!
Yahu bu kadın tecavüzcüsü ile evlendirilmiş, yıllarca tarikat - koca şiddeti görmüş, çocuğunu babası taciz etmiş, tacizci serbest bırakılmış, kadının çocuğu ciddi risk altında hastaymış, bu kadın size “reddedici” davrandı ha?
Bakanlıkta böyle durumlarla ilgilenecek, ne yapılacak, nasıl yapılacak, anne nasıl, çocuk nasıl güvende hissettirilecek, bu insanlar nasıl yatıştırılır da koruma ve güvenlik sağlanır, can güvenliği sağlanır, ne bilgisi olan ne deneyimi olan kimse yokmuş ama basın açıklamasına gelince yazmışlar biz aslında gittik de geldik de, kadın istemedi de.
Biz bu kadını çocuğu koruyamadık kimsesizin kimsesi olamadık deyin de bir utanın, kusuru kabulde bile bir şeref vardır.
Şairin şiirindeki esmer çocuk, can kardeşim, arkadaşım, insan iyisi güleç çocuk iyi ki doğdun...
"Ben iyiyim. Sen memleketten haber ver. Hala öld��rüyorlar mı, esmer yüzlü çocukları, eşkiya diye!” soruyor ya şair;
Güzel bir haber vereyim sana, yığınla zulüme rağmen direniyor her renkten, aidiyetten çocuklar. Şimdi o çocukların yüzlercesi hapiste, diğerlerine korku olsun diye. Ancak dışardakiler gelecekleri için, hakları için devam ediyor ses çıkarmaya.
#İyikiDoğdunMetinGöktepe
1 milyon insan, tesadüfen yan yana gelse haberdir.
1 milyon insan bilinçli olarak toplanıyorsa haberdir.
1 milyon insan ortak taleple bir meydanda buluşuyorsa haberdir.
O nedenle hiç kimse #maltepemitingi 'ni görmeyen TV'lere "haber kanalı" demesin.
Bir avuç iş takipçisi ödlek!
TCK Madde 256 “Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır"
Haksız ve mesnetsiz suçlamalarla karşı karşıya bırakıldığımız bu süreçte, bizler doğruluktan, adaletten ve halkımıza hizmet etme sorumluluğumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Ekrem Başkanımızla omuz omuza, alnımız ak, vicdanımız rahat bir şekilde dimdik duruyoruz. Bu kara propagandaya, iftiralara ve adaletsizliğe karşı hep birlikte mücadele edeceğiz.
Biliyoruz ki hakikat er ya da geç ortaya çıkacak, adalet mutlaka tecelli edecektir.
Güzel günler çok yakında…
21 Mart Dünya Orman Günü.
En iyi nasıl kutlanır?
2 milyon m2 orman alanı ranta açılarak.
1 milyon 600 bin m2'si Antalya Konyaaltı'nda.
Kuşa bakmaya devam Türkiye!