İzmir'de farklı bir binada oturan ve sitenin havuzuna izinsiz giren adamla, site sakini kadın arasında geçen diyalog:
- Yan apartmanda oturuyorum.
- Buraya ait değil yani.
+ Değil.
- Buraya gelme hakkınız yok.
+ Doğrudur.
- Beyefendi burada ne işiniz var sizin?
+ Havuza giriyorum.
- Kimin havuzu burası?
+ Sitenin.
- Siz sitede misiniz?
+ Hayır.
Adalet Bakanı Sayın @abakingurlek
Başbağlar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde üstü örtülmüş en büyük katliamdır…
5 Temmuz 1993’te gerçekleşen bu vahşet, faili meçhul dosyalarını açan sizler için çok büyük imkân ve çok büyük imtihan olabilir…
Bir kişinin bile ceza almadığı, katillerin hâlâ aramızda gezdiği bu kara sayfayı yeniden aralamak ve sahipsiz bırakılan Başbağlar’ın hesabını ahirete bırakmamak Türk devletinin boynunun borcu olmalıdır…
***
İmtiyazlı katliamdı Başbağlar!.. Çünkü katilleri aramızda dolaşmaktadır!.. Çünkü hukukun yüzünü ağartacak bir dâvâsı olmamıştı!.. Çünkü acısının izini sürecek örgütleri ve güçlü medyası yoktu!..
Anadolu'nun sadık, temiz ama bir o kadar yalnız köylüleriydi onlar... İhanetlerle örülü bir coğrafyada yaşıyorlardı... Devlete sadâkatin bedelini çok ağır ödedikten sonra acılarıyla baş başa kaldılar... Yaşadıkları büyük acıya rağmen devletlerine küsmediler... Üstelik o devlet ki, Başbağlar yakılıp yıkıldıktan bir gün sonra köye ulaşan devletti!..
***
Çok iyi tanıdıkları köye akşam ezanı okunurken sızmıştı câni sürüsü... İsim isim tanıyorlardı kurbanları... Câmidekileri çıkardılar önce... Geri kalanı evlerden topladılar... 28 masumu kurşunlarla, 5 masumu da yakarak katlettiler...
Ardından evleri soyup yaktılar… Köylülerin ertesi gün gelecek olan devletten artık tek beklentileri 'adalet'ti... Oysa acının üzerine bir başka daha acı yükleyecek skandallar dizisi başlayacaktı o garipler adına...
***
Operasyonlarda 20 kişi yakalandı fail olarak... Erzincan DGM’deki yargılamaya dönemin Adalet Bakanlığı eliyle müdahale başlayacaktı... 4. celseden sonra İzmir'e alındı dâvâ...
Yeni mahkeme, köylülere ilk darbeyi müdahillik taleplerinde vurdu... Katillerin bir kısmını isim isim tanıyan köylülerin müdahillik talepleri reddedildi... Bu yetmezmiş gibi mahkeme salonlarında aşağılandılar, itildiler, kakıldılar, dışarı çıkarıldılar... Ne medyaları, ne sivil toplum kuruluşları, ne aydınları vardı... O kadar çaresiz ve yalnızlardı ki, 'redd-i hâkim' talepleri kimsenin umurunda olmadı...
Tunceli'de yakalanan teröristlerin itirafları olayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyordu aslında... Tanınmasınlar diye asker-polis elbisesi giydirilerek Erzincan'a getirilen ve doktor raporuyla tespitli biçimde işkencesiz ifadeleri alınan zanlılar suçlarını kabul etmişlerdi... Ama dâvânın üzerindeki 'kara gölge’ bu işi akışına bırakmayacaktı!..
***
Önce yakalananlar bırakıldı Erzincan DGM'nin kararıyla... Gerekçe ise son derece basitti: "Teşhis tutanakları usulüne uygun yapılmamıştır!.." Ardından bir skandal da İzmir de yaşanacaktı... Gıyabî tutuklama isteyen Cumhuriyet Savcısı görevden el çektirilecekti... Sözde yargılama sonucu 20 sanıktan 18'i beraat edecek, 2 sanık ise başka suçtan 'örgüt üyeliği'nden mahkûmiyet giyecekti...
Noktayı koymak dönemin Yargıtay'ına düştü... 18 sanığın beraatini onayladı, polis ve jandarmanın aldığı ifadeleri 'geçersiz' sayarak, dâvâyı temizledi!.. Başbağlar yangınının dumanı tüterken, adalet mekanizmasını o gün ellerinde tutanlar yangına değil, PKK'yla iş birliği yapan 'mahallî taşeron' katillerin gönlüne su serpti...
Oysa itirafçılar vardı olayda görev alan... Başka suçlardan dolayı İzmir dışındaki cezaevlerinde yatıyorlardı... Onların İzmir'deki mahkemeye getirilmeleri ve dinlenmeleri istenmişti... Buca Cezaevi'nde 'itirafçı koğuşu' olmadığı gerekçe gösterilerek bu talep de reddedilmişti...
İçlerinden tarihte bir tek asker kaçağı bile çıkmamış, suç nedir bilmeyen Başbağlarlılar açısından bu toprakların değerlerine sadık olmanın bedeli bu mu olmalıydı?
***
Sayın @abakingurlek
Faili meçhul dosyalarla ilgili başlatmış olduğunuz tarihî çalışmaları takdirle izlerken Başbağlar’ın çalışmalardan muaf tutulmamasını bekliyoruz… ‘İnsanlığa karşı işlenen suçlar’da zaman aşımı engeli kaldırıldığına dair dünyada örnekler vardır…
Dünyanın en pervasız ‘örtbas operasyonu’yla Başbağlar’ın üzeri örtülmüştür... Madem yeni bir sayfa açıldı, şimdi tarih sizden bu kara örtüyü kaldıracak hamleler bekliyor…
@turanbulent@UGUR__POYRAZ Mesela gittikleri ne Festivali ? Ve o festivalde öcalan picine özgürlük istedikleri gibi mi ? Dünyain hangi ülkesinde terörist sevicilik yapılıyor ?
Terörist başı Abdullah Öcalan, Kadir İnanır’ın vefatıyla ilgili kendi el yazısıyla bir mektup yazdı.
Mektup, DEM Parti Genel Merkezi tarafından paylaşıldı.
PKK’lı Çetin Arkaş, dün yaptığı açıklamada terörist başının 35 gündür kimseyle görüştürülmediğini iddia etmişti.
İnanır, çözüm sürecinde Öcalan için “Kendi halkının önderi.” ifadelerini kullanmıştı.
Yakarak öldürdüğün 12 masum insan ne olacak?
Bana utanmaz oğlu utanmazlığın resmini yapabilir misiniz? İşte bu eleman utanmaz oğlu utanmazlığın resmini yapmış.,@zaferpartisi@zpgencresmi
@RasimAri50@isbilir50 Ahlaksızın tekiydi. Bizden belediye başkanı adayı yapılırken geçmişini araştırmadık. Ancak daha sonra yaptıklarıyla kendini ele verdi, yakalandı.
Biz de partiden ihraç ettik.
iYi Parti alsın, tepe tepe kullansın."
Rasim efendi sana diyor Akp genel başkanı ve cumhurbaşkanı .
@RasimAri50 "Ahlaksızın tekiydi. Bizden belediye başkanı adayı yapılırken geçmişini araştırmadık. Ancak daha sonra yaptıklarıyla kendini ele verdi, yakalandı.
Biz de partiden ihraç ettik.
iYi Parti alsın, tepe tepe kullansın."
@RasimAri50 "Ahlaksızın tekiydi. Bizden belediye başkanı adayı yapılırken geçmişini araştırmadık. Ancak daha sonra yaptıklarıyla kendini ele verdi, yakalandı.
Biz de partiden ihraç ettik.
iYi Parti alsın, tepe tepe kullansın."
@RasimAri50 "Ahlaksızın tekiydi. Bizden belediye başkanı adayı yapılırken geçmişini araştırmadık. Ancak daha sonra yaptıklarıyla kendini ele verdi, yakalandı.
Biz de partiden ihraç ettik.
iYi Parti alsın, tepe tepe kullansın."
“İki gözüm, bu işin yok sağı solu”
Türkiye’yi bölmeye kasteden teröristbaşına özgürlük istenen yerde; Türklüğün varlığını ve birliğini savunanların, bu tür emellere karşı durması bir görevdir.
Partimiz, inancımız ne olursa olsun; Türklük gurur ve şuuruyla Tandoğan’da buluşalım!
Polis, Amedspor bayrağı için nöbet tutuyor ama o polis şehit olduğunda “keyfimiz yerinde” diye tweet atacak sözde spor kulübü ve taraftarları var. 2. çözüm süreci denen sürecin sonu, ilkinden belli değil mi?
Hiç şaşırmadım! İlk davamızda katiller için hemen gözlemci vekil gönderdiler, SSÇ’ler için de ardı arkası kesilmeyen açıklamalar yaptılar. Ama ben kendilerini ziyaret etmeyince ne oldu? Hemen ırkçı damgasını yapıştırdılar!
Siz kimi kandırıyorsunuz? Katili koruyan, çocuk katillerini kollayan sizsiniz! Vicdanınız yok, adaletiniz yok. Biz adalet istiyoruz, siz katilleri aklıyorsunuz. Bu utanç verici düzen değişmezse, yeni Ahmet’ler olmaya devam edecek!
Robert koleji, Boğaziçi üni mezunu, üst düzeyde yöneticilik, Uefa ve FIFA da en tepede yöneticilik, uluslararası alanda saygı gören kültürlü başkanlardan, okuma yazması bile doğru olmayan ilkokul terk kabadayı başkana geçersen, kıçının üzerinde düşer evine dönersin.
Montella 'dan çok şey beklemeyin.
Montella olsa olsa Tügva' da çaycı olur. Resmen 24 yıllık Heyacanımızı yok etmek için çabalıyor.
#BizimÇocuklar#TURPAR
Avustralya mağlubiyetinden çıkardığımız ders çok netmiş:
Forvetin gizli olacak.
Öyle herkesin gördüğü forvet değil…
Rakip stoper dönüp “forvet nerede?” diye bakacak.
Boyu uzun olmayacak.
Hatta mümkünse kısa olacak.
Ve adı da Kerem Aktürkoğlu olacak.
@multifederal2 Türk olsa ne olur olmasa ne olur yaptıkları serefsizlik . Ne yapacağız Türk diye onları mı savunacağız? Türkler mağdurunda magdurum demiyor , teröriste serefsiz onu savunana orospu cocugu diyor .