Mahmud Derviş, annesiyle ilgili çok güzel bir benzetme yapıyor ve diyor ki: "Kayıp bir ülkenin sürgünüyüm ben. Ama ne zaman annemin sesini duysam, kaybettiğim vatanımın sınırları yeniden çizilir zihnimde. Benim gerçek ülkem, annemin dualarının ulaştığı yerdir."
Eskiden 25 yaşındaki insanları görünce her şeyi çözmüş, kariyerini kurmuş, doğru insanı bulmuş, ne istediğini bilen kişiler sanırdım. Meğer 25 yaş, cevaplardan çok soruların arttığı bir yaşmış.
rutin, çoğu zaman kıymeti bilinmeyen bir nimet.
hayat sade bir akışla ilerlerken, sen farkına varmasan da Allah sana her gün sayısız ikramını sunmaya devam ediyor.
O kadar boş bir anıma denk gelmişti ki ne yapacağımı bilemedim. “Allah rahmet eylesin” diyebildim sadece. Anladım ki insan yitirdiğini hiçbir zaman kaybetmiyor Bazı özlemler sessiz kalıyor belki ama kaybolmuyor. Bir isimle, bir sesle, bir tarihle yeniden kendini hatırlatıyor.
Vakfe duasını dinlerken bir ifade geçti duyduğum andan beri o sözü düşünüyorum..
‘Allah’ın derdiyle dertlenen kişinin dünyalık derdini Allah satın alır. Allah’ın derdiyle dertlenmeyen kişiyi ise Allah, dünyalık dertlerle meşgul eder.’