İzmir’de gördüğümüz şey sadece kalabalık değildi!..
Cesaret vardı. Umut vardı. Değişime olan inanç vardı...
İlk kurşunun şehrinden yükselen bu çok güçlü ses; milletimizin yarınlara olan güvenini bir kez daha gösterdi.
Teşekkürler İzmir…
Öğretmenin atanmışı, ücretlisi, sözleşmelisi olmaz.
Öğretmen, öğretmendir kardeşim.
Geleceğimizi emanet ettiğiniz insanları güvencesizliğe, adaletsizliğe mahkûm edemezsiniz. Yerlerde sürükleyemezsiniz!
Öğretmenin itibarını koruyamayan geleceğini de koruyamaz!..
ÇOCUKLARIMIZI EMANET ETTİĞİMİZ ÖĞRETMENLERİ TERS KELEPÇEYLE YERLERDE SÜRÜKLEYEMEZSİNİZ!
İzmir’deki coşku Anahtar Parti’nin her geçen gün millet sinesinde bulduğu karşılığın teyidi anlamında çok kıymetliydi…
“Biz Anahtar Parti’yiz, sırtlan gibi siyaset yapmıyoruz” dedik... “CHP dağılsın, bize bir şey düşsün” diyecek insanlar değiliz; siyaset pratiğimize uygun değildir bizim. Biz kendi payımızı aslan gibi alırız...
Anahtar Parti; Türk milletinin, 86 milyonun umudunun öznesi haline gelecek. Partimiz parmak sallamaya gelmiyor, sarıp sarmalamaya geliyor; benden, senden demeye gelmiyor, ‘hepimiz beraberiz’ demeye geliyor, ‘biz aileyiz’ demeye geliyor. Göreceksiniz ki Anahtar Parti; Türk milletinin, 86 milyonun parçasıdır.
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) raporu yayınlandı; rapor ciddiye alıp konuşabileceğim hiçbir şeye sahip değil! Kıbrıs ile ilgili dediklerini ciddiye almıyoruz. ‘İki devletli çözümden vazgeçilmesi gerekirmiş! Vazgeçmiyoruz kardeşim. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu’nu ciddiye almıyoruz, üstüne cümle kurmaya bile gerek görmüyoruz!
Öğretmenler günlerdir eylem yapıyor... Bir kere daha söyleyelim; öğretmenin atanmışı, ücretlisi, ücretsizi, sözleşmelisi olmaz; öğretmen öğretmendir. Geleceğinizi emanet ediyorsanız, geleceğinizi yerlerde sürüklemeyeceksiniz; utanç verici bir şeydir. ‘Çocuklarımızı emanet ediyoruz’ dediğiniz öğretmenlerinizi öyle ters kelepçeyle yerlerde sürükleyerek götürmek ne demek yahu? Hiç mi rencide olmuyorsunuz bundan?
İttifak arayışımız yoktur. Anahtar Parti’nin politik bir ittifak gündemi yok.
Cesaret bulaşıcıdır…
Memleketimizin zor zamanlardan geçtiği bugünlerde, milletimize umut olan Hasan Tahsin’in hatırası önünden seslendik.
İzmir’de, ilk kurşunun ve ilk cesaretin simgesi Hasan Tahsin Anıtı önünde korkuya değil cesarete, umutsuzluğa değil umuda yaslanmanın gereğini paylaştık.
Sokakları huzurlu bir ülke,
Kişi başına düşen milli gelir seviyesi yüksek bir ülke,
Beyin göçü veren değil, üniversitelerini dünya sıralamasına sokan bir ülke,
Adaletin herkes için eşit olduğu, parolası hukuk olan bir ülke,
Siyaseti iki kutba sıkıştmaktan kurtulmuş,
millete rağmen değil millet için siyaset yapılan bir ülke,
Milletin iradesiyle bu tahterevalliye son verdiği bir ülke,
Artık imkansız değil; çünkü Anahtar Parti var.
Biz varız!
#AnahtaraGel
👉 https://t.co/sEg5PZxwwK
İlkesinden taviz vermeyen, sözünün arkasında duran ve milletin sesini cesaretle dile getiren Sayın Genel Başkanımız Yavuz Ağıralioğlu, Türk siyasetinde güven veren duruşun en güçlü temsilcilerinden biridir.
Ve her zaman samimi, bizden biri olduğunu her fırsatta gösteren bir karakteri vardır. Selam olsun yüreğine.
Yine ön kameralandık 😊
#YavuzAğıralioğlu
@yavuzagiraliog
Danışanlardan gelen en değerli geri bildirim; kendilerini anlaşılmış, görülmüş ve güvende hissettiklerini duymaktır.
Bir danışanın, “Siz anlatmadan ne demek istediğimi anlıyorsunuz” demesi; terapötik ilişkinin, güvenin ve emeğin en güzel karşılığıdır. Her görüşmede amaç sadece konuşmak değil, kişinin kendi iç sesini yeniden duyabilmesine eşlik etmektir.
İşimi sevgiyle, özenle ve etik değerlerden ödün vermeden yapmaya devam ediyorum. İyi ki yollarımız kesişiyor. 🌿💙
İyileşmenin yolculuğuna beraber başlamak için bize ulaş.🌹
☎️ 0507 806 05 23
#kevserkul
#iyileşmeninadımları
#başarı #güven
SAYIN YAVUZ AĞIRALİOĞLU’NUN İZMİR’DEKİ KALABALIK TOPLANTISI ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRMEM..
Burada asıl dikkat edilmesi gereken konu kalabalığın büyüklüğünden çok sosyolojik anlamıdır.
İzmir, Türkiye siyasetinin nabzının attığı şehirlerden biridir.
Bu nedenle İzmir’de ortaya çıkan her siyasi hareketlilik dikkatle incelenmelidir.
Bana göre bugün bütün siyasi partiler, MYK ve yönetim kurullarında şu soruların cevabını aramalıdır:
Yavuz Ağıralioğlu’na gelen bu insanlar kimlerdir?
Neden geliyorlar?
Hangi beklentiyle geliyorlar?
Daha önce hangi partilere oy verdiler?
Bugün neyi eksik gördükleri için yeni bir adres arıyorlar?
Çünkü görünen o ki bu kalabalığın içinde sadece bir siyasi partinin seçmeni yoktur.
Milliyetçi muhafazakâr seçmen de var, merkez sağ/sol seçmen de var, geçmişte AK Parti’ye oy vermiş vatandaşlar da var, MHP kökenli isimler de var, kararsızlar da var, sandığa gitmekten vazgeçmiş insanlar da var.
Bu tablo, Türkiye’de önemli bir kesimin yeni bir siyasi dil, yeni bir üslup ve yeni bir umut arayışında olduğunu göstermektedir.
Vatandaş sadece eleştiri duymak istemiyor; çözüm duymak istiyor.
Sadece kavga görmek istemiyor; güven veren kadrolar görmek istiyor.
Sadece rakiplerini suçlayan siyasetçiler değil, memleketin sorunlarına çözüm üreten siyasetçiler görmek istiyor.
İzmir’deki tabloyu küçümsemek veya görmezden gelmek yerine doğru okumak gerekir.
Çünkü siyaset, kalabalıkların fotoğrafına bakarak değil, o kalabalıkları meydana getiren sebepleri anlayarak yapılır.
Bugün Yavuz Ağıralioğlu’nun etrafında oluşan ilginin arkasında; ekonomik sıkıntılar, temsil edilmediğini düşünen seçmenler, siyasi kutuplaşmadan yorulan vatandaşlar ve yeni bir çıkış yolu arayan geniş kitleler bulunmaktadır.
Bu nedenle bütün siyasi partilerin bu tabloyu ciddiyetle değerlendirmesinde fayda vardır.
Kim kazanıyor, kim kaybediyor sorusundan önce; millet ne söylüyor, ne istiyor ve neyi arıyor sorusuna cevap vermek gerekir.
İzmir’den yükselen ses belki de tam olarak budur:
Milletin beklentilerini ve sorunlarını doğru okuyanlar kazanacak, görmezden gelenler ise kaybedecektir.
Kalın sağlıcakla..
Mazeret iktidarı!..
Enflasyon yükselirse mazeret hazır.
Ekonomi bozulursa mazeret hazır.
Şimdi de diyorlar ki: İran Savaşı enflasyonu etkiledi!..
Sanki her şey yolundaymış da sadece savaş çıkmış gibi...
24 yıldır iktidardasınız.
Artık mazeret değil, sorumluluk zamanı.
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına girecek çocuklarımıza yürekten başarılar...
Uzun bir hazırlık sürecinin ardından emeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyor, sınavın çocuklarımız ve kıymetli aileleri için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Yarın LGS’ye girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyoruz. Sonuç ne olursa olsun; emek, azim ve hayalleriniz en büyük başarınızdır. Kalbiniz rahat, zihniniz berrak olsun. Yolunuz açık olsun gençler.