🗣️Mabel Matiz’in ifadesi ortaya çıktı:
"Soruşturma kapsamında video klibinde yer alan iki erkeğin birbirine bakmasına ilişkin görüntü, aralarındaki ilişkinin niteliği ne şekilde olursa olsun müstehcenlik suçuna vücut vermemektedir.
İki insanın birbirine bakması, karşılıklı dans etmeleri suç değildir. Birbirlerine aşk ile de bakıyor olabilirler, nefret ile de bakıyor olabilirler, kırgınlıkla da bakıyor olabilirler.
Bütün bunlar sinemanın, sanatın, edebiyatın konusuna dahildir ve suçlanmamalıdır.
Sistematik bir şekilde yapmış olduğum çoğu eserden kimliğim üzerinden suç içerikli anlamlar çıkarılmasını kabul etmiyorum."
LGBTİ+LARIN VAROLUŞU MÜSTEHCEN DEĞİLDİR!
Sanatçı Mabel Matiz hakkında “Ha Leylim” isimli şarkısı ve video klibi gerekçe gösterilerek TCK’nin 226. maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” suçu kapsamında yeniden soruşturma başlatılmıştır. Şarkı sözleri ile klipteki görsellerin birlikte değerlendirilerek ceza soruşturmasına konu edilmesi, sanat ve ifade özgürlüğü bakımından son derece kaygı vericidir.
“Ha Leylim”de iki erkek arasındaki duygusal yakınlığın ve aşk ihtimalinin görünür kılınması müstehcenlik değildir. LGBTİ+’ların aşkı, varoluşu ve hikayeleri toplumun diğer kesimlerinin aşkından ve hayatından daha az meşru değildir. LGBTİ+ görünürlüğünün “genel ahlak” ve “müstehcenlik” gibi kavramlarla kriminalize edilmesi, ayrımcılığı derinleştirmekte ve sanatçılar üzerinde açık bir sansür ve otosansür baskısı yaratmaktadır.
Üstelik aynı cinse yönelen aşkın ve arzunun sanattaki ifadesi bu coğrafyaya ne yabancı ne de yenidir. Bugünün kimlik kategorilerini geçmişe birebir taşımaksızın hatırlatmak gerekir ki, Divan edebiyatında sevgilinin cinsiyetinin belirsiz bırakıldığı, şehrengizlerde erkek güzellerin ve onlara duyulan hayranlığın şiirin konusu olduğu çok sayıda örnek bulunmaktadır. Dolayısıyla bugün “toplumsal değerlere aykırı” sayılarak görünmez kılınmak istenen çeşitlilik, bu toplumun kültürel hafızasında yüzyıllardır vardır.
Bu coğrafya, 12 Eylül sonrasında trans sanatçıların sahne yasaklarından, 1990’larda şarkıların, kasetlerin, kitapların ve sanatçıların cezai ve idari baskıyla susturulmaya çalışılmasına kadar uzanan ağır bir sansür geçmişine sahiptir. Dün farklı kimlikler, diller ve düşünceler nasıl yasaklarla susturulmaya çalışıldıysa, bugün de benzer reflekslerin “müstehcenlik” üzerinden yeniden üretilmesini kabul etmiyoruz.
İHD Merkezi LGBTİ+ komisyonu olarak Mabel Matiz’in yanında olduğumuzu; LGBTİ+ varoluşunu, aşkı ve sanatsal ifadeyi suçlaştıran her türlü sansür ve ayrımcı uygulamanın karşısında olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.
Aşk suç değildir. LGBTİ+ varoluşu müstehcen değildir.
Sanat yargılanamaz, şarkılar susturulamaz.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ MERKEZİ LGBTİ+ KOMİSYONU
@Greenybass İzmit’e gelirseniz şehri gezdikten sonra evinize dönerken mutlaka buradan alıp götürmeniz gereken Meşhur İzmit pişmaniyeleriniz benden! 🇪🇸❤️🇹🇷