@growing_daniel Open weight models require expensive hardware + electricity + technical knowhow to operate. Most of us don’t have that, so we just call an API.
Ekonomik araştırmalarda çok kullanılan üretim denklemini temelden sorguluyoruz bu aralar. Denklem şöyle:
Y=A*K*L (basitleştirilmiş, normalde daha kompleks)
ya da
Üretim = Üretkenlik * Sermaye * İşgücü
Böyle yazınca tam anlaşılmıyor, küçük bir örnekle anlatalım:
Y: Berber dükkanımız var, yapacağımız üretim saç kesimi.
L: İşgücü kendimiz diye düşünelim, başka işçi yok şimdilik.
K: Sermaye koltuk+makas+ayna+havlu olacak. Genel olarak üretim araçları bunlar, kendileri de birileri tarafından üretilmiş mamüller olurlar.
A: Üretkenlik ise bizim işimizin hızını ve kalitesini belirleyen ne varsa hepsinin bileşimi, bizim ustalık yıllarımız da bunun içinde, elektrikli araçlar da.
Bir çırağı işe aldık, formüldeki işgücü büyüdü, çalışılan toplam saatler arttı, üretimimiz artar. Ama tam iki katına çıkmayabilir, çünkü mesela saç kurutma makinesinden bir tane vardır, bir işçi kullanırken diğerinin beklemesi gerekir. Bir çırak daha aldık, ama sadece iki koltuk varsa üç müşteriye aynı anda servis veremeyiz, yeni çırak artık yerleri süpürür, makasları yıkar, destek fonksiyonu sağlar. Üretim biraz daha artar ama üç katına çıkmaz yani. Ya da daha kaliteli bir makas aldığımızda daha az bileyeceğimiz için üretime ayrılan kaynak artabilir, ama o da kesim süresini kısaltmak yerine bakım süresini kısaltmaya yarar. Bu yüzden başta basitleştirilmiş dedim, öyle dümdüz çarpılmaz bunlar normalde.
Neyse, konuya dönelim: Teknoloji gelişti, üçüncü işçi olarak bir robot aldık, o da saç kesecek. Bunu denklemde nereye sokarız?
Başta K doğru yer gibi, sonuçta sermaye yatırımı.
Ama L de mantıklı, bu kendisi saç kesen bir robot, bir berber saç keserken üzerinde çalıştığı bir makine değil.
Hatta A bile mantıklı, zira bu robot yüksek ihtimalle bu amaçla üretilmiş ve üretkenliği berbere göre çok daha yüksek olan bir alet olacak.
Otomasyonun ve robotların üretimdeki yeri arttıkça bu tür konuları daha çok konuşacağız.
Mesela burada sermayeden bahsederken bunlar üretim araçları dedik. Üretim araçlarının sahibinin kim olduğu ya da olması gerektiği üzerinden yapılan koskoca bir sosyalizm vs kapitalizm kavgası var. Eğer robot denen bir şey bizim denklemimizdeki üç değişkene birden girebiliyorsa, bu robotlar büyük oranda üretimini yapan şirketlere ait ise, bu yeni sistemin kısıtları nasıl olur? Robotu satın almak, kiralamak, lisanslamak seçenekleri sahipliği değiştirir mi?
@e507 Gambler’s Ruin :)
99% ihtimalle 100%, 1% ihtimalle -100% getiren bir oyunda tüm parasını oynayan bir oyuncunun beklenen getirisi yeterince uzun süre oynarsa sonsuza gider ana aynı zamanda neredeyse kesinlikle batar.
@FranseviEfendi This was pretty much why Ottomans fell. Everything else, from technology to corruption, was secondary or indirect.
Ottomans just could not increase their population (which feeds both labor and manpower ) fast enough.
İki sıkıntı var:
1. Evlerin maliyeti sıfır değil. Hem yıllar geçtikçe eskiyor, hem de bakımı vergisi vs giderleri var.
2. O kadar çok sayıda evin kira sözleşmelerini ve bunların ödemelerini idare etmek için de ayrıca kaynak (personel, avukat, vs) ayırmak lazım.
Bunları düşünce "ev alıp kiraya verme" işinin diğer yatırımlardan çok da farklı olmadığını görüyorsunuz.
@asiklarbanki Oldukça uygun rakamlar. Uygun olsun zaten, artması gerektiğini iddia etmiyorum, sadece yakınacak bir durum değil diyorum. Haftada iki üç gün bir cafede masalara baksanız çıkar bu para.
Mesaj "hiçbir şey yapmasanız bile" kısmında olsa gerek.
@DerLegate GSYH bir akım değişkeni, yıllık üretimi ölçüyor. Piyasa değeri bir stok değişkeni, şirketin gelecekteki toplam nakit akışlarını temsil ediyor. Bunlar böyle karşılaştırılmaz.
@lesly@Marcin_Kaminski Nope. I know English well enough, and I would do the same. Even if it wasn't Trump, who would certainly make fun of any small pronunciation error.
Son 1-2 senedir herkesin dilinde bir türkü var...
"Seçime doğru bunlar faizi indirecek, bir de kredi şeyi açacak, konut fiyatları da uçacak..."
Bu yaşanmayacak arkadaşlar.
Konut fiyatlarını "fırlatan" şey, konut kredisi faizleri falan değildir. Genel olarak reel faiz ortamının kendisidir. Yani politika faizinin enflasyona göre konumlanışıdır. Negatif reel faiz de zaten sadece konuta ilgiyi tetiklemez, her türlü "mala" yönelimi tetikler. Parası miktar olarak fazla olan eve koşar, biraz daha az olan arabaya, daha az olan motosiklete, en az olan zeytinyağına, A4 yazıcı kağıdına, tükenmez kaleme vs vs...
Geçmiş tüm seçimlerde nasıl bir reel faiz ortamında olduğumuzu ve bu dönemde reel konut fiyatlarının durumunu gösteren tablo aşağıda.
Reel faiz, abartılı şekilde negatif olmadığı sürece, öyle "uçan kaçan" bir reel konut fiyatı görmeyeceksiniz. Kimi mülk sahiplerinin bunu dillendirirken, bir tespitten ziyade bir niyeti, bir beklentiyi ortaya koyduklarını çok iyi anlıyorum ama ne yazık ki bu beklenti pek karşılık bulacak gibi görünmüyor (eğer ki yeniden akıllara zarar bir ekonomi deneyi yapmaya yeltenilmez ise).
Negatif reel faizin dip noktasını gördüğümüz 2023'te, reel konut fiyatları da tarihi zirveyi gördü. Reel faiz, negatiften poizitife yaklaştıkça, reel konut fiyatları da gevşedi, geriledi ve bu devam ediyor.
Bu arada, daha çok vergi nasıl toplanır? A) Daha çok kar eden şirketler + daha çok tüketen hanehalkları = ekonomik büyüme ile, B) Daha yüksek vergi oranları ile toplanır.
A ve B arasında nerede duracağımız politikanın konusu. Biz politika konuşmayalım, mekaniklerde kalalım.
Bunu az açalım:
“Devlet önce para basar, sonra harcamaları buradan yapar” kısmı doğru. Aynı şekilde bankalar da kredi vereceğinde kredi ve mevduatı aynı anda yaratır. Bunlar muhasebe mekanikleri, politika değil. Politika farklı olsa da paranın yaratılması aynı şekilde olurdu.
@drcetiner Memurlara verilen maaş çok net bir şekilde alınan paralarla ödeniyor.
Şimdilik işlerine geldiği için MMT safsatası ile caka satan profesörlerimizi idare edelim. Kendileri paranın yaratılma anını ezberlemişler bağırıyorlar, bir ara yakılmasına gelince susarlar.
Dönüp dolaşıp “devlet harcamaları vergi gelirleri ile finanse edilir” noktasına geri gelmiş olduk. İlla ki bugünün harcaması bugünün geliriyle finanse edilmez, bu sene açık verip seneye ödemek makul olabilir (mesela deprem harcamaları), ama eninde sonunda alınan borç ödenir.