@uyoghli Bu nasıl inancdır,sizden olmayanı insan saymıyorsunuz..Başka dinden olanlara nefret ettiğiniz yetmiyormuş,bir de İslam dinini bölüyorsunuz.Allah kalbi güzel olan tüm insanların yar ve yardımcısı olsun.
Aldınız cavabı? Həm də özünüzkündən? Həddiniz deyil bizm dövlətin qərarlarını sorğulamaq. Nə başörtüsü mövzusunda, nə BMTdə Netanyahu çıxışında orda qalmağımız mövzusunda. Səsinizi kəsib oturun.
😂 P.S. tək mən səhv eşidirəm, yoxsa bu "oTurub" əvəzinə başqa bir söz deyir? 🤔
@POLATFethiAhmet Devlet bu kararı veriyorsa bir bildikleri vardır.Azarbaycanda kimse İslam düşmanı değildir,öyle olsaydı Karabağda evlerle beraber camiler yaılmazdı(kilise ya sinaqoq yapılırdı)
@ProxyZdf@Cevat_Niksarli Iran bə Türkiyənin etkisidir.iran din yolu iıə Azarbaycanı kendi tərəfinə çəkmək isyəyir. Sizin Azarbaycanda yapdırdığınız okullar(şimdi hepsi kapandı) Türkiyenin etkisi oldu.Yani din ile devletimize müdahile etmek istiyorlar
Son günler yine bir yerler "hep bir ağızdan" Azerbaycan'a saldırıyor.
BM toplantısında Azerbaycan'ın bir temsilcisi İsrail başbakanı Netanyahu'yu dinlemiş diye.
Hatırlatmam gerekir ki, Azerbaycan toprakları Ermenistan'ın işgali altında bulunduğu dönemde bile BM toplantılarında Ermeni yetkililerinin sunumlarını Azerbaycan temsilcileri dinlemiştir. Yani o dönem düşmanı olan bir ülkenin sunumlarını bile dinleme noktasında "diplomatik bir tercihte" bulunmuştur.
Geçen günkü İsrail başbakanının sunumunu da Azerbaycan'ın üst düzey yetkilileri değil, daha alt düzey bir temsilcisi dinlemiştir. Dinlemese de olurdu belki, ancak Ermenistan örneğini az önce yazdım. Demek ki Azerbaycan devleti uluslararası toplantılarda böyle bir tercih hakkını kullanıyor.
Öte yandan Azerbaycan, BM'nin Filistin ile ilgili tüm toplantılarında İsrail ve destekçilerinin iradesine rağmen Filistin halkının iradesinden yana oy kullanmıştır. BM'nin kayıtları açılıp bakılabilir, Azerbaycan 2000 yılından bu yana Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkından tutun, anlaşmazlığın barışçıl çözümüne ilişkin oylamalara kadar ama hepsinde Filistin lehinde oy kullanarak tercihte bulunmuştur.
Bunun da ötesinde günümüzde AZERBAYCAN'IN FİLİSTİN MESELESİNE BAKIŞI, TÜRKİYE'NİN BAKIŞIYLA AYNIDIR. Bir milimetre bile eksik değil. Yani her iki ülke de İki devletli çözümden yana irade ortaya koymaktadır.
Maalesef en azından yılda iki kez hem Türkiye'de Azerbaycan aleyhine, hem de Azerbaycan'da Türkiye aleyhine bazı mihraklar İKİ GARDAŞ ÜLKENİN arasını bozmak üzere harekete geçmektedir. Biri her yıl düzenlenen BM toplantıları esnasında birisi de Mayıs'taki Eurovision yarışmaları sırasında.
Her iki organizasyondan sonra özellikle Türkiye'de bazı kesimler Azerbaycan'a yönelik (bazı dengesizler tüm halkı da işin içine katarak) ağır hakaretlerde bulunmaktadır. Buna karşılık Azerbaycan'da da bazıları (köşe yazarı, yahut sosyal medya yorumcuları) Türkiye aleyhinde yazılar yazarak ortamı daha da germektedir. Bu gibi karşılıklı söz düelloları ve suçlamalar YANLIŞTIR.
Öncelikle şunun bilinmesi gerekir: AZERBAYCAN VE TÜRKİYE gardaşlığı sosyal medyada kurulmadı. Sosyal medya üzerinden de bu gardaşlığa ZARAR VERİLEMEYECEKTİR.
İkincisi, Azerbaycan ile Türkiye'nin arasının bozulmasını isteyen çevremizdeki ülkeler vardır. Maalesef o ülkelerin basın ve yayını, aynı zamanda içimizde bizden olmayanların söz konusu basın yayının yönlendirmesine göre hareket etmesi sonucunda her iki ülkede Azerbaycan'a ve Türkiye'ye yönelik hakaretler ve suçlamalara varacak kadar paylaşımlar yapılmaktadır.
Azerbaycan bağımsız bir ülkedir; dış politikasını kendisi tayin eder, tercihini kendisi yapar. Ancak Azerbaycan özellikle son 10 yıldır neredeyse dış politika tercihlerinde gardaş Türkiye ile koordineli şekilde çalışır. Bunu başka hiçbir ülkede göremezsiniz.
Son olarak Türkiye ile Azerbaycan'ın görecekleri çok işler var. Önümüzde Türk Dünyasını bütünleştirmek, daha da kaynaştırmak, birliğimizi güçlendirmek gibi büyük bir ülkü durmaktadır.
Türkiye ve Azerbaycan bu konuda özverili çalışmalarla kilit bir konumda. Dahası Azerbaycan Türkistan ile Anadolu arasında bir köprü rolünü oynamaktadır.
İşte Türk Dünyasının bütünlüğe doğru gidişi sürecinde bundan rahatsız mihraklar ve onların uzantıları doğrudan Türkiye ve Azerbaycan'ın arasını bozmaya yönelik çabalarına bir yandan da buna göre devam etmektedirler.
Zira onlar Türk Dünyası'nın bütünlüğünü İSTEMEZLER
----- Onlar Zengezur Koridoru'nun gerçekleşmesini İSTEMEZLER
----- Onlar Türklerin (hem Azerbaycan hem Türk dünyası ülkeleri) Güney Kafkasya jeopolitiğinde güçlü olmasını ve söz hakkına sahip olmasını İSTEMEZLER
----- Onlar "birlikten güç doğar" atasözünün Türk ülkelerini bir araya getirdiğini görür, bunu İSTEMEZLER
----- Onlar Şuşa Beyannamesi'nden, 2040 Türk Dünyası vizyon belgesinden rahatsız olurlar, gerçekleşmesini İSTEMEZLER
----- Onlar bir birilerine sözde düşman gibi görünseler bile asıl düşmanlığı bize yapar, aramıza nifak sokar, bizim bütünleşmemizi İSTEMEZLER
Son olarak hiç kimse Azerbaycan ve Türkiye ilişkilerini sarsacak güçte değildir. Sözde sosyal medya ağaları, komşuda gardaşlığımızı kıskananlar, aramızı bozmaya çalışanlar ne yaparsa yapsınlar, GARDAŞLIĞIMIZI bozamazlar. Bizler diyelim (olmaz ama) küseriz de, barışırız da ama GARDAŞ olduğumuzun bilincindeyiz. Bizler bir birimize mahkumuz, bizlerde ayrı gayrılık olmaz, olmayacaktır da. Bu hususlar bizde sağlamdır, sarsılmaz ve ebedidir.
Əgər İsrail və Fələstinə görə bizlə aranı pozan türklər varsa, onlar heç vaxt bizim qardaşımız olmayıblar. Başqa ölkənin problemləri bizim aramızı pozmağa bəs edirsə, buna "qardaşlıq" deyilmir.
@ismayilov_25990@brahimbrah9521 men demirem verilen qerar duzdur ya sehvdir.bu qerar verilibse demeli bir bildikleri var.Amma körpe uşağlarin da başlarini bağlamaq mence duz deyil.Insan mueyyen yaşa çatandan sonra özü qerar vermelidir.