Sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde
bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir
bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin
yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir.
İsmet Özel
Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in dünyaya teşrif ettiği, putların yere serildiği, yeryüzünün nûra garkolduğu mübarek Velâdet-i Nebî gecesi bu gece…
Bu mübarek gece, birliğimizin, dirliğimizin ve kardeşliğimizin pekişmesine, doğum sancıları olarak gördüğümüz İslâm âlemindeki zulmün son bulmasına, Gazze’den Doğu Türkistan’a kadar mazlum kardeşlerimizin huzur ve sükûna kavuştukları günlerin başlangıcı olmasına vesile olsun inşallah.
Bütün Müslüman kardeşlerimin #MevlidKandili’ni tebrik ediyorum.
Kudüs elbet fethedilecektir.
Fakat Gazze’nin faturasını müslüman coğrafyayı oluşturan devletler ödedikten sonra.
Görünen sebep ne olursa olsun, ödeyeceğimiz bedel Gazze’nin faturası olacaktır.
Bu gece, ruhlarımızın beratını aradığı o mübarek gece... Ancak bu gece ellerimizi semaya sadece kendi kurtuluşumuz için değil; yönünü, yörüngesini ve mutlak olanla bağını yitirmiş insanlık için de açmalıyız. Bilhassa, insanlığın düşmanlarına karşı, yeryüzünün en savunmasız emanetleri olan masum çocukları koruması için Rabbimize yakarmalıyız.
Zihinlerimizdeki karanlık perdeleri kaldıran merhum Abdülvehhab El-Mesiri’yi, o büyük mütefekkiri rahmetle anıyorum. Yıllar evvel, bugün tanık olduğumuz "o karanlık adaların" ve çocuklara uzanan kirli ellerin habercisi olan şu tespiti ne kadar da sarsıcıdır:
"Bir gün anlayacağız ki Batı'nın İslam'a olan husumeti, aslında insana ve fıtrata olan düşmanlığından beslenmektedir. Çünkü İslam’ın gayesi yeryüzünde adaleti ikame etmektir. Adalet varsa hakikat nefes alır, hakikat varsa 'Mutlak' olan oradadır."
Oysa çağdaş dünya, mutlak olanı kaybetmiş, her şeyi izafiyetin kaygan zeminine indirgemiştir. İslam, hafızasını yitiren Batı’ya, kaybettiği asaleti ve unuttuğu fıtratı hatırlatan bir aynadır. İşte İslam'a yönelen öfkenin sırrı, bu aynada gördükleri surettedir.
Pragmatizmin putlaştırıldığı, her şeyin pazarlığa tabi tutulduğu ve her değerin "satılık" olduğu bir çağdayız. Modernite; akrabalık bağlarından evrensel erdemlere kadar her şeyi piyasa mantığının dişlileri arasında öğütmüştür. Bu piyasada asalete yer yoktur. Bu pazarda adalet tartılmaz. Burada hakikat aranmaz.
Böylesi bir dünyada, Berat Gecemiz uyanışımıza vesile olsun.
Geceniz mübarek, beratınız hakiki olsun.
Mazlumların sesini yükseltin!
Her gün zulümle katledilen çocukların hatırasını yaşatın ve isimlerini dünyanın vicdanında canlı tutun. Direnişin ve onurun mesajını taşıyın.
İlkelerinden taviz vermeden yürüyenleri anın.
Ahmed Yasin’i, Haniye’yi ve Şikaki’yi selamlayın.
Ebu Ubeyde’nin temsil ettiği hak ve söz değerlerine bağlı kalın.
Zafere ulaşıncaya kadar bu yolda kararlılıkla ilerleyin.
"Bu bir cihattır, ya şehadet ya zafer!"
Ey Haremeyn'in âbidi, görseydin bizi
Bilirdin ibadetinin oyun olduğunu
Ey yanaklarını göz yaşlarıyla renklendiren kişi
Bizim boyunlarımız kendi kanlarımızla boyalı
Ebu Ubeyde (ra)
8 Mart 2024