"Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem."
Tutuklanıp Silivri Hapishanesine götürüldükten 14 gün sonra ölüm haberi gelen Özcan Aksu'nun ablası:
"Kardeşimi feci şekilde dövmüşlerdi. Kaşını, gözünü, yüzünü patlatmışlardı."
“Kardeşime ‘Seni kim dövdü, kim böyle yaptı, bunlar mı?’ dedim. Arkasındaki gardiyanları işaret etti."
(Ahmet Ayva/İlke TV)
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı
KİMSE BU İŞKENCENİN PEŞİNİ BIRAKMASIN!
Özcan Aksu, 22 Haziran'da İstanbul'da gözaltına alındı.
14 gün sonra Silivri'den cenazesi çıktı.
Adamı ne hale getirmişler! Döve döve öldürüldüğü belli.
Aksu'yu kim, neden öldürdü?
Sorumlular hesap vermeli.
https://t.co/Ddm5Rw5swI
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı
86 yaşındaydı. Tekerlekli sandalyedeydi.
Adli Tıp Kurumu aylarca "cezaevinde kalabilir" dedi, tahliye etmedi.
Abdülalim Kaya’yı hastanede kaybettik.
Hasta ve yaşlı insanlara reva görülen bu "ölüm döşeği serbestliği" ne zaman son bulacak?
Vicdanınız gerçekten rahat mı?
@adalet_bakanlik@ADLITIPKURUMU@cemre_birand2@albayrak_kemal
KeyfiTutuklamaya SON
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı
KHK ile ihraç edildiğimde, 15 gün içinde lojmanı boşaltmamız istenmişti. Neyim var neyim yoksa arabama sığdırıp ayrılırken içimde tarifsiz bir huzur vardı.
Çünkü 6 yıl önce geldiğim bu ile neyle geldiysem, 6 yıl sonra ayrılırken de elimde yine aynı şeyler vardı.
Tek fark, geldiğimde bir çocuğum vardı; ayrılırken iki çocuğum vardı.
Bu süreçte sadece kaymakamlık yapmadım, aynı zamanda vali yardımcılığı görevini de yürüttüm. İlin en önemli mali sorumluluklarının ve projelerinin altında benim imzam vardı.
Çok şükür, bugün dönüp baktığımda arkamdan tek bir kişi bile "Bir kuruş şahsına menfaat sağladı." diyemiyor. Benim en büyük servetim de budur.
Ama bazen kendi kendime şu soruyu sormadan edemiyorum:
Dürüst olmanın, gece gündüz çalışmanın, kamu malını kendi malı gibi korumanın ödülü KHK ile ihraç edilmek miydi?
Vicdan sahibi herkesin bu soruya vereceği cevap, sadece benim değil; adalet duygusunun da cevabı olacaktır.
@TC_icisleri@mustafaciftcitr@turanbulent
İki yıl cezaevinde tutulan ağır hasta mahpus Abdülalim Kaya (83), 20 Temmuz'da Siirt'te tedavi gördüğü hastanede vefat etti.
Yüzde 93 engelli raporu olmasına rağmen Kaya'yı 23 ay hapiste tuttular.
Tekerlekli sandalyeyle hastaneden hastaneye götürdüler. Böbrekleri iflas etmişti. Kulağı duymuyordu. Prostatı, kalp rahatsızlığı vardı… Son yılları nefroloji, nöroloji, üroloji ve kardiyoloji servislerinde geçti.
Bir görüş gününde evlatlarına (10 çocuğu vardı) defalarca aynı cümleyi söyledi:
“Ben burada öleceğim. Artık dayanamıyorum. Yapamıyorum. Geceleri uyuyamıyorum.”
Yok…
Bırakmadılar.
28 Şubat 2025’te denetimli serbestlikle tahliye edildi. Sadece 17 ay özgür yaşayabildi ve gitti.
Elinize ne geçti?
Bu kadar hasta ve bu kadar yaşlı bir insanı aylarca cezaevinde tutunca ne değişti? Adaleti mi sağlamış oldunuz?
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diye süslü cümleler kurmayı çok iyi biliyorsunuz. Ama iş uygulamaya gelince aynı hassasiyeti göremiyoruz.
Hasta mahpuslar bir an önce tahliye edilmeli. Özellikle yaşlı ve ağır hasta olanlar…
70’inde, 80’inde bir insan artık ömrünün son dönemini yaşıyor olabilir. Bırakın aileleri baksın. Son nefeslerini evlerinde, sevdiklerinin yanında versinler.
Abdülalim Kaya gibi ağır hasta olan Tekirdağ’da tutuklu Abdullah Tırpan (73) tahliye edilmiyor. 71 yaşındaki Mehmet Şirin Çelik ise iki kez yoğun bakıma kaldırılmasına rağmen hâlâ cezaevinde tutuluyor.
İnsanlara “evinde ölmeyi” bile çok gören bir adalet sistemi var.
https://t.co/n9InkV5EQ5
Ameliyathaneden cezaevine uzanan bir yol, hiçbir ağır hastanın kaderi olmamalı. Sağlık hakkı ertelenemez, insan onuru görmezden gelinemez. Adalet; geç olmadan, herkes için işletilmelidir. Çünkü yaşam beklemez.
#HerkesİçinAdalet
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı
Bugün yine kara bir gün. Çok yakın khkli Edebiyat öğretmeni arkadaşım İsmihan ŞENOL kötü hastalıktan vefat etti. Bir alacaklı daha demekten yorulduk. Allah sebep olanların yanına bırakmasın.
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı
#bundansonra#pazartesi
Yalova'daki kamptan "tatbikat var,terör saldırısı nedeniyle güvenliğiniz için okula götürüyoruz" gibi yalanlarla çıkarılıp ateşin içine atılan HARBİYELİLER tam 3663(10Yıl 13 Gün )gündür zindanlarda tutsak...
#Oğlumuİstiyorum#AskeriÖğrencilerMasumdur
KHK’lı komiser Bülent Kemik (51).
Aydın E Tipi Cezaevi'nde 1 yıl hapis yattı. 6 yıl 10 ay ceza verildi.
Tahliye olduktan sonra kolon kanserine yakalandı.
Dün Nevşehir'de, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
İki evladı yetim kaldı.
KHK hukuksuzlukları sayısız yarım kalan hayat bıraktı.
Mekanı cennet olsun.
https://t.co/tFaDNB0h62
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı
İnsan Hakları Aktivisti Cemre Birand:
“Sıcaklık 35 derecenin üzerine çıkmışken hastalar ve yaşlılar niye hâlâ hapiste? Onları hapiste tutmak Türkiye’yi daha güvenli yapmıyor.
KeyfiTutuklamaya SON
Harbiyeli Murat TEKİN...
15 Temmuz'da, köprüye götürülen grup...
“Canlı bomba var” denildi...
Halka ateş açılması istendi.
Onlar, silah bırakıp halkın arasına girdi...
Ne yazık ki oradakiler, şişler, sopalar ve demirlerle; öğrencileri vahşice şehit etti.
https://t.co/YPHkTrL4Vl
Hazır “ahbap” konuşuluyorken;
şehadete kanatlanan komiser #MustafaKabakçıoğlu, KimseYokMu adlı derneğe 5 TL yardım ettiği için hücreye atılmıştı, yanılmıyorsam!
Sahi adı geçen bu dernek ile ilgili her hangi bir yolsuzluk, usulsüzlük var mıydı?