Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti sistemli ve doğrudan bir saldırı altındadır!
27 Şubat tarihinde açıkça ifade etmiştik: AK Parti, MHP ve DEM Parti arasında yürütülen ve İmralı’yı da kapsayan görüşmelerin “demokratikleşme” olarak sunulması, açık bir siyasal manipülasyondur. Bu süreç, milletin gözünün içine baka baka yürütülen bir aldatmacadır.
Bugünkü tablo, bu uyarımızın ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Cezaevlerinde siyasetçiler rehin alınmış, gençler sokak ortasında tutuklanmakta, muhalefet susmakta veya susturulmakta, halk sindirilmektedir. Böyle bir ortamda “demokrasi” söylemi sadece bir perdedir. Yürütülen operasyonun ise tek amacı vardır: Cumhuriyeti tasfiye etmek.
Bu ülkenin kurucu ilkeleri, laikliği, hukukun üstünlüğü, egemenlik anlayışı, demokrasisi iktidarda kalmak isteyen bir avuç kesim tarafından teker teker hedef alınmaktadır.
Lozan’ın hükmü tartışmaya açılmakta, milli egemenliğin teminatı olan kavramlar işlevsizleştirilmekte ve tüm bunların yerini alacak, siyasi pazarlıklar neticesinde kurulan yeni bir rejim inşa edilmek istenmektedir. Bir süredir devam eden olaylar Atatürk’ün mirasına, halk iradesine, ulusal bağımsızlığa açık bir darbedir.
Asıl vahim olan, iktidar partisinin PKK terör örgütünün söylemlerine karşı çıkmayarak, zımnen ya da açıkça ortak olması, meşruiyet kazandırmasıdır. Bu tablo, içinde bulunduğumuz yeni rejimin niteliğini tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Bu bağlamda birkaç siyasi aktörün ülkenin geleceği adına karar vermesi meşru değildir. Bu, iktidarın bekasını korumak için Cumhuriyeti gözden çıkarmak demektir.
Türkiye’nin geleceği birkaç kişinin iktidarda kalmak için yürüttüğü mühendisliklerle, siyasi oyunlarla belirlenemez!
Milletimiz daha önce de olduğu gibi ne saray oyunlarına boyun eğer, ne de pazarlık masalarında kurulmuş rejimlere teslim olur!
Sözümüz açık, tavrımız nettir: Cumhuriyetimizin yıkımına seyirci kalamayız!
Biraz önce açıklanan 2025 yılı asgari ücret ile iktidar, yaptığı ağır hataların bedelini emeği ile para kazananlara ödetmekte kararlı olduğunu gösterdi.
Devletin kendi gelirleri için yaptığı zam %43.9. Aile bütçesinin üçte birini oluşturan gıdada enflasyon TÜİK'e göre bile %45.6. Yine aile bütçesinde büyük bir pay alan kira yaklaşık %60 artıyor. Peki asgari ücretliye yapılan %30'luk zam adil mi, hakkaniyetli mi?
Enflasyonu düşürmek için fedakarlık şart ama bu fedakarlığın çok büyük kısmını ücretlilerin omzuna yıkıyorsunuz.
Bu yetmezmiş gibi ülkemizin geleceği için hayati bir role sahip ücretli orta sınıfı yüksek enflasyon, düşük zam ve azalan iş güvencesi ile ezdikçe eziyorsunuz.
Topyekun bir ekonomi programı uygulanmadığı sürece gelir adaletsizliği artacak, orta sınıf erimeye devam edecek.
Hiçbir iktidar için insanlara açlık ve yoksulluk ile yaşa demek bu kadar kolay olmamalı ancak maalesef AK Parti iktidarı bunu rahatla diyebiliyor.
İktidar değişimi yaşanmadan bu anlayış değişmeyecek.
🇹🇷 Dünya tarihinin gördüğü en büyük kahramanlık destanlarından biri bundan 102 yıl önce bugün yazılmaya başlandı. O kalem 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafere ulaşana kadar da durmadı. Tarihi, Türk’ün bağımsızlık zaferiyle yazanları hasret ve rahmetle anıyoruz. Aziz ruhları şad olsun.
Happy Mother's Day to all Mothers and Mother-to-be.
Knotted 3 times with a single 10mm sisal rope of 36 meters. The final product measures. 28" x 25" .70x65 cm. Thanks for the kind words! ★★★★★ "Very beautiful and lovely rope work" Marco https://t.co/tE5199BcNk