“Tarih kaynakların paylaşım savaşıdır.”Sayın Ümit Uysal’ın bu konuşmasını izleyin lütfen, değer transferini somut verilerle anlatmış, masal anlatmamış. Atatürk’e ve Cumhuriyetine bu açıdan bakınca her şey anlaşılıyor…
Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde, Dicle Elektrik'e bağlı Yaz Güneşi Trafo Merkezi, yüzlerini puşi ve giysilerle kapatan şahıslar tarafından işgal ediliyor.
Güvenlik görevlisini etkisiz hâle getiren saldırganlar daha sonra kaçak elektrik kullanmak amacıyla Sufra ve Beşmağara fidelerine müdahale ediyor.
Elektrik hırsızlığı yapabilmek için trafo merkezi işgali. Başka bir ülkede olmaz.
Devlet dediğin hırsıza, teröriste teslim olmaz.
Bu namussuzların çaldığı elektriği bize ödetemezsiniz.
Devlet, devlet ol gereğini yap.
FETÖ mahrem imamlarından Abdullah Antepli'nin 1990'larda TSK'ya çalıntı sorularla sızdırdığı asker öğrencilerin bir kısmı 15 Temmuz darbesi sonrası tutuklanmış.
Tabi artık subay olmuşlar..
Bir kısmı yurt dışına kaçmış. Hala onlarla görüşüyormuş..
Bulgaristan Göçmenleri olarak namusumuzla onurumuzla çalıştık. Zormuş, parası azmış filan diyerek iş seçmedik. Ne iş olursa olsun kadın erkek gayretle çalıştık. Türkiye'yi vatan bildik. Soydaşlarımız tüm Türkiye’ye örnek olmuşlardır. Kirasını ödemeyeni, borcunun üstüne yatanı, dolandırıcılık yapanı, vatan hainini görmedim, duymadım. Fabrikalarda örnek gösterilen işçi olduk, sözü senet kabul edilen esnaf olduk, tezgahtar olarak başlayıp işveren olduk, kendimiz gibi namuslu, yurtsever, çağdaş evlatlar yetiştirdik. Ne ayrıcalık istedik ne hak talep ettik, Türkiye’ye tek kuruş yük olmadık.
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı:
II. Abdülhamid’in masa başında İngilizlere verdiği Kıbrıs’ı Türkiye Cumhuriyeti 96 yıl sonra fethetti. Bu nedenle Türkiye’ye İran’dan daha ağır ambargolar uygulandı. Tıbbi malzemelere dahi ambargo uygulandı, tıbbi malzeme eksikliğinden vefat edenler oldu. Ülkede yağ, benzin, tüp vs. kuyrukları oluştu, ama Kıbrıs davasından Türk Milleti vazgeçmedi.
Türk Milleti Kıbrıs için çok bedel ödedi. Kıbrıs’ı verelim de rahatlayalım demedi. Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs’tan masa başında asla vazgeçmedi. Monarşi ile cumhuriyet arasındaki fark, millet iradesinin uygulanmasıdır...
Türkiyeyi nasıl arkadan vuracaklarını, Yunan’la nasıl işbirliği yapacağını anlatan kurucu Önder. Türk evlatlarını nasıl öldüreceklerini anlatan Türk’e düşman olanlar dost olur mu?
Ulus devlet, yüzlerce yıllık Türk imparatorluğunun kanla ıslanan topraklarından elde edilen tecrübelerle kuruldu. Ulus devlet özelliği kaybedilirse tüm etnik gruplar çok zararlı çıkar.
Terör örgütünün kan donduran katliamı.
26 Ekim gecesi Neşe Öğretmen evine gelmişti. Kapı sert bir şekilde, yıkılırcasına çalındı.
Babası, “Kim o?” dedi. Dışarıdan,
“Açın, köylünüz. Neşe Öğretmene bir şey soracağız.” dediler.
Kapı açılınca karşılarında silahlı iki terörist gördüler. Bir tanesi babasına sertçe bir tokat attı ve:
“Biz, kamuoyuna açıklama yapmadık mı? Baskıcı T.C.‘nin hiçbir öğretmenini Kürdistan’a, önderliğin emriyle, (Abdullah Öcalan) sokmayacağız demedik mi ulan?”
Arkadaki diğer terörist silahını çekti ve ayağa kalkan Neşe Öğretmenin babasının şakağına dayayıp tetiği çekti.
Teröristler, Neşe Alten Öğretmeni saçlarından sürükleyip işkence yaparak köyün çıkışına kadar götürdü. Neşe Öğretmenin feryadına, yardım çığlıklarına hiç kimse gelmedi. Sol göğsüne 5, sağ göğsüne 5 mermi sıkarak onu orada şehit ettiler.
Jandarma Komutanı olayı duyar duymaz olay yerine hareket etti. Ancak olay yerine ulaştığında gördüğü manzara dayanılacak gibi değildi.
“Masadaki ekmek ve yoğurtla, piknik tüpünün üstündeki kızartılmamış bibere takıldım. Öylece duruyorlardı. Akşam yemeklerini bile yiyememişlerdi. İçim acıdı birader. Ben bile gözyaşlarıma hâkim olamadım. Bunca olay gördüm, bundan etkilendiğim kadar hiçbirinden etkilenmedim.” diyecekti.
Şehit Neşe Alten.
Şehit Hasan Alten.
Bu şahıs Beytülşebap'ta PKK'ya karşı en büyük direnişi gösteren, pek çok mensubu katledilen bir ailenin ileri geleni.
Adı Cemil Öter!
Lütfen dinleyin!👇
Siz de Aposeverler, o katile statü arayanlar!
Cemil Öter neyi kabul ediyorsa ona razıyım...