Ayette belirtildiği üzere dosdoğru olmak için Allahın kitabını, O’nun ayetlerini hayatımızın her alanında tek kaynak olarak görmek şarttır.
Buna engel olan kim olursa olsun ayrım yapmaksızın aynı tepkinin gösterilmesi gerekir.
#Hud112
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, bir gencin her türlü politik ve ideolojik slogana açılan sahneye çıkıp "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayetini taşıyan pankartı açması, malum seküler güruh tarafından tahammülsüz bir linç girişimiyle karşılandı.
Sol-Kemalist sloganlar "ifade özgürlüğü" kılıfıyla alkışlanırken, Allah'ın kelamının fiziksel müdahaleyle, sansürle ve bizzat üniversite yönetiminin desteğiyle kapatılmaya çalışılması, ülkemizde İslamı yaşayan öğrencilere yönelik sistematik ötekileştirmenin ve faşizan çifte standardın maskesini bir kez daha düşürmüştür.
#Hud112
Eğer Allah'ın ayetleri eğitimde, hukukta, siyasette ve toplumsal hayatta kendine yer bulamıyorsa; üniversitelerde de ayetlerin istenmemesi şaşırtıcı değildir.
Sonuçlar, öncüllerinden bağımsız değildir.
#Hud112
Asıl soru şudur: Kur'an bizim için sadece okunacak bir metin midir, yoksa hayatın her alanında rehber kabul ettiğimiz ilahi ölçü müdür?
#Hud112 tartışması bizi bu muhasebeye davet ediyor.
Bir ayetin görünmesini engellemek mümkündür; fakat vahyin çağrısını susturmak mümkün değildir. Tarih boyunca nice engeller kuruldu, fakat Allah'ın kelamı yaşamaya devam etti.
#Hud112
Kur'an'ın hayata söyleyecek sözü olmadığını düşünen bir medeniyet tasavvuru; önce hukuku, sonra siyaseti, ardından eğitimi şekillendirir.
Bugün yaşananlar, işte bu zihniyetin yansımasıdır.
#Hud112
Başlattığımız bu haklı tepki hareketi, yalnızca bir mezuniyet kürsüsünde yaşanan münferit bir vandallığa itiraz etmekten ibaret değildir. Biz biliyoruz ki kampüs duvarlarını aşan bu ayet düşmanlığı, aslında tepeden tırnağa sekülerleşmiş bir nizamın meyvesidir.
Anayasada, mecliste, mahkemelerde, siyasette ve eğitim sisteminde ilahi hükümlere yer tanımayan, vahyi kamusal hayattan kazıyan mevcut laik düzenden cesaret alan kâfirler, sadece bu yokluk halinden kendilerine vazife çıkarmışlardır.
Müslümanca bir vakarla, egemen düzenin baskın kabullerine değil, sadece Allah'ın kitabına teslim olanların saflarını netleştirmek için hep birlikte “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” diyoruz.
#Hud112
Bir ayete tahammül edemeyen zihniyetin cesareti tesadüf değildir. Vahyin hayat üzerindeki otoritesini reddeden düzen, bugün bu tavırların en büyük dayanağı hâline gelmiştir.
#Hud112
Allah’ın kelamı, bir insanın yazdığı herhangi bir metin değildir.
O, gökleri ve yeri yaratanın sözüdür.
Eğer bir toplum O’nun kelamını yalnız camilere hapsedip hayatın dışına iterse, asıl susturulan ayet değildir.
Asıl susturulan vicdanlardır.
#Hud112
Bu çalışmamızda; küresel dengelerin, bürokratik kaygıların ve çifte standartların gölgesinde şekillendirilmeye çalışılan bir "sansür" merkezinin absürt ama bir o kadar da düşündürücü gerçeklerine şahitlik ediyoruz.
Batı merkezli değerlerin el üstünde tutulduğu, toplumun asıl yaralarının ise birer "istatistik" olarak görüldüğü bu çarpık düzende, en çok da hakikati haykıran tevhid ehlinin ve mazlumların sesinin kısılmaya çalışılması tesadüf değildir.
Yeditepe Üniversitesi Mezuniyet Töreninde İslami Değerlere Çirkin Sansür!
İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, öğrencilerin Hud Suresi 112. ayeti içeren pankartı açması üzerine üniversite yönetimi ve bazı öğretim görevlilerinin öncülüğünde utanç verici bir sansür skandalı yaşandı.
Mezuniyet töreni sırasında bazı öğrenciler, siyasi içerikli dövizlerle görüşlerini ifade ederken, bir öğrenci Kur’an-ı Kerim’den “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. (Hud-112)” ayetinin yazılı olduğu bir pankart açtı.
Akademisyenlerden Skandal Destek
Yaşanan sansür girişimi bununla da sınırlı kalmadı. Mezuniyet töreninde bulunan akademisyenler, yaşanan olaya sessiz kalmak bir yana, destek vererek süreci körükledi. Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedefhan Oğuz’un, yaşanan bu İslami değerlere yönelik saygısızlığı alkışlarla ve kışkırtıcı ifadelerle desteklemesi tepkileri daha da artırdı. Rektör Yardımcısı Oğuz’un, yaşananların ardından “İşte Yeditepe’nin ruhu” şeklinde bağırması, üniversite yönetiminin olaydaki tarafını açıkça ifşa etti.
🔴 Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesinde, "zirvenin güvenliği" bahanesiyle Türkiye genelinde "NATO karşıtı" kişi ve gruplara yönelik kapsamlı operasyonlarda gözaltına alınan çok sayıda Filistin aktivistinin gözaltı süreci devam ediyor.
Gözaltına alınan isimler arasında yer alan Direniş Çadırı aktivistlerinden Sebiha Baturay’ın, tutulduğu süre zarfında yapılan kötü muameleler sonucunda sağlık sorunları yaşadığı bildiriliyor.