10 yıldır süren bu ağır bilançonun silinmesi için tek bir KHK’lı dahi kapsam dışında bırakılmamalıdır. Eşit, adil ve kapsayıcı bir yasa haktır...
#ÇerçeveYasaGenişletilsin
KHK meselesi ile ilgili hala işe yarar somut bir adım yok. Hala diyorum, çünkü Kürt meselesinde olduğu gibi KHK meselesinde de adım atılması, toplumsal barışın sağlanması ve en önemlisi AİHM kararlarının uygulanması elzemdir. Bir tivitten ne çıkar denmemeli, burası yeni dünyanın eylem sahası. Hiç değilse bir tivit atmak kendimize olan borcumuzdur.
AK Parti İstanbul Milletvekili Sayın İsa Mesih Şahin;
"KHK mağduriyeti önemli bir sosyal yaraya dönüşmüştür.
Bu sorun adaletin gereği olarak çözülmelidir..."
@isamesihsahin#KHKsız
#KHKsız Bir Türkiye İstiyoruz!
Bu ülkede bir kararnameyle işinden, mesleğinden , özgürlüğünden koparılan, geçmişi yok sayılan ve geleceği ile oynanılan yüz binlerce insan var.
KHKlılara yaşatılan 204 hak ihlaline duyarsız kalan herkese bu akşam hep birlikte yeniden sesleniyoruz:
❗️Mağduriyetler daha fazla ertelenmesin, ADALET herkes için EŞİT işlesin.
#KHKlıAdaletArıyor
✋Aradan geçen yıllar, KHK’lıların yaşadığı mağduriyetleri ortadan kaldırmadı; aksine kayıpları daha da büyüttü.
✋İşinden, mesleğinden, sosyal ve ekonomik haklarından mahrum bırakılan binlerce insan, bugün hâlâ adaletin gereğinin yerine getirilmesini bekliyor.
✋Yargı süreçleri sonucunda beraat edenlerin dahi geçmişte uğradıkları hak kayıplarının giderilmemesi, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
✋Hak ihlallerinin kalıcı hale gelmesine izin verilmemeli, adil ve kapsamlı bir çözüm hayata geçirilmelidir.
RESMÎ RAKAMLAR KONUŞUYOR: KHK DOSYALARI NEDEN YILLARCA BEKLETİLİYOR?
10 YILDIR ADALET BEKLİYORUZ!
Bizi hukuksuz ve haksız biçimde kamu görevinden çıkaran süreç yetmezmiş gibi, şimdi de yıllarca süren bir yargılama süreciyle karşı karşıyayız.
Aradan 10 yıl geçti. Benim davam hâlâ kesin olarak sonuçlanmadı.
Üstelik bunun yalnızca kişisel bir yakınma olmadığını, yargının kendi resmî rakamları ortaya koyuyor.
Ankara Bölge İdare Mahkemesinin faaliyet raporundaki verilere göre;
13. İdari Dava Dairesinde OHAL Komisyonu kararları ortalama 637 günde,
14. İdari Dava Dairesinde OHAL Komisyonu işlemleri 818 günde,
15. İdari Dava Dairesinde OHAL kapsamındaki uyuşmazlıklar 822 günde, OHAL Komisyonu-KHK ile kamu görevinden çıkarma uyuşmazlıkları 777 günde, kamu görevinden çıkarma davaları ise 719 günde sonuçlanıyor.
Aynı tablolarda birçok olağan idari uyuşmazlığın 50–150 gün civarında sonuçlandırıldığı görülüyor.
Yani KHK/OHAL dosyaları, pek çok olağan idari dava türüne kıyasla katbekat daha uzun süre bekletiliyor.
Bu rakamların ardından sormak hakkımızdır:
Neden?
Bir hâkim heyetinin dosyayı inceleyip karar vermek için ayıracağı süre belki birkaç saat bile değilken, dosyalar neden iki yılı aşkın süre sırada bekliyor?
Neden söz konusu KHK'lılar olduğunda yargının çarkları bu kadar yavaş dönüyor?
Bu artık yalnızca “yargının iş yükü” denilerek geçiştirilebilecek bir mesele değildir. Üstelik OHAL Komisyonu dosyalarındaki olağan dışı uzun süreler geçmiş yılların resmî verilerinde de görülüyor; örneğin Ankara idare mahkemelerinde OHAL Komisyonu işlemleri için 755, 815 ve 852 günlük ortalamalar raporlanmıştı.
Ve daha vahimi:
10 yıl geçmesine rağmen benim de aralarında bulunduğum bu sürecin AİHM ayağı hâlâ sonuçlanmış değil. Mevcut gidişata bakıldığında karar için yaklaşık bir yıl daha beklemek zorunda kalabileceğimizi düşünüyoruz.
Bir insanın mesleğini, itibarını, gelirini ve hayatının en verimli yıllarını ilgilendiren bir uyuşmazlıkta 10–11 yıl sonra gelen adalet, gerçekten adalet midir?
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Biz dosyalarımıza özel muamele de istemiyoruz.
Sadece diğer vatandaşların dosyaları hangi hızla inceleniyorsa bizim dosyalarımızın da aynı ciddiyet ve süratle incelenmesini istiyoruz.
Çünkü geciktirilen yalnızca dosyalar değildir.
Geciktirilen adalettir.
Bekletilen insanların hayatıdır.
Ve geçen 10 yılı hiç kimse bize geri veremez.
#aloadalet @abakingurlek@HSKKurumsal@AYMBASKANLIGI
Elbette bitecek.
10 yılı aşkın süredir ne ayrıcalık istiyoruz ne de lütuf.
İstediğimiz yalnızca hukukun herkese eşit uygulanması, masumiyet karinesinin yeniden esas alınması ve adaletin gecikmeden tecelli etmesi.
Yıllar geçti ama adalet talebimizden vazgeçmedik.
Bugün de aynı kararlılıkla söylüyoruz:
Hukuksuzluk son bulsun, adalet herkes için işlesin.
#KHKHukuksuzluğuBitsin
#KHKHukuksuzluğuBitsin
Bir ülkenin gerçek gücü, yurttaşlarına ne kadar adil davrandığıyla ölçülür.
KHK’larla başlayan ve yıllardır devam eden hukuksuzluk; yalnızca KHK’lıların değil, toplumun tamamının adalet duygusunu yaraladı.
Mahkeme kararlarının, uluslararası insan hakları hukukunun ve temel hukuk ilkelerinin gereği yerine getirilmeli; yıllardır devam eden hak kayıplarına son verilmelidir.
Kimse sonsuza kadar “mağdur” olarak yaşamamalı.
İnsanların hayatlarını yeniden kurabilmesi, çocuklarının geleceğine umutla bakabilmesi için hukuk yeniden işlemeli.
KHK’lıların hakkı teslim edildiğinde yalnızca bir kesim değil, Türkiye’nin hukuk devleti olma iddiası da kazanacaktır.
Hukuksuzluğun normalleşmesine izin vermeyeceğiz.
Adalet yerini bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
KHK Mağduriyetleri ve Öğretmenlerin Sorunları Çözülmeli
KHK ile ihraç edilen ve haklarında beraat ya da takipsizlik kararı verilen kamu çalışanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Hukuki süreçleri lehine sonuçlanan polis, asker, doktor ve öğretmenlerin görevlerine dönüşlerinin önündeki engeller kaldırılmalı ve mağduriyetleri giderilmeli.
KHK MAĞDURİYETLERİ GİDERİLMELİ
Yargı süreci tamamlanan ve hakkında herhangi bir suç unsuru bulunmadığı ortaya çıkan vatandaşların görevlerine iade edilmesi sağlanmalı.
Hukuk devleti ilkesi doğrultusunda, beraat veya takipsizlik kararı alan kişilerin durumları yeniden değerlendirilmeli.
SİCİL VE EHLİYET AFFI ÇIKARILMALI
Geçmişte yaşanan idari ve hukuki süreçler nedeniyle mağduriyet yaşayan vatandaşlar için sicil affı ve ehliyet affı konusunda düzenleme yapılmalı.
Toplumda oluşan beklentilere yönelik adımlar atılmalı ve mağduriyetlerin giderilmesi sağlanmalı.
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİ
Eğitim sisteminin önemli bir parçası olan ücretli öğretmenlerin özlük hakları ve çalışma koşulları iyileştirilmeli.
Ücretli öğretmenlerin daha adil ve eşit çalışma koşullarına sahip olması sağlanmalı, yaşadıkları ekonomik ve sosyal mağduriyetler giderilmeli.
TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN ADIM ATILMALI
KHK mağduriyetleri, sicil ve ehliyet affı ile ücretli öğretmenlerin sorunları başta olmak üzere kamuoyunda oluşan beklentiler karşılanmalı.
Atılacak adımlarla vatandaşların adalet duygusu güçlendirilmeli ve toplumsal barışa katkı sağlanmalı.
#KHKlarİptalEdilirse
Biz tekrar öğretmen olacağız belki de aynı okulda çalışacağız ve öğrencilerimize kaldığımız yerden hukukun,demokrasinin,insan haklarının önemini anlatacağız.
.#AİHMDediKi Yalçınkaya ve Yasak kararları birlikte okunduğunda ortaya çıkan hukuki çerçeve son derece açıktır. Terör suçlaması söz konusu olduğunda dahi hukuk devleti ilkeleri askıya alınamaz. Hiç kimse, işlendiği tarihte öngörülemeyen bir yorumla cezalandırılamaz. Suçun unsurları ve kişinin kastı somut, bireyselleştirilmiş ve bağlamsal biçimde ortaya konulmalıdır.
Yalçınkaya kararında kategorik yaklaşımın AİHS’nin 7. ve 6. maddeleriyle bağdaşmadığını ortaya koyan AİHM, Yasak kararında da mahkumiyetin kişinin örgüte katılma kastının bireyselleştirilmiş ve bağlamsal değerlendirilmesine dayanması gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Bu kararlar artık yalnızca hukukçuların tartışacağı kararlar değildir. Türkiye'nin hukuk devleti standardı açısından yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerdir. KHK sürecinde ortaya çıkan hukuki sonuçların da bu standartlar ışığında yeniden değerlendirilmesi gerekir.
@avidrissahin@KHKTV5