Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mahir Polat hastalandı ve hastaneye kaldırıldı.
Anayasamızda ve Ceza İnfaz Hukuku’nda açıkça belirtilmiştir: Hastalık halinde tahliye bir lütuf değil, haktır!
Mahir Polat’ın durumu, tutuksuz yargılama ilkesinin uygulanması için açık bir örnektir. Bu kişilerin sağlığı göz ardı edilemez.
Cezaevinde tedavi değil, özgürlük içinde adil yargılanma esastır!
Cumhurbaşkanının Anayasa’nın 104. maddesi uyarınca “sürekli hastalık ve kocama” halinde mahkûmların cezalarını kaldırma yetkisi vardır. Bu yetki, sadece belirli kesimler için değil, infaz hukukundaki eşitlik ilkesi gereği herkes için kullanılmak zorundadır.
Mahir Polat ve benzeri durumda olanlar için çağrımız nettir:
Tutuksuz yargılama uygulansın, sağlık hakkı ve adil yargılanma ilkesi çiğnenmesin!
Ceza adaletinin evrensel ilkeleri, siyasi ya da ideolojik tercihlere göre esnetilemez!
Bu uygulamaları izliyor ve kamuoyu adına soruyoruz:
Adalet sadece güçlüler için mi geçerli olacak?
Bugün dünyanın dört bir yanından depremzedeleri kurtarma çalışmaları için gelen köpeklerle ilgili bir haber derledim. Onlardan genellikle "isimsiz kahramanlar" diye bahsediliyor. Ama aslında isimleri var. Bazılarından bahsetmek ve kurtardıkları hayatları hatırlatmak isterim:
Ben bir kadın olarak minnettarım. Rüzgar saçıma, deniz tenime her değdiğinde, her valiz hazırlayışımda, bilmediğim yerlerde kuş gibi özgür dolaştığımda, her kahkahada,işte böyle insana küçükmüş gibi gelen ama hayatın asıl tadını veren mutluluk anları için çok ama çok minnettarım.
Eski vapurların her rota için geri dönmesini sağlayacak bi’fırsat bence bu olay. Şu saçma tabut tipi vapurlar yok olsun artık. #sehirhatları#şehirhatlarıkaza