#ktlev,de makul adaletli çağrı fiyatı istiyoruz. Biz yüksek riskli yüksek getirili fonlara yatırım yapmadık. Fon soygunundan dolayı bütün birikimlerimiz yok oldu. 28/08/2026 tarihinde 69 iken piyasa değeri 420 milyarTL olan katılımevim bugün sadece 30 milyar TL ye geriledi.
@akkadinistanbul Bir anne olarak tek gayem çocuklarımı korumaktı. Devletimize güvenip dişimizden tırnağımızdan artırdığımızı yatırdım; şimdi ne birikim kaldı ne huzur. "Duruşumuz belli" diyorsunuz, duyun artık bu annenin feryadını!
#fondaduruşumuzhemenödeme
#ktlev yüksek riskli yüksek getirili fona yatırım yapanlar paralarını almaya başladı 28/08/2026 tarihinde 69 liradan işlem görür iken 420 milyar piyasa değeri olan katılımevime yatırım yapan küçük yatırımcı makul, adaletli çağrı fiyatı istiyoruz hisse 4 TL @ferhatmurat@SZCTV1
#ktlev çağrı fiyatı istiyoruz. Küçük yatırımcıya memnun edecek makul, adaletli çağrı fiyatı. Fon soygununu hisse senedine yatırım yapan küçük yatırımcı yapmadı. Devletin ilgili kurum ve kuruluşların görevlerine yapmadıkları için bu soygun oldu. @RTErdogan@ferhatmurat@spkgovtr
150 bin Katılımevim yatırımcısına sesleniyorum! Hissemize sahip çıkma zamanı. Birlikten kuvvet doğar, hissemizi hep beraber kaldıralım. #KTLEV hissemize çökmeye çalışanlara ve bu düzene izin vermeyelim!
#KTLEV#150BinYatırımcı#HisseneSahipÇık
#KTLEV
Emlak katılım; ktlev 13 lirada iken şirketi alacağınıza dair kap attınız?
Hisse şuan 3.30 ₺
Madem alacaksınız neden 13 lirada alacağınıza dair kap attınız da 3 liraya düşerken sessiz kalıp kap atmıyorsunuz?
13 liradan 3 liraya kadar kamu bankası kimliği adı altında kimin mallarını sattırdınız?
3 liradan alacaksanız 13 liradan neden kap attınız?
Bu yatırımcıları yanıltmak ve manipülasyon yapmaktır!
Kamuoyunu bilgilendirmek zorundasınız!
🔴BERAT ALBAYRAK, BRÜTÜSLER VE İHANETİN GERÇEK YÜZÜ.
Her liderin yanında sadık dostlar olduğu gibi, fırsatını bulduğunda sırtına hançer saplayacak
Brütüsler de bulunabilir.
İhanetin en acı tarafı, düşmandan değil, güvenilen insandan gelmesidir.
Çünkü düşmanın nerede durduğunu bilirsiniz.
Ama ihanet, çoğu zaman aynı sofrada ekmek yediğiniz, aynı yolda yürüdüğünüz, sırtınızı döndüğünüzde sizi koruyacağına inandığınız insanlardan gelir.
Rahmetli Deniz Baykal, özel sohbetlerimizde bize sık sık şu sözü söylerdi:
“Yanınızda her zaman yüzde 20’lik bir ihanet kotası olduğunu unutmayın.”
Günlerdir fon ve borsa krizine ilişkin çok ciddi sorular soruyorum.
Bazı aklıevveller beni arayıp hakkında soru sorduğum kişilerin sayın
Berat Albayrak döneminde göreve getirildiğini anlatarak meseleyi başka bir yere çekmeye çalışıyor.
Ben de onlara soruyorum:
Bir insanın güvenini kötüye kullananın suçu, kendisine güvenende midir, yoksa o güvene ihanet edende midir?
Bir lider elbette çalışma arkadaşlarını seçer. Onlara güvenir, yetki verir.
Ancak o insanlar sonradan makamlarını kişisel çıkarlarına alet ederse bunun hesabını öncelikle o ihaneti yapanlar vermelidir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllarca güvendiği insanların neler neler yaptığını 15 Temmuz’da görmedik mi?
Şimdi bu ihanetten dolayı Sayın Cumhurbaşkanımızı mı suçlayacağız?
Hainin suçunu, kendisine güvenen insanın omuzlarına yüklemek, ihaneti aklamanın en sinsi yoludur.
Gelelim Sayın Berat Albayrak’a…
Berat Albayrak bu ülkenin enerji bağımsızlığı için mücadele etmiş, ekonomi yönetiminde ağır sorumluluklar üstlenmiş, uluslararası baskıların ve siyasi saldırıların hedefi olmuş bir devlet adamıdır.
Türkiye’nin yurt dışındaki altın meselesini, devletlerin altın rezervleri üzerinden Türkiye’ye yönelik saldırılarını ve Sayın Berat Albayrak’ın bu saldırılar karşısında gösterdiği direnci günlerce yazsak, belki de anlatmaya yetmez.
Ben özellikle şu sorunun cevabının araştırılmasını istiyorum:
Sayın Berat Albayrak’ı Sayın Cumhurbaşkanımızın yanından uzaklaştırmak isteyen çevrelerle bugün fon krizinde adı geçen çevreler arasında nasıl bir ilişki vardır?
Bu bağlantının üzerine gidilmelidir.Araştırılmalıdır.
Sayın Berat Albayrak
Sadık Albayrak’ın oğludur.
Sadık Albayrak, Türkiye’nin en zor dönemlerinde inandığı değerler uğruna mücadele etmiş, baskılar görmüş, bedeller ödemiş, hapis yatmış bir insandır.
İnancı, düşüncesi ve mücadelesi için bedel ödemeyi göze almış bir babanın evladından söz ediyoruz.
Sadık Albayrak’ın çocuklarının aldığı terbiye, fareyi görünce tepsiyi fırlatan kedinin terbiyesine benzemez.
Onların terbiyesi gösteriş için sonradan öğrenilmiş bir davranış değil, aile ocağında kazanılmış bir ahlak anlayışıdır.
Herkes asaletine çeker..
Sayın Sadık Albayrak ailesinin mayasında vatana sadakat, alın teri, inanç ve mücadele vardır. Harama el uzatmak, kul hakkı yemek, millete ihanet etmek bu aileye yapışmaz.
Birileri sayın Berat Albayrak döneminde göreve gelmiş, daha sonra kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmış olabilir.
Böyle bir durumda yapılması gereken, güvenen insanı mahkûm etmek değil, güveni kötüye kullananların hesabını sormaktır.
Bugün fon ve borsa krizinde de aynı soruyu soruyorum:
Hırsızlığı yapanı bırakıp kapıyı açık bırakanı suçlamak hangi vicdana, hangi adalete sığar?
Asıl suçu işleyenlerin sorumluluğu hiçbir şekilde başkalarının üzerine yıkılamaz.
Bugün sayın Berat Albayrak’ı hedef gösterenlere söylüyorum:
Birilerinin Berat bey döneminde göreve gelmiş olması, o kişilerin sonradan işledikleri iddia edilen yanlışların
Sayın Berat Albayrak’a ait olduğu anlamına gelmez.
Brütüs’ün hançerini Sezar’a mal edemezsiniz.
Unutmayın:
Bu milletin alın terini, birikimini, çocuklarının geleceğini çalanlar varsa hesap verecekler. Onları koruyanlar varsa onlar da hesap verecekler.
Ve hiç kimse, gerçek sorumluları gizlemek için Berat Albayrak’ın, Sayın Cumhurbaşkanımızın veya başka bir devlet adamının adını perde olarak kullanamayacak.
🔴Şahap Bey!
Sorularıma cevap vermemekte ısrar ediyorsunuz.
Ama unutmayın,
Allah’a şükür devletimiz uyumuyor..
Size bir son dakika haberi vereyim:
Takasbank Genel Müdürü gitti!
Çember daralıyor,
Şahap Bey, çember daralıyor.
Ben sorularımı sormaya, sizden cevap beklemeye devam edeceğim.
Halk adına hesap sormaktan asla vazgeçmeyeceğim.